Page 147 - SPOR YÖNETİMİ VE ORGANİZASYONU 12
P. 147
SÖZLÜK finans : Para, mal.
flama : İşaret olarak veya çeşitli amaçlarla kullanılan küçük bayrak.
A
G
afi : Bir şeyi duyurmak veya tanıtmak için hazırlanan, kalabalığın görebileceği yere asılmış,
genellikle resimli duvar ilanı, ası. güdüleme : Güdülemek işi, isteklendirme,motivasyon.
akreditasyon : Kuruluşların, üçüncü bir tarafça belirlenen teknik ölçütlere göre çalıştığının bağımsız ve
tarafsız bir kuruluş tarafından onaylanması ve düzenli aralıklarla denetlenmesi. H
algı : Bir şeye dikkati yönelterek o şeyin bilincine varma.
amatör : Bir işi para kazanmak için değil, yalnız zevki için yapan, hevesli, meraklı (kimse), pro- handikap : Bir şeyin gerçekleşmesini önleyen sebep, mâni, mahzur, müşkül, pürüz, mânia, engel.
fesyonel karşıtı. hitabet
: Etkili söz söyleme sanatı.
analitik : Analiz yöntemi kullanımı, analiz ile ilgili, sorunların çözümü için mantıksal ve bilimsel hiyerarşi : Makam sırası, basamak, derece düzeni, aşama sırası.
yaklaşım tekniklerini kullanma. hukuk : Toplumu düzenleyen ve devletin yaptırım gücünü belirleyen yasaların bütünü.
aşikâr : Apaçık.
İ
B
icra : Yapma, yerine getirme, bir işi yürütme.
idari : Yönetimsel, yönetimle ilgili.
beşeri : İnsanoğlu ile ilgili. iktisat : Ekonomi, mal ve hizmetlerin üretimi, dağıtımı, tüketimi ve bölüşümüyle ilgili sosyal bir
bürokratik : Kamu yönetimi ile ilgili.
bilim dalı. 2. Sınırsız insan gereksinmelerinin karşılanmasında kıt kaynakların alternatif
kullanımlar karşısında karar verme ve seçim yapma yollarını inceleyen sosyal bir bilim
D
dalı.
iletişim : Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması,
delege : Devlet, parti, sendika vb. kuruluşları toplantılarda temsil eden kimse. Kendisine yetki bildirişim, haberleşme, komünikasyon.
verilerek bir yere veya birinin katına gönderilen kimse, elçi. inisiyatif : Karar verme yetkisi. Gerekli kararları almayı bilen kişinin niteliği. Öncecilik, üstünlük.
demokratik : Demokrasiye uygun. istihdam : Bir görevde, bir işte kullanma.
denklik : Denk olma durumu, eşitlik, akreditasyon. istatistik : Bir sonuç çıkarmak için verileri yöntemli bir biçimde toplayıp sayı olarak belirtme işi.
dinamik : Mekaniğin kuvvet, hareket, enerji arasındaki ilişkilerini inceleyen dalı, devim bilimi. iştirakçi . : Ortaklık eden, ortak olan.
doping : Bir spor yarışması sırasında vücuda ek enerji sağlamak için kullanılan uyarıcı ilaç.
drama : Sahnede oynanmak için yazılmış oyun, drama. K
E
kamu : Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü.
kano : Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne
ecnebi : Yabancı kişi. konsantrasyon : Dikkat toplaşımı, bir konuya zihinsel olarak belli bir süre odaklanabilmek.
editör : Yazıları yeniden düzenleyerek yayıma hazırlayan kimse. koordinasyon ve
ehil : Bir işte yetkili olan, bir işi yapan, erbap. uyum sağlama.
elit : Seçkin. kongre : Çeşitli ülkelerden yöneticilerin, elçilerin, delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı.
empati : Duygudaşlık, kendini duygu ve düşüncede bir başkasının yerine koyabilme. kontenjan : Bir yükümlülük veya yararlanma işinde, o işin kapsamına girenlerin oluşturduğu belirli
endüstri : Sanayi. sayıdaki topluluk.
enstrüman : Çalgı. kuram : 1. Belirli bir konudaki düşüncelerin, görüşlerin bütünü. 2.Sistemli bir biçimde
entegre : Bütünleşmiş.
düzenlenmiş birçok olayı açıklayan ve bir bilime temel olan kurallar, yasalar bütünü,
nazariye, teori. 3. Uygulamalardan bağımsız olarak ele alınan soyut bilgi.
F
kurum : Belirli bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulan özel veya kamu örgütü.
fair-play : Sporda kurallara uymaktan da öte belli bir davranış tarzını sergileyen bir terimdir. Ra-
kibe saygı ve ona fizyolojik ve psikolojik açıdan zarar vermeme özentisidir. L
faktör : Etmen, birlikte veya ayrı ayrı etkisini gösteren ve belli bir sonuca götüren güçlerden, liberal : Hürriyet ve serbestlikle ilgili.
şartlardan, ögelerden her biri, amil. lisans : Bir sporcunun resmî yarışmalara katılabilmesi için spor federasyonunun kendisine
verdiği kayıt fişi veya kimlik kartı
federasyon : Aynı alandaki çeşitli kuruluşları bir arada toplayan dayanışma birliği. liyakat : Bir kimsenin, kendisine iş verilmeye uygunluk, yaraşırlık durumu, değim.
fesih : Verilmiş bir yargıyı kaldırma, bozma. lojistik : Mal ve hizmetlerin sağlanmasına yönelik etkinliklerin yönetimi, örgütlenmesi ve
planlaması bilimi.
146 145

