Page 15 - ÇALGI TOPLULUKLARI (BATI MÜZİĞİ) | 11
P. 15

11.1. ORKESTRA TEMEL BİLGİLERİ



            1.1. Orkestranın Tarihçesi
            1.2. Orkestra Çalgıları





                                                HAZIRLIK ÇALIŞMALARI


                                         1. Müziğin tarihte varoluşu ile ilgili düşüncelerinizi arkadaşlarınızla

                                           paylaşınız.
                                         2. Orkestra kelimesinin sizdeki çağrışımları nelerdir? Açıklayınız .
                                         3. “Çeşitlilik’’ kavramını orkestra ile ilişkilendirerek açıklayınız.







            1.1. Orkestranın Tarihçesi
            Orkestranın Tarihsel Süreci


            Orkestra tanımı bugünkü anlamına zaman içinde ulaşmıştır. Bugünkü anlamına ulaşmadan önce
            eski Yunan tiyatrolarında koronun dans edip şarkı söylediği ve oyuncuların yer aldığı bölüm olarak
            tanımlanmıştır. Müzik tarihinde ilk orkestra örneği, yaylı ve nefesli çalgıların ayrılmasıyla 1607 yılında
            sahnelenen Monteverdi’nin Orfeo Operası'nda görülmüştür. 1700’lü yıllarda operanın çalgı topluluğu
            anlamında kullanılmıştır. 1900’lü yıllarda kilise ve oda müziği grupları bu isimle adlandırılmıştır.
            Orkestranın  tarihsel  süreci  müzik  dönemlerine  göre  (Rönesans,  Barok,  Klasik,  Romantik,  20.
            yüzyıl) incelendiğinde çalgıların sayısı ve çeşitliliği ile birlikte gelişen çalma teknikleri ve orkestral tını
            bakımından büyük farklılıklar görülmektedir. Kullanılan yaylı çalgıların, tahta ve bakır üflemelilerin,
            vurmalı çalgıların gruplara ayrılmaları uzun bir zaman dilimine yayılmaktadır.

            Çalgıların  kökeni Antik  Çağ'a  dayanır.  Çalgıların  yayılması  erken  Orta  çağ'da  Bizans  üzerinden
            Yakın Doğu’dan ve İslam yoluyla ticaretler, savaşlar ve Haçlı Seferleri ile gerçekleşmiştir. Orta çağ
            boyunca çalgıların değişmeden kaldığı görülmektedir. Bu dönemde yaylı çalgılar önemli ve etkili,
            vurmalı çalgılar ise daha etkisizdir. Rönesans döneminde nefesli çalgılar, Barok dönemde ise lavta
            ve klavsen gibi çok sesli (polifonik) akor çalgıları önem kazanmıştır. Bazı çalgılar sosyolojik anlamda
            belli çevrelere ait kalmıştır. Örneğin timpani ve trompet orduda atlılara, şövalyelik kurumuna veya
            aristokrasiye; flüt ve trampet ise halka ait kalmıştır.

            Müzik, Barok dönemden önce vokal olarak ya da çağın o günkü enstrümanları ile yapılmıştır.
            Barok dönemde bazı müzik eserleri belirli şekillerde gruplandırılmış farklı enstrümanlar ile çalınmıştır.
            Bu düşünce, ilk orkestranın doğmasını sağlamıştır. Barok dönem orkestralarında klavsen, keman,
            çello, fagot, obua, trompet ve davul gibi çalgılar yer almıştır. 18 ve 19. yy.da  çalgılardaki teknik
            gelişmelerle pek çok melodik çalgı önem kazanmıştır. 20. yy.da ise  vurmalı çalgılar genişlemiş ve
            elektronik müzik enstrümanları ortaya çıkmıştır.











                  14
   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20