Page 74 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 74
2. ÜNİTE
2.3. Doruk Dönemi
2.3.1. Türk Müziğinde Meydana Gelen Değişimler
Doruk Dönemi, Lale Devrinin bitiminden (1730) Mehterhanenin kaldırılmasına (1826) kadar olan zaman di-
limini kapsar. Türk müziğinin tarih boyunca geçirdiği süreçler, Avrupa müziğinden farklı bir yönde ilerlemesi so-
nucunu doğurmuştur. Bu süreçte var olan makamsal sanat müziği, Osmanlı sarayı ve çevresinde olgunlaşmıştır.
Anadolu’da ise halk müziği, kendi dinamik yapısı içinde kendini korumuş ve geliştirmiştir. Osmanlı topraklarında
müzik, tek seslilik çerçevesinde gelişim gösterirken Avrupa’da çok sesli müzik ilerlemiş ve bu müziğin kuramsal
temelleri oturmuştur.
Osmanlıda Batılılaşma süreci, Tanzimat Fermanı’nın ilan edilmesinden önce başlamıştır. İstanbul’un Fethi’nden
itibaren İstanbul’daki kiliselerde yapılan çok sesli koro müziği sayesinde Batı müziği, Osmanlı müzik kültürünün
içine girmeye başlamıştır.
Batı müziğinin Osmanlı Sarayı’na ilk girişi ise Kanuni Sultan Süleyman Döneminde olmuştur. Kanuni Sultan
Süleyman, 1543 yılında Fransa Kralı I. François’nın (Fransua) isteği üzerine donanma kuvvetlerini Nice kıyılarına
göndermiştir. Fransa kralı da yeni müttefiki Sultan Süleyman’ın memnun olacağını düşünerek Osmanlı sarayına
bir orkestra göndermiştir. Sarayda üç konser veren bu orkestra, askerîn savaşma ruhunu bozacağı düşüncesi ile
Kanuni Sultan Süleyman tarafından ülkesine geri göndermiştir.
17. yüzyıla gelindiğinde Osmanlı, Batı medeniyetlerinin bilim, sanat, askerî, siyasi vb. alanlardaki gelişmelerinin
gerisinde kalmış, bu sebeple çeşitli alanlarda yenileşme çalışmalarına girişmiştir. Her değişim sürecinde olduğu
gibi Osmanlı modernleşme hareketi de seyir olarak sarsıcı ve sancılı bir süreç geçirmiştir. Toplumsal ve ekonomik
sonuçları kadar kültürel boyutlarıyla da yeni davranış kalıplarını halkın pratik yaşamına sokan modernleşme,
güzel sanatların özellikle de müziğin gelişimini etkilemiştir.
17. yüzyılın sonlarına doğru Sultan III. Selim Batı ile yakın ilişkilere girmiş, Batı’daki gelişmelerle ilgilenmiş,
orduda ve idarede ıslahat yapma düşüncesini ortaya atmıştır. Özellikle askerî, mali, mülki ve adli alandaki aksak-
lıklar ıslahat hareketini kaçınılmaz kılmıştır. Islahatlara askerî alandan başlayan III. Selim, Yeniçeri Ocağını dağıt-
madan Nizamı Cedit (Yeni Düzen) adıyla yeni bir askerî teşkilat kurmuştur.
Islahat hareketlerinin öncüsü ve Türk
müziği bestecisi olan III. Selim, tahtta ol-
duğu müddetçe müzisyenleri desteklemiş,
klasik Türk müziğinin doruk noktasına ulaş-
tırılmasına önemli katkılarda bulunmuştur.
Avrupa’dan İstanbul’a opera getirtip dinle-
yen ilk padişah olan III. Selim, müzik konu-
sunda da Batılılaşma fikrini savunmuştur.
III. Selim’den sonra yeğeni II. Mahmut
tahta geçmiştir. Amcasının izinden giden
ve yenilik hareketlerinin sürdürülmesi ge-
rektiğini düşünen II. Mahmut, askerî alan-
daki yenilik hareketlerine devam etmiş,
Sekbanı Cedit (Yeni Muhafızlar) ve Eşkinci
Ocağını kurmuştur. Ancak yeniçerilerin
tekrar başlattıkları isyan hareketleri sonra- Görsel 2.39: Talim sırasında Asakir-i Mansure-i Muhammediyye minyatürü
sında bu askerî kurumları kapatmak zorunda kalmıştır.
II. Mahmut yaşanan tüm bu olaylardan sonra ıslahat hareketlerine ve bütün yeniliklere karşı çıkan Yeniçeri
Ocağının kaldırılmasına karar vermiştir. Tarihe Vaka-i Hayriye olarak geçen bu olay sonrasında kurduğu Avrupa
tarzında eğitim gören Asakir-i Mansure-i Muhammediyye (Muhammet’in Muzaffer Askerleri) ordusu ile modern
Türk ordusunun temellerini atmıştır (Görsel 2.39). Yeniçeri Ocağının kaldırılmasıyla Enderuna bağlı müzik bölümü
kapatılmış, ocağa bağlı yeniçerilerden oluşan mehteran bölüğü de lağvedilmiştir.
72 TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER

