Page 63 - İKİ BOYUTLU SANAT ATÖLYE 10
P. 63
KOMPOZİSYON 3. ÜNİTE
BİLGİ NOTU
Plastik sanatlar terimi; genellikle fiziksel olarak şekillendirilebilen boya, kil, alçı gibi plastik niteliğe sahip
malzemelerin biçimlendirilmesini içeren heykel ve seramik gibi sanat formları için kullanılır. Terim bu an-
lamıyla her ne kadar heykel ve seramik için kullanılsa da kapsamı edebiyat ve müzik hariç resim, grafik ve
fotoğraf vb. gibi görsel sanatlar olarak nitelendirilen tüm sanat formlarını da içine alacak şekilde genişle-
tilmiştir. Özetleyecek olursak plastik sanatlar mimari, heykel, seramik, resim, grafik ve fotoğraf gibi sanat
formlarının tümüne verilen genel bir isimdir. Plastik sanatlar alanında üretilen eserlerde, görsel dilin kuru-
labilmesi ve onu anlamlı bir bütün içine oturtabilmesi için sanatçının kompozisyon oluşturması zorunludur.
Bu alanların herhangi birinde üretilen bir eseri bu anlamda bir kompozisyon olarak nitelendirebiliriz. Örne-
ğin müzik, yazı, resim veya heykel bir kompozisyon olarak tanımlanır. Kompozisyon genel anlam itibariyle
bir sanat eseri içindeki biçimsel ögelerin belirli ilkeler ile düzenlenmesini ifade eder. Kompozisyon bir sa-
natçının, bir sanat eserinin farklı ögelerini, estetik bir bütünlük oluşturacak şekilde ilişkilendirerek düzenle-
mesidir. Bu anlamda sanat eserindeki kompozisyon kurgusunu biçimsel olarak anlamak ve tanımlamak için
iki temel unsuru bilmeniz gerekir: Bunlardan ilki kompozisyonun ögeleri, diğeri kompozisyonun ilkeleridir.
Kompozisyon ögeleri renk, ton, değer (valör), yoğunluk, nokta, çizgi, doku, biçim, form ve mekân olarak
tanımlanabilir.
Renk; ton, yoğunluk ve değer gibi niteliklerden oluşur. Bir veya daha fazla renk arasındaki farklardan bah-
sederken bu niteliklerden herhangi birine veya tümüne atıfta bulunulur. Plastik sanatlarda da renk ton,
yoğunluk ve değer üzerinden tanımlanır.
"Ton" terimi, rengin değerini veya karakterini ifade eder. Ton; rengin sıcak, soğuk, canlı, mat, açık
veya koyu olarak görülmesine göre belirlenir. Her rengin neredeyse sınırsız sayıda tonu vardır. Bir başka ifa-
deyle, mavi ile yeşil; kırmızı ile sarı arasındaki farkı belirtmek için kullanılır. Renk çemberinde 12 farklı ton
örneği gösterilmiştir. Bu anlamda ton, genel renk kavramına denk düşer ve renk çeşitliliğinde (spektrum)
bir renge ait bölgeyi tanımlamak için kullanılan addır. Örneğin gökyüzü tek tip bir mavi tonda değildir. Daha
ziyade karanlıktan aydınlığa bir aralık oluşturan bir dizi mavi tondur.
Değer (valör), bir rengin koyuluğu ya da açıklığını ifade eder. Kazak örneğinde olduğu gibi koyudan açığa
doğru mavi renkli kazakları sıralandığında bir değer ölçeği elde edilir. Yüksek değerli renkler, değer ölçe-
ğinde orta değere sahip renklerden daha açıktır. Düşük değerli renkler ise orta değerli renklerden daha
koyudur.
Bunun yanında renksiz değer olarak bilinen beyaz en açık, siyah en koyu değere sahiptir. Grinin çeşitleme-
lerinin bu iki uç arasında sıralandığı skalada yani gri ölçekte açıklık ya da koyuluğa atıf vardır. Bir renge siyah
ya da beyaz eklendiğinde rengin değeri değişir. Değer ton kadar önemlidir. Koyuluk değeri verir, tonu değil.
Yoğunluk, rengin kuvveti ya da zayıflığıdır. Yoğunluğa doygunluk veya kroma da denir. Bir renk spektrumdaki
hâline ne kadar çok benziyorsa renk o derece saf ya da yoğun denir. Doygun bir renk canlı ve parlaktır.
Renkler, doygundan daha az doyguna doğru çeşitlilik gösterirler.
İçerisine beyaz eklenmiş bir renk hafifler ve açılır, içerisine siyah eklenen bir renk koyulaşır. Bu rengin
değerini ve yoğunluğunu değiştirmek demektir. Rengin tonunu değiştirmek için ise içerisine gri eklemek
gerekir. Bir rengin içerisine beyaz eklemek onun değerini hafifletir. Rengin yoğunluğunu azaltır. Siyah ya da
gri eklemekle değeri artar fakat yoğunluğu yine azalır. Bir rengin açıklığı ya da koyuluğu içerisine başka bir
renk kattığımızda değişir, bu durumda yeni oluşan rengin yoğunluğu korunur.
61

