Page 95 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 95

2. ÜNİTE


                  Tamburi Cemil Bey (1873-1916)

                  Tamburi Cemil Bey 1873 yılında İstanbul’da doğmuştur (Görsel 2.58).
               Müziğe karşı ilgisi çocukluk yıllarında başlamıştır. Ağabeyi Ahmet Bey’den
               hediye olarak aldığı tambur, Tamburi Cemil Bey’in hayatında yeni bir dö-
               nem başlatmıştır. Küçük yaşlarda tambur çalmaya başlaması çevresinde
               büyük ilgi uyandırmıştır.
                  Hamidiye Ticaret Mektebi ve Mekteb-i Mülkiye-i Şahânede eğitimine
               devam eden Cemil Bey, sağlık problemleri nedeniyle eğitimini tamamla-
               yamamıştır. Bu dönemden sonra kendisini tamamen musikiye vermiştir.
               Tambur, yaylı tambur, klasik kemençe, lavta, viyolonsel ve rebapta gerçek
               bir virtüöz olan Tamburi Cemil Bey; tar, bağlama, cura, divan sazı, bozuk,
               tambura, gibi halk sazlarını da çok iyi derecede çalmıştır.
                  Tamburi Cemil Bey, Kemani Aleksan’dan aldığı derslerle Hamparsum
               ve Batı notasını öğrenmiştir. Bu nota sistemlerine oldukça hâkim olan
               Tamburi Cemil Bey, Hamparsum notasının, Türk müziği perdelerini daha
               iyi yansıttığını söylemiş ve bu notasyonu tercih etmiştir. O dönemde kla-  Görsel 2.58: Tamburi Cemil Bey
               sik tarzda tambur çalma tekniği, mızrap darbesinden sonra elde edilen
               titreşim sırasında olabildiğince fazla perde kullanma ve az sayıda mızrap atma temeline dayanıyordu. Tamburi
               Cemil Bey, tambur icrasına seri mızrap vuruşlarıyla hız, melodik cümleleriyle dinamizm kazandırmıştır. Tamburi
               Cemil Bey’in ünü arttıkça ve icrası kişilik kazandıkça tutucu çevrelerin ağır eleştirilerine maruz kalmıştır. Tamburi
               Cemil Bey’in icra tekniği, yüzyıllardan beri devam eden geleneksel çalma tekniğini temelden sarsmış, Türk sanat
               müziğinin bu temel sazı, Tamburi Cemil Bey sayesinde bambaşka bir üslup kazanmıştır.
                  O, klasik Türk müziği repertuvarının peşrev ve saz semâilerini asıllarını bozmadan üstün çalım tekniğiyle
               mükemmel bir şekilde süslemiş ve icra etmiştir. Böylece makamların karakterini daha renkli melodi kalıplarıyla
               yansıtmıştır. Tamburi Cemil Bey, enstrümandaki başarının temel şartının şed makamların icrası olduğunun altını
               çizmiştir.
                  İcra ettiği müzikle, öğrencileriyle ve plak çalışmalarıyla dolu bir müzik yaşantısı olan Tamburi Cemil Bey, dö-
               neminin en önemli müzik adamlarından biri olmuştur. Bugüne ulaşan plaklarında klasik kemençe ve tambur ile
               çaldığı parçalar ve taksimlerde son derece başarılı olan tekniği dikkat çekmektedir. Tambur icrasında geliştirdiği
               mükemmel tekniği aynen klasik kemençeye de uygulayan sanatçı, yaylı tamburun da mucididir.
                  Tamburi Cemil Bey, Türk musikisinin saz eserlerinden olan peşrev, saz semâisi, longa, oyun havası ve şarkı for-
               munda yaklaşık 40 eser bestelemiştir. Bu eserlerin en ünlüleri; şedaraban, ferahfeza, hüseynî oyun havası (çeçen
               kızı) ve muhayyer saz semâileridir.
                  Kıymetli pek çok sanatçının yetişmesinde emeği olan Tamburi Cemil Bey’in öğrencilerinden bazıları; Tamburi
               Refik Fersan, Fahire Fersan, Ressam Tahsin Bey, Atıf Esenbel, Şemseddin Ziya Bey, Ziya Hüznî Bey, Tamburi ve Ke-
               mençeci Kadı Fuat Efendi, Tamburi Hikmet Bey, Tamburi Kadıköylü Fuat Sorguç, Rahmi Bey’in eşi Nahide Hanım
               ve Murat Öztorun’dur. 28 Temmuz1916 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir.




                                                       ÇEÇEN KIZI

                 Usulü: Nim Sofyan
                                                                                         Beste: Tamburi Cemil Bey
                                                                                Ï
                                                                 Ï
                                                                                                Ï
                       8  2     Ï  Ï  Ï Ï Ï  .             Ï Ï Ï          Ï Ï Ï          Ï Ï Ï Ï        Ï
                                                                            Ï
                                                                                                    Ï
                                                                                           Ï
                                                             Ï
                  &  5   4  Ï  Ï                     ä
                   6
                                Ï
                       8  Ï Ï Ï          Ï  Ï  Ï  Ï     Ï   Ï  Ï  Ï     Ï  Ï  Ï 6 Ï  Ï Ï  Ï Ï  Ï Ï
                           Ï
                                                                                                    Ï
                  &  5                          J   ä           J  ä                            Ï Ï Ï   Ï

                                                                                        TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER  93
   90   91   92   93   94   95   96   97   98   99   100