Page 168 - DESEN 9
P. 168
4. ÜNİTE DESEN ÇALIŞMALARINDA DERİNLİK ETKİSİ
OKUMA PARÇASI
RÖNESANS VE PERSPEKTİF
Ortaçağ, öbür dünyadaki kurtuluşa, Rönesans ise dünyevi yetkinliğe önem ve bu dünyadaki
kurtuluşa önem veriyordu. (…) Yeniçağın mantığı önce resim sanatında biçimlenmeye başladı.
Yeniçağ’da bakış, insanın görüş açısıydı ve bu noktadan bakış, optik görüntüyü zorlayan pers-
pektife gerek duyuyordu. Böylece doğa görüntüsü, biçimlenerek nesne oluyordu. Bu nedenle
Rönesans, yeni dünya görüşüne paralel olarak bilimsel perspektifi ortaya koyacaktı; dolayısıyla
Orta Çağ’ın dikey Gotik biçimi yerine yatay biçim geliyordu. Sonsuzluk yerine ölçü, çok parçalılık
yerine sakin ve dünyevi yapı tarzı ortaya çıkıyordu. Yeni Çağ’ın hayat amacı, bu dünyanın sorun-
larının çözülmesiydi. Doğa bilginleri, denizlerin keşfine çıkan cesur kaptanlar ve mucitler, hep bu
dünyanın kazanılması görüşündeydiler. Demek ki bu çağda görülen keşifler tesadüfen başlamı-
yordu. (…) Mimar-heykelci Brunelleschi (1377-1446) ilk kez bilimsel olarak tek bakış noktasına
göre perspektif bilimini ortaya koyuyordu. Hiç kuşkusuz perspektifin Antikçağ’da da hissedildiği
ve bu alanda kimi çalışmaların yapıldığını bilmiyor değiliz. Ancak bunlar, bizim Pompei’de gör-
düğümüz “paralel perspektif” idi. Ayrıca Romalı mimar Vitruvius ile Lucretius Carus’un (Lukret-
yus Karus) “kaçış noktası”nı bildiklerini de saptıyoruz. Ancak bu buluşun resimde kullanılmadığı
anlaşılmaktadır.
Bu nedenle o sıralardaki mekân tespitinin, diğer gözlemlerde olduğu gibi, duygusal alanda kal-
dığı görülmektedir. Buradan da Antikitenin bilimsel bir sistem aramadığını, bu arama iradesinin
Yeni Çağ’a özgü olduğunu saptıyoruz. Yeni Çağ’da resim yapısında göz önünde tutulan eşyaya
göre ele alındığını görüyoruz. (…)
Resimde kaçış noktasını ilk bulan ressam Ambrogio Lorenzetti (Ambroco Lorensetti), Antik Dö-
nem’de yaşamış olan Ptolemeus (Potolemus) ’un optik anlayışını incelememişti. Lorenzetti “Teb-
liğ” adlı resimde (1334), zemini, kaçış noktasına göre belirliyor. Aslında 1300’lü yıllarda Giotto
(Ciotto) mekân biçimlemesine ilk adımları atmıştı. Çünkü Giotto üç boyutlu figürlerin üzerinde
durduğu zeminin tespitine daha o zamanlar
gereksinim duymuştu. Giotto’dan sonra gelen
ressamlar da mekânı duygusal olarak sapta-
maya devam etmişlerdi. İlk olarak Brunellesc-
hi bu tahmini duygusal mekân biçimlemesini,
bilimsel bir çizim üzerine oturtuyordu. Bu yeni
biçim, bilimsel biçimlendirmeye göre Floransalı
ressam Paolo Ucello, karısını uyurken resmedi-
yor ve bu husustaki görüşünü “Perspektif ne
kadar tatlı!” sözleriyle belirtiyordu. 1480 yılın-
da İtalyan ressam Piero della Francesca (Piero
della Françeska), Euklid’e (Öklid) dayanarak
perspektif üzerine üç ciltlik bir eser meydana
getiriyordu. Leonardo da Vinci de resim hakkın-
da, ünlü kitabında perspektif için “resmi idare
Görsel 4.57: Roma Dönemi Villadan Bir Oda eden dümen” diye yazıyordu. Bunlara paralel
Freski, MÖ 50-40, Boscoreale (Boskoriale), İtalya
166