Page 132 - ESTETİK 11
P. 132
Okuma Parçası
‘‘ İLMÜ’l-CEMÂL
Güzellik bilimi, estetik.
Sözlükte “güzellik” anlamına gelen cemâl kelimesi, sanat fel-
sefesi terimi olarak genellikle eşya ve olgularda varlığı hisse-
dilen ve insan ruhunda beğenme, hoşlanma, zevk alma gibi
olumlu duygular ve yargılar doğuran nitelikleri ifade eder.
İlmü’l-cemâl ise “güzellik bilimi” demek olup güzelliğin mahi-
yeti, ilkeleri, sanatla ilgili değer yargıları, güzellik teorileri gibi
konuları araştıran estetik kelimesinin çağdaş Arapçadaki kar-
şılığıdır (Cemîl Salîbâ, I, 407-408).
Arapçada estetik karşılığında ilmü’l-cemâlin yanında el-cemâ-
liyyât, felsefetü’l-cemâl, felsefetü’l-fen gibi tabirler de kulla-
nılmaktadır. Osmanlı aydınları güzellik bilimi olarak anladıkları
estetiği ilm-i hüsn diye adlandırmayı düşünmüşlerdir.
Estetik hakkında derli toplu ilk makaleleri yazan ve belli başlı
estetik teorilerini gözden geçiren Hüseyin Cahit (Yalçın), bu
ni söylerse de bir yığın mantıkî çıkarımdan sonra estetiğin gü-
zel sanatlar felsefesi olduğu, dolayısıyla hikmet-i bedâyi‘ diye
adlandırılabileceği sonucuna varır. 1912’den sonra, Kur’an’da
geçen (el-Bakara 2/117; el-En‘âm 6/101) ve Allah’ın yarat-
masındaki eşsizliği ifade eden bedî‘ kelimesinden türetilen
bedîiyyât kullanılmaya başlanmış, daha sonra estetik yerleş-
miştir.
Beşir AYVAZOĞLU
Kaynak: https://islamansiklopedisi.org.tr/ilmul-cemâl
bilime Türkçe’de ilm-i ihsâsât yahut ilm-i hüsn denilebileceği- ‘‘
Elektronik İçerik
Ünite konularını özetler niteliğe sahip olan elektronik içeriğe yandaki karekoddan ulaşabilirsiniz.
130

