Page 9 - Felsefe Zenginleştirilmiş Öğretim Etkinlikleri 10
P. 9

ORTAÖĞRETİM KADEMESİNDE FARKLILAŞTIRILMIŞ ÖĞRETİM UYGULAMALARI ~ ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ
        FELSEFE



        1.2. SOSYAL-DUYGUSAL ÖĞRENME PROGRAMLARI
                                Sosyal-Duygusal Öğrenme (SDÖ) Mimarisi

                        Üstün zekâlılar için SDÖ, basit bir "nezaket eğitimi" değil müfredata entegre edilmiş
                                              derinlikli bir gelişim hattıdır.


                                                                                Model: Okul
                                                                                 İçinde Okul
                                                                                Sosyal-duygusal
                            1. Açık ve Yapılandırılmış   2. Bilişsel Derinlik  eğitimin akademik
                            Öğretim                                               takvimle
                            Duygu tanımlama ve          İçerik; etik ikilemler,  bütünleşmesi, duygu
                            bilişsel yeniden yapılandırma  küresel sorunlar ve  düzenleme ve akran
                                                        değerler eğitimi ile
                            somut kazanımlara                                  etkileşimi üzerinde
                            dönüşmelidir                harmanlanmalıdır.     doğrudan iyileştirici
                            (Elmore & Zenus, 1994).     Yüzeysel içerikler etkisiz  etki sağlar
                                                        kalır (Jia & Wu, 2025).  (Polaschek, 2018).




        Sosyal ve duygusal öğrenme (SDÖ) odaklı müdahaleler; üstün zekâlı bireylerin öz düzenleme, duygusal farkındalık, sosyal
        ilişkiler ve etik karar verme mekanizmalarını güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Elmore ve meslektaşları tarafından yürütülen
        araştırma, iş birlikli öğrenme modellerinin ortaokul kademesindeki üstün zekâlı öğrencilerin akademik çıktıları ile sosyal-
        duygusal ve benlik saygısı gelişimleri üzerinde pozitif bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur (Elmore vd., 1994). Elde edilen
        bulgular, grup temelli öğrenme süreçlerine dahil olan öğrencilerin geleneksel yöntemlerle eğitim alan akranlarına oranla
        hem matematik dersindeki başarılarında hem de öz saygı puanlarında istatistiksel olarak anlamlı bir gelişim kaydettiğini
        doğrulamaktadır (Elmore vd., 1994).
        Polaschek (2018), ortaokul seviyesinde uygulanan “okul içinde okul” (school-within-a-school) modelindeki üstün zekâlılar
        programında bulunan sosyal-duygusal eğitim içeriğinin geliştirilmesini ele almıştır. Araştırma sonuçları, sosyal-duygusal
        yetkinliklerin  müfredat  dahilinde  sistematik  bir  biçimde  aktarılmasının  üstün  zekâlı  öğrencilerin  duygusal  refahı  ve
        akranlarıyla kurdukları etkileşimlerin niteliği üzerinde doğrudan iyileştirici bir etkiye sahip olduğunu göstermektedir.
        Üstün zekâlı/yetenekli ergenlere yönelik SDÖ müdahalelerinin adaptasyon sürecinde iki temel ilke ön plana çıkmaktadır
        (Elmore & Zenus, 1994). Birincisi, beceri öğretiminin dolaylı değil açık ve yapılandırılmış olmasıdır. Bu bağlamda duygu
        tanımlama, bedensel ipuçlarını fark etme, bilişsel yeniden yapılandırma ve sistematik problem çözme gibi unsurlar somut
        kazanımlara dönüştürülmelidir. Ikinci temel ilke ise müfredatın bu öğrencilerin bilişsel düzeyine hitap edecek bir derinlikte
        yapılandırılmasıdır.  Üstün  potansiyelli  bireylerin  yüzeysel  içeriklere  karşı  geliştirdikleri  hızlı  tüketim  eğilimi  göz  önüne
        alındığında SDÖ hedeflerinin etik ikilemler, toplumla ilgili sorunlar ve değerler eğitimi gibi bilişsel derinliği olan temalarla
        harmanlanması önemlidir (Jia & Wu, 2025).
        Iş  birliğine  dayalı  SDÖ  müdahalelerinde  grup  etkileşiminin  sosyal  yetkinlikleri  kendiliğinden  geliştireceği  varsayımıyla
        hareket  edilmemelidir.  Uygulamanın  etkililiği;  grup  hedeflerinin,  görev  dağılımlarının,  karşılıklı  bağımlılık  ilkesinin  ve
        özellikle aktif dinleme ile çatışma yönetimi gibi sosyal süreçlerin önceden yapılandırılmasına bağlıdır (Ladd v.d., 2014).
        Üstün  zekâlı/yetenekli  ergenlerin  sergilediği  baskın  liderlik  eğilimleri,  yüksek  standartlar  ve  eleştirel  iletişim  dili  gibi
        özelliklerin akran ilişkilerinde yaratabileceği dirençler göz önüne alınarak liderlik ile kapsayıcı tutumlar arasındaki dengeyi
        teşvik eden bir yaklaşım benimsenmelidir (Matthews, 2004). Bu süreçte öğrencilerin sadece akademik başarıları için değil
        aynı zamanda kişilerarası bağları koruyarak iletişim kurma becerileri için de geri bildirim almaları, pozitif bir sınıf ikliminin
        inşasında kritik rol oynamaktadır.
        “Okul içinde okul” gibi yapılandırılmış modellerde SDÖ uygulamalarının başarısı, müfredatın haftalık akademik takvimle
        bütünleşmesine  ve  eğitimciler  arasında  terminolojik  bir  birliğin  sağlanmasına  bağlıdır  (Polaschek,  2018).  Rehberlik
        oturumları, akran mentörlüğü ve proje tabanlı hizmet öğrenimi gibi pedagojik unsurlar; becerilerin yalnızca öğretildiği değil
        gerçek sosyal bağlamlarda uygulandığı sürdürülebilir bir ekosistem yaratır.  Bu bağlamda programın izlenmesi; uygulama
        sadakatinin, öğretmen yeterliklerinin ve öğrenci ilerlemesinin süreç göstergeleri üzerinden değerlendirilmesi (öz izleme
        formları,  duygu  günlükleri,  akran  geribildirimi,  davranış  gözlem  kayıtları)  program  etkililiğini  artıran  bir  kalite  güvence
        mekanizmasıdır (Dowling & Barry, 2020).

                                                                       ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ  11
   4   5   6   7   8   9   10   11   12   13   14