Page 59 - İlkbahar Ara Tatil Rehberi
P. 59

GERİ BİLDİRİMLER

          OSMANLI’DA RAMAZAN GELENEKLERİ
          Bu geri bildirim sayesinde kendi cevabınızı kontrol edebilir, hatalarınızı düzelterek öğrenmenizi pekiştirebilirsiniz.
          1. Gazetede yer alan etkinlikler içinde en ilgi çekici olanın mahya geleneği olduğunu düşünüyorum çünkü camilerin minareleri arasına
           ışıklarla yazılan mesajlar hem estetik hem de anlamlıdır. Bu gelenek ramazan ayının gelişini insanlara duyurmanın güzel bir yoludur.
           Aynı zamanda şehirde yaşayan insanların ortak bir heyecan yaşamasına katkı sağlar. Bu nedenle mahya geleneğinin hem kültürel hem
           de görsel açıdan dikkat çekici olduğunu düşünüyorum.
          2. Mahya geleneği, iftar sofraları ve ramazan şenlikleri insanların bir araya gelmesini sağlayan etkinliklerdir. Özellikle iftar sofralarında
           aileler, komşular ve misafirler birlikte yemek yiyerek paylaşma duygusunu yaşarlar. Ramazan şenlikleri ise insanların eğlenerek sosyal
           bağlarını güçlendirmelerine katkı sağlar. Mahyalar da ramazan ayının ortak bir kültür ve değer etrafında yaşandığını hatırlatır. Bu et-
           kinlikler sayesinde toplumda birlik, dayanışma ve paylaşma duygusu güçlenmiştir.
          3. Osmanlı Dönemi’ndeki ramazan gelenekleri ile günümüzdeki ramazan uygulamaları arasında bazı benzerlikler bulunmaktadır. Örneğin
           iftar sofralarının kurulması, teravih namazlarının kılınması ve sahur geleneği günümüzde de devam etmektedir ancak bazı geleneklerin
           zamanla değiştiği görülmektedir. Özellikle Karagöz, meddah ve Direklerarası eğlenceleri gibi etkinlikler günümüzde eskisi kadar yay-
           gın değildir. Bunun yerine televizyon programları veya farklı kültürel etkinlikler yapılmaktadır. Buna rağmen ramazan ayının paylaşma
           ve dayanışma ruhu günümüzde de sürmektedir.
          4. Bugün Ramazan ayının güzel bir akşamını yaşadım. Akşam ezanına yakın herkes iftar için hazırlık yapıyordu. Komşularımızla birlikte
           geniş bir iftar sofrası kurduk. Sofrada herkesin getirdiği farklı yemekler vardı. Ezan okununca birlikte oruçlarımızı açtık. Yemekten
           sonra camiye giderek teravih namazı kıldık. Caminin minareleri arasında asılı olan mahyalar çok güzel görünüyordu. Namazdan sonra
           sokaklarda ramazan şenlikleri başladı. Karagöz ve meddah gösterilerini izlerken çok eğlendik. Bu akşam ramazan’ın ne kadar özel bir
           zaman olduğunu bir kez daha hissettim.
          5. Osmanlı’da ramazan ayının yalnızca ibadetle sınırlı olmadığını söylemek mümkündür. Gazetede yer alan iftar sofraları, ramazan şen-
           likleri ve Direklerarası eğlenceleri bunun önemli örnekleridir. Bu etkinlikler insanların bir araya gelerek sosyal hayatı paylaşmalarına
           imkân sağlamıştır. Aynı zamanda Karagöz ve meddah gibi geleneksel gösteriler kültürel hayatın canlı kalmasına katkı sağlamıştır. Bu
           nedenle ramazan ayı hem ibadet hem de kültürel ve sosyal etkinliklerin yoğunlaştığı özel bir dönem olarak değerlendirilebilir.




          BAYRAM COŞKUSU
          1. Olası cevaplarınız düşünülerek örnek cevap oluşturulmuştur.
          Arnavut kaldırımlı dar bir sokağa süzülen sabah güneşi, taş ve ahşabın kucaklaştığı cumbalı evleri usulca ısıtıyordu. Pencerelerden
          sarkan saksılardaki rengârenk sardunyalar, sokağın bayram neşesine çoktan ortak olmuştu. Arka tarafta tüm ihtişamıyla yükselen iki
          minareli caminin şerefeleri arasına asılmış “Ramazan Bayramınız Kutlu Olsun” mahyası, masmavi ve hafif bulutlu gökyüzünün altında
          bayramın müjdecisi gibi parlıyordu.
          Mahallenin ulu çınarları sayılan güngörmüş ihtiyarlar, kapı önlerine atılmış ahşap iskemlelere çoktan kurulmuştu. Başlarındaki takkeleri,
          üzerlerindeki yelekleri ve ellerinde dumanı tüten ince belli çay bardaklarıyla derin bir sohbete dalmışlardı. O sırada lacivert takım
          elbisesini giymiş, saçları özenle taranmış küçük bir çocuk; adımlarını hızlandırarak dedesinin yanına yaklaştı. Hürmetle eğilip o kırışık
          elleri öpüp alnına koyarken yaşlı adamın yüzünde beliren gururlu tebessüm, sokağın tüm sıcaklığını özetliyordu.
          Sokağın diğer köşesinde ise bayramlıklarını giymiş çocukların tatlı telaşı yankılanıyordu. Sarı fırfırlı elbisesiyle etrafına gülücükler sa-
          çan küçük bir kız ve bembeyaz gömlekleriyle sıraya girmiş erkek çocukları, mahalle kadınlarının etrafını sarmıştı. Anneler ve teyzeler,
          gümüş işlemeli zarif şekerliklerden lokumlar ve şekerler ikram ediyor; çocukların omuzlarından sarkan bez keseler, bayramın en tatlı
          ganimetleriyle yavaş yavaş doluyordu. Geçmişin derin hürmetiyle geleceğin saf neşesinin harmanlandığı bu taş sokak, komşuluğun ve
          bayramın birleştirici ruhunu nefes alan bir tablo gibi yaşatıyordu.



                                                                               “DINLEN, PAYLAŞ, KEŞFET”    59
   54   55   56   57   58   59   60   61   62   63   64