Page 161 - ESTETİK 11
P. 161
TERİMLER SÖZLÜĞÜ
A güzel sanatlar: Edebiyat, müzik, resim, heykel, mimar-
lık, tiyatro vb. insanda coşku ve hayran-
algı : Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilin- lık uyandıran sanatlar; sanayiinefise.
cine varma, idrak.
alımlayıcı : İzleyici, seyirci. H
anatomist : Anatomiyle uğraşan bilim adamı. hâl : Bir şeyin içinde bulunduğu şartların veya
apirori : Deney öncesi bilgi. Önsel. taşıdığı niteliklerin bütünü, durum, vazi-
azamet : Ululuk, büyüklük. yet.
hasen : Güzel işler, hayırlar. Güzel, süslü.
B haz : Bir şeyden duyusal veya manevi sevinç
bedii : Güzellik ölçülerine uyan, gözü gönlü ok- duyma, zevk.
şayan, beğenilen. hoş : İnsanın duygularını okşayan güzelliktir.
biçem : Üslup. Bir çağa, bir ülkeye ya da bir sa- Zevk veren, beğenilen. Yüce: Büyük, ulu,
natçıya özgü teknik, renk, söyleyiş ve ulvi. Hayranlık uyandıran, ulaşılması zor
biçimlendirme özelliği. olan şey.
bilgi : Öğrenme, araştırma veya gözlem yolu hüsün : Estetik bir zevk, coşku, hoşlanma duygu-
ile elde edilen gerçek, malumat. su uyandıran nitelik. Güzellik.
biricik : Eşi, benzeri, ikincisi olmayan ve çok se-
vilen, tek, yegâne. I
C
cemal : Yüz güzelliği. İ
içtepi : Bireyi, doğrudan doğruya eyleme geç-
Ç meye zorlayan güçlü dürtü.
idea : Yunanca düşünce.
D
idealizm : Bilgide temel olarak düşünceyi alan ve
dadaizm : Dadacılık. Savaşa ve toplumsal düzen- varlığı insan düşüncesinin kurduğunu ka-
sizliğe karşı başkaldırmadan doğan bir bul eden öğretilerin genel adı
sanat akımı. ikona : Bir kişi, düşünce, akım veya herhangi bir
şeyi tek başına simgeleyen ve anlatan şe-
E kil veya resim.
epistemoloji: Bilgi kuramı. K
estetik haz : Estetik bir öznenin; estetik bir tavırla, kemal : Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yet-
estetik nesneye yaklaşması sonucunda kinlik, erginlik, eksiksizlik.
duyduğu estetik heyecan veya duygudur.
estetik tavır : Sanatla uğraşan ve ondan anlayan kişinin kûfi yazı : Arap yazısının düz ve köşeli çizgilerle ya-
sanat eserine karşı gösterdiği tavırdır. zılan eski bir biçimi.
estetik yargı: Öznenin sanat eseri (nesne) hakkında gü- L
zel veya hoş olduğu yönünde bir yargıda lonca : Belli bir iş kolunda usta, kalfa ve çırakları
bulunmasıdır. içine alan dernek, korporasyon.
F M
form : Biçim, şekil. mimesis : (Yun.) Sözlük anlamıyla öykünme (taklit).
Platon (Eflatun) ile Aristoteles’in kullan-
G dıkları bir terimdir. Eflatun “Devlet” adlı
güzellik : Güzellik bir beğeni yargısıdır. Güzellik yapıtında bu sözcüğü daha çok genel an-
estetik öznenin estetik nesneden hoş- lamda, yani “öykünme” anlamında kulla-
lanma ve beğeni duygusudur. nılır.
159

