Page 49 - ÇALGI EĞİTİMİ UT | 11
P. 49

OKUMA PARÇASI
             2. ÜNİTE


            RAHMİ BEY       (1865-1924) Türk mûsikisi bestekârı




                                         27 Aralık 1865 tarihin-  iştirak ederdi. Hacı Ârif Bey’den faydalanan ve eserlerini
                                         de İstanbul’da Beya-  bizzat kendisinden meşketme imkânı bulan Rahmi Bey’in
                                         zıt’ta doğdu. Asıl adı  en önemli özelliği bestekârlığıdır. Geleneksel kurallara bağlı
                                         Mehmed  Rahmi’dir.  olarak işlenmiş şarkıları, estetik ve teknik yönden üstün bir
                                         Babası Gümülcine mu-  yapı ile güfte-beste uyuşmasının en güzel örnekleridir. Onun
                                         hasebecisi Trabzonlu  bestelerinde âdeta kullanılan makamın tarifi yapılır. Rind-
                                         İmamzâde Ahmed Hilmi  meşrep bir sanatkâr olan Rahmi Bey’in şarkılarının çoğunun
                                         Efendi, annesi Zâhide  güftesi kendisine ait olup güfte seçiminde son derece titizdir.
                                         Hanım’dır.  Babasının
                                         memuriyeti dolayısıyla   Nota bilmeyen Rahmi Bey bestelediği şarkıları hâfızasında
                                         bulundukları Bursa’da   muhafaza ederdi. Günümüze ulaşan eserleri göz önüne alın-
                                         rüşdiyeyi  bitirdikten   dığında velûd bir bestekâr olduğu söylenemez. Ancak fazla
                                         sonra Mekteb-i Mülkiy-  eser bestelemeyişi bu konudaki hassasiyeti olarak yorum-
            ye-i Şâhâne’nin idâdî kısmından ve 27 Temmuz 1886’da yüksek   lanmalıdır. Rahmi Bey yaşadığı bazı olayları eserlerinde dile
            kısmından mezun oldu. İlk memuriyeti rüşdiyeyi bitirmesinin   getirmiştir. Çok sevdiği arkadaşı Tanbûrî Cemil Bey’in vefatı
            ardından Kütahya Muhasebe Kalemi’nde kâtip yardımcılığıdır.   üzerine, “Bir sihr-i tarab nağme-i sâzındaki te’sîr” mısraıyla
            15 Kasım 1886’da Muhâkemât Dairesi mülâzımlığı ile Şûrâ-yı   başlayan sûzinak; bestekâr Şevki Bey’in vefatı dolayısıyla,
            Devlet’te göreve başladı. 13 Nisan 1888’de Maliye Nezâreti   “Gül hazin sünbül perîşan bâğzârın şevki yok” mısraıyla baş-
            Kupon Kalemi’ne nakledildiyse de bir yıl sonra Şûrâ-yı Dev-  layan bayatî; kızı Nâhide’nin genç yaşta ölümü üzerine, “Aşka
            let’teki görevine döndü. 21 Şubat 1891 tarihindeki Bidâyet   düştüm âşık-ı âvâreyim” mısraıyla başlayan rast şarkısını bes-
            Mahkemesi hâkim yardımcılığı görevine ek olarak Bâbıâli   telemiştir. Ayrıca Dârülelhan hocalarından Muazzez Hanım’a
            İstatistik Encümeni kâtibi oldu. 15 Ocak 1897’de Mülkiye Dairesi   (Yurcu) düğün hediyesi olarak, “Ey mutrıb-ı zevk-âşinâ / Bir
            birinci muavinliğine getirildi. 27 Nisan 1901’de Bidâyet Mahke-  şarkı yaptım ben sana” mısralarıyla başlayan kürdîli-hicazkâr
            mesi hâkim yardımcılığına, ardından Bidâyet Mahkemesi (11   şarkısını besteleyerek takdim etmiş, çok şiddetli geçen 1907
            Aralık 1906) ve aynı yıl içinde İstînaf Mahkemesi ve Temyiz   kışının ardından gelen baharın hâtırasını şiiri ve bestesiyle
            Mahkemesi üyeliklerine tayin edildi. Bu arada teftiş için Vi-  bir tâhir-bûselik şarkıda yaşatmıştır: “Geçti o gamlı eyyâm-ı
            ranşehir’e gönderilen Rahmi Bey dördüncü rütbe Osmânî   sermâ / Oldu bahârın âsârı peydâ.” İlkbaharı çok seven ve
            (1898), üçüncü rütbe Mecîdî (1900) ve üçüncü rütbe Osmânî   eserlerinin tamamına yakınını bu mevsimde besteleyen Rahmi
            (1901) nişanlarıyla taltif edildi.                Bey’in ilk eseri yukarıda zikredilen bayatî şarkı, son eseri ise
                                                              ölümünden birkaç gün önce Fâhire Fersan’a ithafen bes-
            11 Şubat 1913 tarihinde Şûrâ-yı Devlet’in ilgili dairesi lağve-  telediği, “Bir nev-civansın, şûh-i cihansın / Rûh-i revansın,
            dilince bir süre açıkta kaldı. Daha sonra eski Evkaf nâzırı  sînemde cansın” mısralarıyla başlayan hisar-bûselik şarkısıdır.
            Yûsuf Ziyâ Paşa’nın gözetimi altında açılan (1917) Dârülelhan’ın  Günümüze ulaşan bir tekbir ve otuz sekiz şarkıdan ibaret
            mûsiki encümeninde Ali Rifat Bey (Çağatay) ve Refik Talat  eserlerinin listesini Yılmaz Öztuna neşretmiştir (BTMA, II, 210).
            Bey’le (Alpman) birlikte yer aldı (bazı kaynaklarda Ziyâ Paşa’nın  Anılanların yanı sıra, “Karşıyaka’da İzmir’in gülü” ve “Sana ey
            Mûsiki Encümeni reisi olduğu sırada Rahmi Bey’in Dârülelhan  cânımın cânı efendim” mısralarıyla başlayan kürdîli-hicazkâr,
            müdürlüğü yaptığı kaydedilmektedir). 29 Nisan 1924 tarihinde  “Süzüp süzüp de ey melek” mısraıyla başlayan nihâvend ve
            vefat etti ve ertesi gün Eyüp’te Kırkmerdiven Mezarlığı’nda  “Serâpâ hüsn-i ansın dil-sitansın nâz-perversin” mısraıyla
            babasının yanına defnedildi. Daha sonra Fındıkzade’de bir  başlayan muhayyer şarkıları onun en çok sevilen eserlerinden
            sokağa adı verilmiştir.                           bazılarıdır. Musiki Mecmuası’nın 376. sayısı (Şubat 1981) Rahmi
            ...                                               Bey Özel Sayısı olarak hazırlanmıştır.
            1894 yıllarında Tanbûrî Cemil Bey ile tanışmış ve onunla çok
            samimi olmuştur. Meşrutiyet’ten sonra Rahmi Bey’in hemen
            her gece Refik Bey’in (Fersan) yalısına gittiğini, Cemil Bey’in
            de bulunduğu toplantılarda Cemil Bey çalarken Rahmi Bey’in   Kaynakça
            sesiyle ona eşlik ettiğini, yaz aylarında Tanbûrî Cemil’in Rah-  https://islamansiklopedisi.org.tr/rahmi-bey
            mi Bey’in köşküne giderek uzun süre kaldığını Refik Fersan
            hâtıralarında anlatır. Rahmi Bey ney ve nısfiyeyi kendi kendi-
            ne öğrenmiştir. Hafif ve etkili bir sesle okur, katıldığı mûsiki
            toplantılarındaki fasıllara bazan nısfiyesi, bazan da sesiyle




         48
         48
   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54