Page 155 - ÇALGI TOPLULUKLARI BATI MÜZİĞİ 12
P. 155

Döneme bir bakış



                 Müzik Eğitimine Yönelik Yapılan Yenilikler ve Çağdaş Türk Bestecileri Üzerine


              Cumhuriyet’in ilk kurulduğu yıllarda halk eğitiminin önemli bir parçası olan müzik eğitimi, Osmanlı
              zamanında  cami  ve  tekkelerde  ya  da  saraylarda  verilen,  usta  çırak  ilişkisiyle  sürdürülen  ve

              sistemli olmayan bir öğretiye dayanıyordu. Cumhuriyet dönemiyle birlikte sistematik bir eğitim
              çerçevesinde ele alınmaya başlayan müzik eğitiminin kurumsallaştırılması kapsamında pek çok
              yenilik yapılmıştır.

              Osmanlı  zamanında  açılmış  nadir  müzik  eğitimi  veren  kurumlardan  biri  olan  “Dârulelhan”,
              Cumhuriyet’in  ilanıyla  yeniden  şekillendirilerek  İstanbul  Üniversitesi  Devlet  Konservatuarı’na
              dönüştürülmüştür. Ancak  bundan  daha  önce  bu  alandaki  kurumsallaştırma  çalışmaları  müzik
              öğretmeni  yetiştirmek  amacıyla  kurulan  Mûsiki  Muallim  Mektebi’nin  açılmasıyla  başlamıştır.
              Müzik öğretmeni yetiştiren ilk kurum olma özelliği taşıyan bu okul, aynı zamanda 1936 yılında

              açılacak olan Ankara Devlet Konservatuarı’nın kurulması için yapılacak çalışmalara da zemin
              hazırlamıştır.
              Kültürel mirasın aktarılması ve ulusal birliğin sağlanması amacıyla Cumhuriyet döneminde müzik

              eğitimi,  üzerinde  durulan  en  önemli  konulardan  biri  olarak  değerlendiriliyordu.  Buradan  yola
              çıkarak kültürel ögelerimizin derlenerek sistemli bir çatı altında toplanmasına karar verildi ve 1926
              yılında Anadolu’ya  gönderilen  konservatuvar  öğretmenleri,  halk  ezgilerini  toparlayıp,  derleyip
              bir düzene koyma talimatıyla görevlendirildiler. Ayrıca Millî Eğitim Bakanlığı’nın yetenekli müzik
              öğrencilerini yurt dışına göndererek müzik eğitimi almaları amacıyla çalışmalar başlatmaları da

              yine aynı dönemlere denk gelmiştir.
              Cumhuriyet döneminde ulusal müziğimizin Avrupa müziğinde yer alan çok sesli armonik yapıya
              uyarlanarak yeniden şekillendirilmesi amacıyla pek çok önemli çalışma gerçekleştirilmiştir. Bu

              çalışmalardan  biri  de  Türk  bestecilerin  yurt  dışına  gönderilmesi  olmuştur.  Rus  Beşleri’nden
              esinlenerek “Türk Beşleri” olarak adlandırılan bu bestecilerin amacı, Cumhuriyet Türkiye’sinde
              müzik sanatının dünya standartlarına ulaşması olmuştur. “Türk Beşleri” olarak isimlendirilen bu
              bestecilerimiz, Ahmed Adnan Saygun, Necil Kazım Akses, Hasan Ferit Alnar, Ulvi Cemal Erkin,
              Cemal Reşit Rey’dir. Paris, Münih, Viyana gibi müziğin merkezi sayılan şehirlerde eğitim gören

              genç besteciler; yeni Türkiye Cumhuriyeti müziğinin kurucuları olarak tarihte kabul görmüşlerdir.
              Türk Beşleri’nin ortak amacı Türk müziğinin makamsal özellikleri ile Batı müziğinin çok sesli biçim
              ve tekniklerini kullanarak besteler yapmak olmuştur. Türk Beşleri ilk çalışmalarında geleneksel

              halk  ezgileri  öğelerini  Batı  müziği  çok  seslendirme  teknikleriyle  birleştirirken  eğitim  gördükleri
              ülkelerin akımlarından da etkilenmiştir.










                                                                                                         153
   150   151   152   153   154   155   156   157   158   159   160