Page 21 - Türk Dili ve Edebiyatı 11 Beceri Temelli Etkinlik Kitabı
P. 21

Ortaöğretim Genel Müdürlüğü                         TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 11            8

             1. ÜNİTE > Giriş  Kazanım A.4.4: Metnin ana düşüncesi ve yardımcı düşüncelerini belirler.
             Alan Becerileri: Okuma Becerisi  Genel Beceriler: Eleştirel Düşünme Becerisi
             Etkinlik İsmi                 Hangi Sanat Akımının Etkisindeyim?                    25 dk.

             Amacı     Edebî metinden hareketle sanatçıların etkilendiği akımların özelliklerini yansıttığını ifade edebilmek.  Bireysel
             Yönerge  Aşağıdaki metni okuyunuz. Metinden hareketle soruları cevaplayınız.
                     (Metin, aslına sadık kalınarak alınmıştır.)

             I. Metin
                                                      Realizm
             (…)
             Realizm (gerçekçilik), XIX. yüzyılın ortalarında ve ikinci yarısında önce Fransa’da, sonra İngiltere ve
             Amerika’da romantizme bir tepki olarak ortaya çıkmış bir edebiyat akımıdır. Bu akım, hayatı veya top-
             lumun gerçeklerini “göründüğü veya olduğu gibi” anlatma eğilimini ifade eder. Realizmde herhangi
             bir süsleme veya değiştirme yapmadan, romantiklerdeki gibi gayritabii ve akıl dışı bir hâle getirmeden
             güncel gerçekliklerin olduğu gibi verilmesi önemlidir. Realizm, farklı bir edebî yöntem, farklı bir felsefi
             ve siyasi bakış açısı, açıkçası pozitivist ve materyalist bir yaklaşımdır. Başka bir deyişle realizmde güncel
             olan gerçeklikler, yazarın herhangi bir müdahalesi olmaksızın objektif bir şekilde verilmek istenir ve
             bunun için bazı anlatım tekniklerinden yararlanılır. Realist hikâye ve romanlarda olağanüstü kişiler de-
             ğil, sıradan orta sınıf insanlar veya tipik kişiler anlatılmak istenir. Yaşanılan ortamın, alınan terbiyenin
             ve fiziki yapının kişiler üzerindeki tesirleri üzerinde önemle durulur. Realist yazarlar eserlerinin etkili
             olabilmesi için anlattıklarının gerçekmiş gibi görünmesine, diğer bir ifadeyle inandırıcılığa ve gerçeklik
             izlenimine önem verirler. Bunun için de -sanatkârane olsa bile- anlaşılması zor, kapalı veya müphem
             üsluptan uzak dururlar.
             (…)
                                                        Ömer Faruk Huyugüzel, Ömer Seyfettin Realist mi Romantik mi?


             II. Metin
                                               Taaşşuk-ı Talât ve Fitnat
             (Özet)
             Talât, günün birinde, Hacı Baba’nın dükkânında alışveriş yaparken cumbada Fitnat’ı görüp ona âşık
             olur. Fitnat, Hacı Baba’nın üvey kızıdır ve annesi hayatta değildir. Fitnat ahlaklı, terbiyeli bir kızdır.
             Bir gün cumbada otururken gözleri sokağa kayar ve Talât’ı görür; o da Talât’ı merak edip düşünmeye
             başlar. Hacı Baba, kızını asla sokağa çıkarmaz. Bu durum Talât ile Fitnat’ın tanışıp görüşmelerine engel
             olur. Talât kıza ulaşmanın bir çaresini arar, bir gün kızın evinden Fitnat’a nakış gösteren Şerife Kadın’ın
             çıktığını görüp onu takip eder. Bunun üzerine Talât, genç kız kılığına girerek Fitnat’a yaklaşabileceğini
             düşünür. Kendisine kadın kıyafetleri alır ve Şerife Kadın’dan ders almaya başlar. Fitnat’ın hiç sokağa
             çıkamadığına üzülen Şerife Kadın, Ragıbe adındaki bu güzel kızı, Fitnat’la tanıştırır. Böylece, Ragıbe ile
             Fitnat, göz göze, diz dize, sohbet etmeye başlarlar.
             Varlıklı bir adam olan Ali Bey, on beş, on altı sene evvel, Fitnat’ın annesi Zekiye Hanım’la evlenmiş;
             daha sonra ara bozucu kişilerin etkisiyle eşini haksız yere boşamıştır. Sonradan pişman olup karısıyla
             barışmak istediyse de Zekiye Hanım’ın annesi Ali Bey’i kovmuştur. Anne bu olayı kızından saklar, Ze-
             kiye de bir süre sonra Hacı Mustafa yani Hacı Baba’yla evlenir. Ancak Zekiye, ana evine sığındığında
             Ali Bey’den hamiledir. Hacı Mustafa’yla evlendiğinde kızı Fitnat bir yaşındadır. Fitnat’ı Hacı Baba bü-
             yütmüştür onlar da Ali Bey’den habersizdir. Zekiye, evlendikten sonra çok sevdiği Ali Bey’in hatasını
             anlayıp tekrar kendisiyle evlenmek istediğini ama annesinin buna engel olduğunu öğrenir; buna çok
             üzülür ve kederinden hastalanıp bir süre sonra ölür. Bu olayların nasıl geliştiğini, Fitnat’a annesinden
             yadigâr kalan bir muskanın içindeki mektuptan öğreniriz. Ali Bey ise bir kızı olduğundan habersizdir
             ve yıllar sonra yolu kızıyla kesişir ama onun öz kızı olduğunu bilmeden. Hikâyenin gelişiminde hep
             aracı rolü oynayan Şerife Kadın, Ali Bey’i Fitnat’la evlendirmek ister. Hizmetçilerinden birinin nakış
             hocası olduğu için Ali Bey’i yakından tanıyan Şerife Kadın, onu yalnızlıktan kurtarmak, Fitnat’a iyi bir
             eş bulmak için devreye girer. Fitnat’ın babası bu iyi kısmeti tepmek istemez ancak Fitnat da Talât’ı sev-
             diği için Ali Bey’le evlenmek istemez. Bunu ağlayarak kız arkadaşı sandığı Talât’a yani Ragıbe’ye anlatır.
             Talât da kimliğini açıklar. Sonunda kızı hile ile Ali Bey’le nikâhlarlar. Ancak Fitnat, canına kıymıştır.


                                                                                                    19
   16   17   18   19   20   21   22   23   24   25   26