Page 67 - İKİ BOYUTLU SANAT ATÖLYE 10
P. 67

KOMPOZİSYON                                                        3. ÜNİTE






               Çeşitlilik, iç içe geçmiş karmaşık ilişkiler yaratmak için kompozisyon ögelerini ilişkilendirme ve birleştir-
               medir. Bir kompozisyondaki görsel farklılıklardan yararlanmak monotonluğa düşmemek ve görsel ilgiyi
               artırmak istediklerinde sanatçılar bu ilkeyi kullanırlar. Başarılı bir kompozisyon kurgusu için dikkatle be-
               lirlenmiş bir uyum ve çeşitlilik kombinasyonu şarttır. Uyum, birleşik bir bütün oluşturmak için ögeleri bir
               araya getirirken çeşitlilik bu birleşik bütüne görsel ilgi katar. Bu İzleyicilerin dikkatini çeken ve dikkati orada
               tutan görsel bir ilgidir. Bir başka deyişle, kompozisyonu izleyiciler bir bütün olarak algılamalı ve barındırdığı
               çeşitlemeler sayesinde ilgi canlı kalmalıdır.


               Hareket; hareket görünümünü, hissini yaratmak ve kompozisyon üzerinde izleyicinin gözünü yönlendirmek
               için kullanılan sanat ilkesidir. İki boyutlu sanat eserlerinde fiziksel bir hareket görüntüsünden söz edilemez.
               Bu eserlerde herhangi bir hareket, hareket görünümü veya hissi yalnızca bir yanılsamadır. Örneğin dörtnala
               giderken gösterilen bir at yalnızca hareket izlenimi verir. Bununla birlikte, gerçekten fiziksel harekete sahip
               bazı üç boyutlu sanat eserlerinden söz edilebilir. İzleyicinin sanat eserlerinde bulunan renklerin, şekillerin,
               formların, çizgilerin ve dokuların sürekli değişen ilişkilerini incelemesine olanak tanır. Hareket, izleyicinin
               dikkatini eserin ilgi merkezine yönlendirmek veya eserin ana bölümlerine dikkat çekmeyi sağlamak için
               kullanılır. Bu türden hareket; gözü bir çizginin kıvrımını, bir biçimin konturlarını veya belirli renklerin, doku-
               ların, şekillerin tekrarı gibi belirli bir yolu izleyeceği şekilde ögelerin yerleştirilmesiyle sağlar.

               Ritim, hareketle yakından ilgisi olan sanat ilkesidir. Görsel bir tempo veya ritim oluşturmak için bir sanat
               eserinde tekrarlanan ögelerin dikkatli bir şekilde düzenlenmesiyle oluşturulur. Bir başka deyişle, İzleyicinin
               dikkatini çekmek adına bir eserdeki tasarım unsurlarının düzenli tekrarı olarak ifade edilebilir. Bu tekrarla-
               nan ögeler, izleyicinin gözünün ögeler arasında hızla atlamaya veya birinden diğerine yumuşak bir şekilde
               geçmesine olanak tanıyarak ritim duygusunu oluşturur. Bazen görsel zıtlıklar, ögelerin tekrarı, zıt renkler,
               biçimler çizgiler ve dokular birleştiğinde de ritim oluştururlar.


               Bazen belirli bir renk ön plana çıkarılıp sonra geri çekilebilir veya açık bir ton koyu bir tonla kompozisyon
               içinde çatışabilir, bütün bunlar olurken izleyicinin gözü kompozisyon içinde hareket hâlindedir.

               Oran-orantı, bir kompozisyondaki iki veya daha fazla öğe arasındaki  uyum ilişkisidir; yani bir kompozis-
               yonda iki veya daha fazla öğe bir araya getirildiğinde bir ilişki kurulur. Ögeler arasındaki ilişkilerin etkili
               organizasyonu kompozisyonda uyumu sağlar. Bu, iyi bir oran oluşturan bir öğenin veya nesnenin doğru
               boyutlandırılması ve dağıtılması anlamına gelir. İyi orantı, bir kompozisyonun bir bütün olarak parçaları
               arasında uyum ve simetri veya denge sağlar.

               Birlik-Zıtlık, bir kompozisyonun bütününde görsel olarak iyi durduğu hissi ve bir bütün olarak deneyimlen-
               mek üzere tasarlanmış olması anlamına gelir. Sanatçılar eserlerini düzenlerken denge, vurgu, uyum, çeşit-
               lilik, dereceleme, hareket ve ritim gibi sanat ilkelerini kompozisyona ait ögeleri düzenlemek için kullanır
               ve bu sayede eserlerinde bütünlük duygusu elde ederler. Birliğin belirgin olduğu sanat eserlerinde, sanat
               eserine ait öge ve ilkeler bir bütünlük oluşturacak şekilde birlikte çalışır. Bu sayede çalışmada bütünlük
               etkisi yakalanır. Birliğin bulunmadığı bir sanat eseri düzensiz, eksik ve kafa karıştırıcı görünecektir. Bu an-
               lamda birlik, bir sanat eserinin toplam etkisini ifade eder. Tüm sanatçılar aynı öge ve ilkelerden yola çıkar
               ancak çok azı bu ögeleri ve ilkeleri alıp benzersiz, heyecan verici sanat eserleri yaratarak birliği sağlayabilir.

               Zıtlık, daha güçlü bir etki yaratmak ve birliği sağlamak için sanatın ögelerinin zıtlık özelliklerinden yarar-
               lanması anlamına gelir. Farklı dokular, sıcak soğuk renkler ya da ışık gölge gibi farklı ögeleri tek bir yapıtta
               yan yana getirebilir ve zıt görünüşler ortaya çıkabilir. Temelde her yapıtta kullanılan ögeler arasında belli





                                                           65
   62   63   64   65   66   67   68   69   70   71   72