Page 142 - İKİ BOYUTLU SANAT ATÖLYE 10
P. 142
figüratif: Resim ve heykel sanatların- illüstrasyon: 1. Resimleme, tasvir. 2. Ki-
da doğayı ve nesneleri so- tap içindeki bir yazıyı açıkla-
mut biçim olarak gösteren yan veya süsleyen resim.
eser.
imgesel: Var olan ya da varmış gibi
fiksatif: Füzen ya da pastel boya ile tasarlanan nesnelerin zihin-
yapılmış resimlerde kullanı- de canlandırılması.
lan boya koruyucu, sabitleş- K
tirici bir tür kimyasal bileşim.
fizyolojik: 1. Fizyoloji ile ilgili, vücutla kadraj: Her tür resimsel düzenin
ilgili: Fizyolojik bir rahatsız- çerçeve sınırlarının belirlen-
lık. 2. Normal, doğal olarak mesi işlemi.
işleyen.
kolaj: Kumaş, tahta gibi malze-
form: 1. Biçim, kütle. Bir şeyin şek- melerle kâğıt veya kartona
li. 2. Resim sanatında biçim, yapıştırılarak yapılan resim
bir tablonun tümünün yapı veya kompozisyon.
bakımından kuruluşu.
kompozisyon: Ayrı ayrı parçaları bir araya
fresk: 1. Yaş duvar sıvası üzerine getirerek bir bütün oluşturma
kireç suyunda eritilmiş ma- biçimi ve işi.
denî boyalarla resim yapma
yöntemi. 2. Bu yöntemle ya- kontrast: 1. Karşıt, aykırı, zıt. 2. Kar-
pılmış duvar resmi. şıtlık, aykırılık, zıtlık
füzen: Resim çizerken kullanılan, kroki: Bir konu veya nesnenin baş-
taflan çubuklarından yapılan lıca özelliklerini yansıtacak
kalem, kömür kalem. biçimde hazırlanmış taslağı.
H kromatik: 1. Renklerle ilgili, renksel. 2.
Sanat yapıtında renkli anla-
mında niteleyici olarak kulla-
hiyeroglif: Eski Mısırlıların kullandığı nılır.
yazı türü. Betimlenen bir re-
sim ile anlatılmak istenen bir L
kelimenin gösterildiği yazı,
resim yazı.
lavi: Tek renk sulu boya veya çini
homojen: Benzer karakterlere ya da mürekkebi ile yapılan leke-
yapıya sahip olan. sel etkisi baskın açık-koyu
karşıtlığına dayalı etkili bir
I/İ resim tekniğidir.
leke: 1. Bir yüzeyde türlü sebepler
ikona: 1. İkon. 2. Hristiyanlıkta Hz. dolayısıyla oluşan ton deği-
İsa, Hz. Meryem veya ermiş- şikliği. 2. Parlak ya da açık
lerin tahta üzerine mumlu ve tondaki bir yüzeyde görülen
yumurtalı boyalarla yapılmış karanlık ya da koyu bölüm.
dinî içerikli resimlerine veri-
len ad. lokal: Sınırları belirli bir bölgenin
içinde yer alan.
140

