Page 139 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 139

manzume           : Edebiyat, şiir.
                medrese           : İslam ülkelerinde, genellikle İslam dini kurallarına uygun bilimlerin okutulduğu yer.
                menkıbe           : Din büyüklerinin veya tarihe geçmiş ünlü kimselerin yaşamları ve olağanüstü davra-
                                    nışlarıyla ilgili hikâye.
                mertebe           : Aşama, derece, rütbe.
                mesire            : Gezinti yeri, gezilecek yer.
                meşk              : Alışmak ve öğrenmek için yapılan çalışma, alıştırma.
                mistik            : Gizemsel.
                misyon            : Görev.
                motif             : Bestenin bir parçasına çeşitli yönlerden birlik sağlayan belirleyici küçük birim.
                muhammes          : Beş parçası olan, beşli.

                murabba           : Dört dizeli bentlerden oluşan divan edebiyatı şiiri.
                musikişinas       : Müzikle uğraşan kimse.
                mutrıb            : Çalgıcı, çalgı çalan, şarkıcı, şarkı söyleyen, hanende.
                müessese          : Kurum.
                mürşit            : Doğru yolu gösteren kimse, kılavuz.
                müsamaha          : Görmezden gelme, tolerans.
                                                             N

                nazım             : Şiir.
                nesnel            : Gerçeğe varmak amacıyla, taraf tutmadan inceleme yapan, hüküm veren, objektif.
                nüans             : Ayırtı, ince ayrım.
                nüfuz             : Söz geçirme, güçlü olma, erk.
                nühüft            : Klasik Türk müziğinde bir bileşik makam.
                                                           O-Ö
                oratoryo          : Solo sesler, koro ve orkestra için yazılmış, oyun ögesi bulunmayan, kutsal nitelikte mü-
                                    zik eseri.
                otorite           : Çalışmalarıyla kendini kabul ettirmiş, başarılı kimse.
                oymak             : Aşiret.
                ölçüt             : Bir yargıya varabilmek ya da bir değer biçebilmek için başvurulan ilke, ölçü.
                                                             P
                peşrev            : Klasik Türk müziğinde faslın giriş taksiminden sonra, şarkıdan önce çalınan parça.
                potpuri           : Karmaca.
                                                             R
                rumi              : Eskiden kullanılmış olan, miladi takvimden on üç gün geri bir takvim.

                                                             S
                saz semâisi       : Klasik Türk müziğinde faslın en son çalınan sözsüz parçası.
                sazende           : Sazcı.
                sekileme          : Bir motifin veya ezginin ya da herhangi bir kümenin, art arda gelecek şekilde başka
                                    sesler üzerinde tekrarlanması.
                simge             : Bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, alem, remiz, rumuz, timsal, sembol.

                                                             Ş
                şark              : Doğu.





                                                                                                             137
   134   135   136   137   138   139   140   141   142   143   144