Page 79 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 79
2. ÜNİTE
Hamparsum Limonciyan
İstanbul’un Beyoğlu semtinde 1768’de doğdu. Aslen Harputlu bir
Ermeni olan Serkis Limonciyan ile Gadarine Hanım’ın oğludur. Sesinin
güzelliği sebebiyle musiki üstatlarından ders alarak kendini yetiştirdi ve
Ermeni kiliselerinde mugannîlik yapmaya başladı. Bu sırada mevleviha-
nelere devam edip Türk musikisini daha iyi tanıma ve öğrenme imkânı
buldu. 1800 yıllarında Darphâne Emini Hovhannes Çelebi Düzyan’la ta-
nışması üzerine onun Kuruçeşme’deki yalısında yapılan musiki toplantı-
larına katılarak zamanın meşhur musikişinaslarını tanıdı. Bu arada III. Se-
lim’in huzuruna çıkan Limonciyan’a yeni bir nota sistemi ortaya koyması
için padişahın teşvikte bulunduğu anlaşılmaktadır.
Bir süre Ağrı ve Kayseri’de bulunan Limonciyan (Görsel 2.43), Şîraz’da
iken İran musikisi üzerine araştırmalar yaptı. İstanbul’a döndükten sonra
1813-1815 yıllarında yeni bir nota sistemi geliştirdi. Bestelediği eserler
ve musiki hocalığının yanı sıra özellikle icat ettiği yeni nota yazısıyla Türk
musiki tarihinin önemli simaları arasında yer alan Limonciyan, ilk musiki Görsel 2.43: Hamparsum Limonciyan
bilgilerini Zenne Boğos ve Andon Çelebi Düzyan’dan aldı. Kilise müziğini çok iyi bilen, uzun süre Kumkapı’daki
Meryem Ana Patriklik Kilisesinde başmugannîlik görevini sürdüren Limonciyan’ın bas bir sesi olduğu söylenmek-
tedir. Aynı zamanda iyi bir tamburi ve kemani olarak da bilinen Limonciyan, Türk musikisi formlarının yanında
bestelediği Ermenice ilâhî ve şarkılarla da bestekârlıktaki gücünü ortaya koymuştur. Hamâmîzâde İsmâil Dede’yi
dinlemek için Yenikapı Mevlevihanesine devam ettiği sıralarda bazı âyinleri notaya aldığı bilinmektedir.
Hamparsum Notası: Limonciyan, Ortaçağ Avrupası’nda kullanılan nota işaretlerinden doğmuş olan Ermeni
“neuma” notasına dayanarak geliştirdiği bu sistemde nota karakterleri Ermeni alfabesindeki bazı harflerin stilize
edilmesiyle oluşmuştur. Batı notası gibi soldan sağa yazılan, bir sekizlide on dört sesin yer aldığı bu sistemde ana
sesleri gösteren işaretlerin başına bir (~) konularak ara sesler, altına kısa bir çizgi çizilerek bir oktav tiz sesler ifade
edilir. Porteye ihtiyaç duyulmayan Hamparsum nota yazımında seslerin değerleri notaları gösteren işaretlerin
üstüne konulan nokta, küçük çizgi ve dairelerle “sus”lar da (es) yine aynı nokta, küçük çizgi ve dairelerin tek başına
kullanılmasıyla gösterilmiştir. Bu nota sisteminde bemol, diyez ve bekar gibi değiştirme işaretleri bulunmadığı
için donanım da söz konusu değildir. Hamparsum notasındaki yedi ana ses eski Ermeni notalarının isimleriyle
adlandırılmış ancak Guido d’Arrezo’nun nota heceleme metodu örnek alınıp kısaltılarak kelimelerin baştaki ilk
heceleri kullanılmıştır (Tablo 6).
Tablo 6: Hamparsum nota sisteminde ana seslerin adları
HAMPARSUM NOTA SİSTEMİNDE ANA SESLERİN ADLARI
BATI NOTASI HAMPARSUM NOTASI KISALTILMIŞ GREK NOTASI
Re Puş Po Pa
Mi Egorc E Vu
Fa Vernakhağ Ve Ğa
Sol Pegorc Pe Di
La Khosrovayin Kho Ke
Si Nerknakhağ Ne Zo
Do Baruyg Ba Ni
Türk musikisi repertuvarını oluşturan eserlerin büyük bir kısmı bu nota aracılığıyla zamanımıza ulaşmıştır. Bu-
gün Türkiye ve dünya kütüphaneleriyle bazı özel koleksiyonlarda Hamparsum notasıyla yazılmış nota defterleri-
ne rastlanmaktadır.
29 Haziran 1839 tarihinde vefat etti. Beyoğlu’ndaki Surp Agop Ermeni Mezarlığı’na defnedildi.
TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER 77

