Page 66 - İKİ BOYUTLU SANAT ATÖLYE 10
P. 66
3. ÜNİTE KOMPOZİSYON
BİLGİ NOTU
Sanatçılar, eserlerini kompozisyon ögelerini çeşitli yollarla düzenleyerek oluştururlar. Bu ögeler düzenlenir-
ken sanatın ilkeleri kullanılır. Bir sanat eserinde kompozisyon ögeleri ve ilkelerinin birlikte uyumlu çalışacak
şekilde düzenlenmesi, en iyi etkiyi sağlayacaktır. Bütün bu ilkelerin uyumlu bir şekilde çalışmaması eserde
dağınıklığa ve eserin izleyicide daha az etki yaratmasına neden olacaktır. Bu anlamda sanatın ilkeleri sanat-
çıların, sanatın her bir ögesini farklı şekillerde kullanması olarak ifade edilir. Genellikle sanatçılar, bir sanat
eseri yaratırken attıkları her adımda birkaç ögeyi göz önünde bulundurmak durumuyla karşı karşıya kalır.
Örneğin bir ressam kompozisyona ait diğer ögeleri göz önünde bulundurmadan renklerle etkili bir şekilde
çalışamaz. Resmin bir kısmında bir renk tonunun seçilmesi ve uygulanmasının diğer kısımlarında kulla-
nılan ton, şekil, çizgi ve doku gibi diğer tasarım ögeleri üzerinde etkisi olacağının farkında olmalıdır. Bazı
sanatçılar bu öge ve ilkelerin nasıl kullandığı sorusuna “kasıtlı bir tavır” olarak cevaplarken, bazıları “daha
spontane ve sezgisel refleksler” olarak cevap verir. Sanatçıların verdikleri bu tepkileri anlamak için yalnızca
sanatın ögelerine aşina olmanız yetmez aynı zamanda bu ögeleri düzenlemek için kullanılan sanat ilkeleri-
nin ne şekilde kullanıldığını da anlamanız gerekir. Bu ilkeler: Denge, vurgu, armoni, çeşitlilik, hareket, ritim,
oran-orantı, birlik zıtlık ve aralık- mesafe olarak tanımlanır.
Denge; bir sanat eserinde kompozisyon ögelerinin, eserin bir tarafında daha ağır olması ya da öyle gö-
rünmesi nedeniyle bir yana devriliyormuş gibi görünmemesi adına yapıttaki ağırlık ve gücü dağıtma işidir.
Bir başka deyişle, kompozisyon ögelerinin denge duygusu uyandıracak şekilde düzenlenmesini ifade eder.
Denge, simetrik ve asimetrik (simetrik olmayan) olmak üzere ikiye ayrılır.
Simetrik denge; bir eserin dikey, yatay ya da çapraz eksende ikiye bölündüğünde hattın iki yanında kalan
ögelerin ayna yansıması misali birbirini karşılamasıdır. Simetrik denge kullanılarak kurgulamış bir kompo-
zisyonu ikiye böldüğümüzde kompozisyonun yarısı diğer yarısını yansıtır.
Asimetrik denge, kompozisyonun iki yarısının aynı olmadığı fakat yine de dengede olduğu durumdur. Diğer
bir deyişle, simetrik dengede olduğu gibi kompozisyonun iki yarısı tam olarak birbirinin aynı olmasa da her
iki tarafın da eşit derecede önemli kılacak ögelerin etkileşime girecek şekilde bulunmasıdır.
Vurgu, ögeler arasındaki karşıtlıkların vurgulanarak kompozisyon ögelerinin düzenlenmesidir. Birbirine zıt
ögeler, genellikle izleyicinin dikkatini bir tasarımın en önemli kısımlarına yönlendirmek ve odaklamak için
kullanılır. Vurgu, yapıtın ögelerinin bir bölgeyi başlıca odak noktası hâline getirmek amacıyla düzenlemesi
olarak tanımlanabilir. Vurgu, genellikle ögeler arasındaki zıtlıklar yoluyla elde edilir. Sanatçılar aynı renk-
lerin, çizgilerin, biçimlerin, formların, dokuların ve boşluk ilişkilerinin tekrar edilerek kullanıldığı eserler
üretmekten kaçınır çünkü bu tür eserlerin monoton olacağını ve ilgi çekmeyeceğini bilir. Bundan kaçınmak
için sanatçılar eserlerinde ilgi odakları oluşturan belirgin karşıtlıklar ortaya koyar.
Armoni, benzerliklerini vurgulamak için bir sanat eserindeki ilişkili ögelerin birleştirilmesi ve düzenlen-
mesidir. Bir başka deyişle armoni, ayrı ama ilişkili parçaların benzerliklerini vurgulayarak tutarlılık yaratan
sanat ilkesidir. Armoni, özellikle ayrı ögeler arasında bir birliktelik ve bütünlük duygusu yaratmak için kom-
pozisyon ögelerini (çizgi, şekil, biçim, form, doku, boşluk, renk) bir araç olarak kullanılır. Kompozisyon öge-
lerini uyumlu bir bütün hâlinde birleştirmek için genellikle sınırlı sayıda benzer öge kullanılır. Örneğin belirli
bir şemaya göre ilişkili bir dizi renk kullanımı armoni yaratır. Aynı şekilde, bir tuvalin yüzeyindeki tekdüze
fırça darbeleriyle oluşturulan dokuda da armoni yaratılabilir.
64

