Page 200 - Osmanlı Türkçesi 3
P. 200
ALTINCI ÜNİTE 199
Serbest Okuma
YAZI HAKKINDA
İslam yazısı, istif imkânlarıyla da olağanüstü bir çekiciliğe bürünmüştür. Bu
hâliyle değişebilmeye kapalı belirli şekillerden ibaret olan Latin harflerine ve
Uzakdoğu’nun çizgi estetiği güçlü fakat birbirinden ayrık harf gruplarından oluşan
yazılarına karşı bariz bir ahenk üstünlüğü gösterir. Hattın okuma yazma vasıtası
olarak gündelik hayatta yer alması, ondaki estetik kudretin ayrıntılarını hisseden
insanlarda veya insan topluluklarında güzellik kavramının yerleşmesini sağlamış,
taşıdığı ölçü sistemi de intizam hissini geliştirmiştir.
M. U. Derman, Osmanlı İstanbul’unda Hat Sanatı
Bütün bir insanlığın beyni diyebileceğimiz muhteşem çizgiler (yazı) âleminin
kendine mahsus vücut (var olma), tenasül (çoğalma) ve beka (devam etme)
kânunları, tekâmül (olgunlaşma) ve inkıraz (yok olma) sebepleri, parçaları ve bü-
tünleri arasındaki muvazene ve ahengi sağlayan cazibe (çekme) ve dâfia (itme)
kuvvetleri vardır.
***
Herhangi bir yazı, en kaba şekli ve en sade ifadesiyle de alınsa az çok bir sanat
veya sınaatın (zanaatların) misalini taşır. Bu misal her şeyden önce maddi vasıta-
lar ve hendesi unsurlarla sağlanabildiğinden hendese çerçevesi dışında kalmış,
onun usul ve kaidelerinden faydalanmamış bir yazı düşünülemez. Velev ki o yazı
iplere sıralanmış düğümler, taşlara yapılmış oyuklar olsun. Bununla beraber, yazı
sadece hendeseden ibaret de değildir.
M. Bedrettin Yazır, Medeniyet Âleminde Yazı
ve İslam Medeniyetinde Kalem Güzeli 1-2
İslam sanatlarının merkezinde hüsnühattın yer alması, elbette bir Kur’an sanatı
olmasından dolayıdır. Çünkü vahyin nüzulünden sonra yazı artık sadece bir kay-
detme ve nakil vasıtası değil, aynı zamanda ilahî vahyi en okunaklı ve estetik
biçimde yazmanın da vasıtası olmuştur. Nitekim nüzulde ilk sırayı alan Alak sure-
sinin ilk beş ayetiyle bir görüşe göre nazil olan ikinci sure olan Kalem suresinin ilk
ayetinde kaleme yapılan özel vurgu, hattatlar için her dönemde en büyük ilham
kaynağı olmuş; İslam medeniyetinin, aynı zamanda bir yazı medeniyeti olmasını
intaç etmiştir. Özellikle Kalem suresinin ilk ayeti olan ve müfessir Elmalılı’nın diliyle
“Nun ve kalem ve ehl-i kalemin satıra dizdikleri ve dizecekleri hakkı için…” şek-
linde meali verilen ayeti kerimenin başındaki ن harfi hokkaya (mecazen âleme)
ortasındaki nokta ise mürekkebe (mecazen insana) benzetilmiştir. Kalem Güzeli
müellifinin şu yorumu çok çarpıcıdır: “Her şahıs ن içinde bir nokta, şu feza içinde
bir arz gibi, arz üzerinde bir beden, beden içinde ‘Ben! Ben!’ deyip duran, uğultu-
lu, iniltili, kederler ve neşeler içinde titreyen, arzu ve ümitler içinde kaynayıp taşan,
aşk ve meşk ile coşan, haddini aşan, acı tatlı hadiseler içinde yaşayan, Hakk’ın
kaza ve kader kalemiyle yazmış olduğu pek güzel bir yazısıdır.”
İsmail Kanbaz, Sanat-Medeniyet İlişkisi Bağlamında
Bilgisayar Destekli Mushafların Ortaya Çıkardığı Sorunlar

