Page 180 - GENEL SANAT TARİHİ 9
P. 180
GENEL SANAT TARİHİ
sıraltı tekniği : Keramik boyalarının bisküvi hâlindeki keramikler üzerine boyanarak üstlerine sır çekilmesi, boyaların sır altında
kalması ile oluşan teknik.
stel : Yunanca “stele” yani dikili, duran blok demektir. Yüksekliği eninden uzun yekpare bir taştan oluşan yapıt.
stilize : Üsluplaştırılmış. Doğadaki formların belli bir üslubun ya da tekniğin gereği sadeleştirilmiş şekli. Stilize çiçek
motifi.
stoa : Antik Yunan mimarisinde bir sokak ya da agoranın yanında yer alan, üstü kapalı, sütunlu galerilere verilen ad.
stuko : Alçı yoğunluklu süsleme tekniği.
sunak (altar) : Tapınağın içinde ya da yakınında bulunan, tanrılara sunulan adaklar için kullanılan, genellikle taştan yapılmış
öge. Küçük boyutlarda olduğu gibi anıtsal yapı türünde olanları da vardır.
sütun : Genellikle mermerden, yekpare, taşıyıcı mimari öğe.
sütunce : Küçük sütun. Mihrap ve portal gibi yerlerde daha çok dekoratif amaçla kullanılır.
şapel : 1) Tek mekânlı küçük kilise. 2) Büyük bir kilise ya da katedralde bir kutsal kişiye adanmış dua mekânı.
T - U - Ü - V - Y - Z
tasvir : İnsan dışındaki canlı veya cansız varlıkların sahip oldukları özellikleri ve nitelikleri resim veya yazı ile ifade etme.
tonoz : Taş ya da tuğladan örülerek meydana getirilen bir mimari örtü elemanı. Biçimine göre beşik tonoz, aynalı tonoz,
çapraz tonoz, kaburgalı tonoz, yelken tonoz gibi adlar alır.
transept : Örtü sisteminde nefleri dik açı ile kesen ve altyapıya da yansıyan birim. Kiliselerde apsisin önünde nefleri dik
olarak kesen uzun mekân.
tromp : Kare planlı bir yapının üzerine kubbenin oturtulabilmesini sağlayan geçiş ögesi.
tümülüs : Eski Yunan ve Roma’da bir yer altı mezar odası ile bunun üzerine toprak ya da taş yığılmasıyla meydana getirilen
yapay tepeden oluşan mezar tipi.
ünik : Tek, eşi olmayan.
vitray : Renkli camların belli bir kompozisyon düzeni içinde bir araya getirilişi.
178