Page 91 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 91
2. ÜNİTE
Zekâi Dede (1825-1897)
Klasik Türk musikisinin son büyük bestekârıdır. Babasından hat, am-
casından Kur’an dersleri almıştır. 18 yaşında hâfız olmuştur (Görsel 2.54).
Eğitimine Eyyubi Mehmet Bey’den musiki dersleri alarak devam etmiştir.
Eyyubi Mehmet Bey’den bir yıl ders aldıktan sonra ilahi ve şarkılar beste-
lemeye başlamıştır. Ondaki yeteneği fark eden Eyyubi Mehmet Bey, Zekâi
Dede’yi, Hamamizâde İsmail Dede Efendi’nin konağına götürerek büyük
üstada takdim etmiştir. Zekâi Dede, Hamamizâde İsmail Dede Efendi’den
musiki dersi almış onunla yaklaşık 88 gün meşk etmiştir.
1845 ortalarında Prens Mustafa Fâzıl Paşa ile tanışan Zekâi Dede, onun-
la Mısır’a gitmiştir. Mısır’da dinî ve din dışı mahallî musikiyi inceleyerek
Arapça güfteli “Şugl” denen ilahileri bestelemiştir.
Zekâi Efendi 43 yaşında Mevlevi olmuştur. Öğrencisi olan Eyüp Mev- Görsel 2.54: Zekâi Dede
levihanesi şeyhi Hüseyin Fahreddin Dede’nin daveti üzerine dergâhın kudümzenbaşı olarak 60 yaşında “Dede”
ünvanı almıştır. Zekâi Dede, dergâhın kudümzenbaşlığını ölümüne kadar devam ettirmiştir (Görsel 2.55).
Görsel 2.55: Dergâhta mutrıp heyetiyle kudüm çalan kudümzen
5 ayin, 100 kadar kâr, beste ve semâi, 400’den fazla ilahi, şugl, şarkı ve marş bestelemiştir. 5 ayin, 95 kâr, beste
ve semâisi ile küçük formla bestelediği eserlerinin sadece 163’ü bugüne gelebilmiştir. Zekâi Dede, birçok ilahi ve
şarkısını meşke değer bulmamış, nota da bilmediği için bu eserler unutulup gitmiştir.
16. yüzyıldan sonra yavaş yavaş unutulan Türk musikisi bilgisini yeniden ve modern anlayışla açıklamaya çalı-
şan Şeyh Hüseyin Fahreddin Dede, Ahmet Avni Konuk, Rauf Yekta Bey ve Dr. Suphi Ezgi, Zekâi Dede’nin öğrenci-
sidir. Zekâi Dede, klasik repertuvarın bugüne aktarılmasında büyük bir pay sahibi olmuştur. 177 din dışı eserinin
notası 3 cilt hâlinde oğlu Ahmet Irsoy ve öğrencisi Dr. Suphi Ezgi tarafından İstanbul Konservatuvarı Yayınları
arasında basılmıştır. 5 Mevlevi ayini ile bazı dinî parçaları da Rauf Yekta Bey, Dr. Suphi Ezgi, Ahmet Irsoy ile Ali Rıfat
Çağatay tarafından yayınlanmıştır.
Bayati-bûselik terkibini ilk defa kullanan Zekâi Dede, klasik ekolün son büyük bestekârı olarak kabul edilmiş-
tir. Hisarbûselik, şehnazbûselik, hicazkâr fasılları, ferahnak beste ve semâi, acem aşiran beste, sûz-i dil semâi ve
Mevlevi ayini türünde birçok eser vermiştir. 60 yaşına kadar “Hafız Zekâi Efendi”, hayatının son 12 yılında ise “Zekâi
Dede” olarak tarihe geçen bu büyük bestekâr, kalabalık bir cemaatle Kaşgari Dergâhı civarına gömülmüştür.
TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER 89

