Page 106 - Türkçeyi Etkili Kullananlar
P. 106

Etkinlik





                 c) Kibarlık Budalası isimli eserin izlediğiniz kısmından alınan aşağıdaki bölüm Fransız dilinin
                     özelliklerini içermektedir. Aşağıdaki metinde Türk diline göre gerekli düzenlemeleri
                     yapınız ve günümüz seyircisi için daha komik olacak şekilde metni uyarlayınız.



                   Felsefe Öğretmeni: Peki, ne öğreteyim size?

                   Mösyö Jourdain: Dil bilgisi öğretin.
                   Felsefe Öğretmeni: Emredersiniz!

                   Mösyö Jourdain: Sonra da takvim öğretin ki aylı ve aysız geceleri bileyim.
                   Felsefe Öğretmeni: Pek iyi. Dileğinizi yerine getirmek ve sorunu bilgince yönetmek
                   için sırasıyla önce harflerin doğasından ve seslendirmenin çeşitli biçimlerini kusursuzca
                   öğrenmekten başlamalıyız.

                   Şimdi bilin ki harflerin bir bölümüne ses verdikleri için sesli, bir bölümüne de sesli harfler
                   olmayınca ses veremedikleri için ve sadece seslerin kaynağını gösterdikleri için sessiz
                   denir. Sesli harflerin sayısı beştir: A, E, I, O, Ü.
                   Mösyö Jourdain: Bunu anladım.
                   Felsefe Öğretmeni: A sesi ağzı fazla açarak verilir: A.

                   Mösyö Jourdain: A, evet.
                   Felsefe Öğretmeni: E sesi alt çeneyi üst çeneye yaklaştırarak verilir: A, E.
                   Mösyö Jourdain: A, E, A, E. Gerçekten öyle… Aman ne hoş!

                   Felsefe Öğretmeni: I sesi ise çeneleri birbirine iyice yaklaştırıp, ağzın iki köşesini
                   kulaklara doğru uzaklaştırarak verilir: A, E, I.

                   Mösyö Jourdain: E, I, I, I, I. Evet, yaşasın bilim!
                   Felsefe Öğretmeni: O sesi çeneleri açıp dudakların alt ve üst köşelerini birbirine
                   yaklaştırarak verilir: O.
                   Mösyö Jourdain: O, O. Evet, daha doğru bir şey olamaz. A, E, I, O, I, O. Kusursuz bir şey. I,
                   O, I, O.
                   Felsefe Öğretmeni: Ağzın açıklığı bu sırada küçük bir daire gibi olur ve O sesi çıkar.
                   Mösyö Jourdain: O, O, O. Haklısınız: O. Bir şeyler öğrenmek ne güzel!

                   Felsefe Öğretmeni: Ü sesi çıkarmak için dişleri birbirine iyice yaklaştırmalı ama
                   dokundurmamalı, dudakları aşağı doğru uzatmalı, birbirine dokunmayacak kadar
                   yaklaştırmalı: Ü.
                   Mösyö Jourdain: Ü, Ü. Ne kadar doğru bir şey: Ü.

                   Felsefe Öğretmeni: Dudaklarınızı somurtur gibi uzatırsanız U dersiniz.
                   Mösyö Jourdain: U, Ü. Ne kadar da doğru, keşke önceden eğitim alıp bunları
                   öğrenseydim.
                   Felsefe Öğretmeni: Yarın da sessiz harfleri okuyacağız.
                   Mösyö Jourdain: Onlarda da böyle eğlenceli şeyler var mı?
                   Felsefe Öğretmeni: Hiç olmaz mı? Söz gelimi, D sessiz harfi dilin üst ucuyla dişlere
                   dokunarak verilir: Da.
                   Mösyö Jourdain: Da, da. Ah! Ne hoş şeyler, ne hoş!






      104                                      Türk Dili ve Edebiyatı
   101   102   103   104   105   106   107   108   109   110   111