Page 13 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 13
KİTABIN TANITIMI
1. ÜNİTE
TARTIŞALIM-PAYLAŞALIM
Müziğin insan hayatına olan etkileri hakkındaki düşüncelerinizi sınıfınızdaki arkadaşlarınızla tartışınız. Konu hakkında
1.1.2. Müzik Tarihi
Müzik sanatının evrimini bütün aşamaları ve yönleriyle sergileyen araştırma alanına müzik tarihi denir. Mü- yorum geliştirme ve
zik tarihi, toplum yaşamının müziği nasıl etkilediğini ve müzikten nasıl etkilendiğini inceler. Geçmişten günümü-
ze kadar kullanılan çalgılar, müzik dönemleri, akımları, üslupları, yerel folklorik özellikler, toplumların sosyal ve savunabilme becerisini
siyasi yaşantıları, müzisyenlerin hayatları ve eserleri müzik tarihinin incelediği konulardır. Müzik tarihi sayesinde
geçmişle günümüz arasında ne kadar çok bağlantı kurulursa müzik sanatının derinliği ve değeri de bir o kadar öngören çalışmanın yer
artacaktır (Görsel 1.3, 1.4).
aldığı bölümü gösterir.
Görsel 1.3: ³7|UHQ $OD\Õ 2UWRVWDW¶¶ .DUJDPÕú *D]৻DQWHS 0g $QNDUD $QDGROX 0HGHQ৻\HWOHU৻ 0]HV৻
Tarihin ilk zamanlarında iletişimi sağlamak için kullanılan sesler, zamanla estetik bir nitelik kazanmış ve farklı
anlatım türlerine dönüşmüştür. Böylece müzik biliminin temelleri atılmış, kuralları belirlenmiş ve müzik bir bilim
dalı hâline gelmiştir.
Görsel 1.4: ³'DYXO YH =XUQD dDODQ 0]৻No৻OHU¶¶ *Ho +৻W৻W '|QHP৻ 0g $QNDUD $QDGROX 0HGHQ৻\HWOHU৻ 0]HV৻
TÜRK MÜZİK TARİHİNE GİRİŞ 13
Konuyu destekleyen
metinleri gösterir.
1. ÜNİTE
OKUMA PARÇASI
İĞDE AĞACI
1.937 yılının bahar mevsimi idi. Gazi Orman Çiftliğine Ak Köprü tarafındaki yoldan gidiyorduk. Çiftliğin o
parçası meyve bahçesi hâline konulmuş, fidanlar sıra sıra dikilmişti. Şimdi gölgeliği ve bol yeşilliği ile çok gü-
zel olan bu yol o zamanlar henüz küçük, çelimsiz ağaçların sıralandığı, yaz mevsiminde dahi pek çok bölgesi
olmayan bir yerdi.
Atatürk bu eski çıplak topraklar üzerindeki, meyve bahçesi hâline gelmiş olan bu yerlere neşe ile bakıyor-
du. Şimdi uzun kavak ağaçlarının bulunduğu yol kenarında işçiler çalışıyor ve fidanlar dikiyorlardı. Atatürk
birdenbire şoföre “Dur!” diye bağırdı. Yere indiği vakit orada olanlara, “Burada bir iğde ağacı vardı, o nerede?”
diye sordu.
*|UVHO ø÷GH D÷DFÕ
Kimse iğde ağacını bilmiyordu (Görsel 1.9). Çünkü orada çalışanlar, yenilerini dikmekle meşgul idiler.
Atatürk’ün biraz evvelki neşesi kalmamıştı. Çünkü çiftliğin ilk çorak günlerinin bir yeşillik hatırası yerinden
çıkarılmış bir yok olmuştu. Yol boyunca yürüyerek iğde ağacını aradık. “İğde eski ve çelimsiz bir ağaçtı. Fakat
yaşayan ve baharda hoş kokularını etrafa saçan, güzel bir ağaçtı.” diyordu.
Çiftlik merkezine gelmiştik. Büyük hamamın yapısı bitmişti. Onu gezerken iğde ağacını yerinden kimin
çıkartmış olduğunu da soruşturmak için, ilgili durumda olanlara sorular sordu. Kimse bu küçücük ağacın
akıbeti hakkında bir haber veremedi.
Atatürk bu önemsiz gibi görünen işten hüzün duymuştu. Uyarılarda bulundu, emirler verdi, eski ağaçlar
da korunacak ve bakılacaktı.
Çünkü o yeşilliğin hasretini, İstiklal Savaşı boyunca çok çekmişti. Çankaya’yı oturmak için seçmesine ne-
den, birkaç büyük karakavak ağacının bulunması idi. Onların rüzgârlı günlerdeki hışırtısından daima zevk
duyardı.
O gün çiftlik dönüşü uzun uzun ağaçlardan söz etti. Doğanın bu varlığı, insanlara büyük bir kazançtır.
Onlardır ki toprağa verimli kılarlar. İnsan topluluklarının yer seçmelerine rehberlik ederler. Bunun üzerine
münakaşa konumuz şu yola dökülmüştü: “Coğrafi muhit mi insanlar üzerine tesiri yapar, yoksa insanlar mı
o muhiti hâkim olurlar?”
Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler
Afet Inan s.234
Yazarlar tarafından düzenlenmiştir.
TÜRK MÜZİK TARİHİNE GİRİŞ 15
11

