Page 66 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 66

2. ÜNİTE



                Mehter müziğinin icra amacına göre mehter takımının yerleşimi farklılık göstermiştir. Törenlerde kös ortada
              olmak kaydıyla genellikle yarım ay, bazen de daire şeklinde sıralanarak ayakta durulmuştur. Bu esnada yalnızca
              nakkareler oturarak çalmıştır. Savaşlarda büyük çalgılar ve bunları çalan müzisyenler at ya da deve üzerindeyken
              diğer müzisyenler genellikle yürümüştür.
                Eğlence müziği, yükselen yaşam standartlarıyla yeni bir müzik anlayışı olarak doğmuş, İstanbul gibi büyük
              şehirlerde icra edilmiştir. Eğlence müziği icrası özellikle Lale Devrinde oldukça yaygınlaşmıştır.
                2.2.2. Gelişim Döneminin Müzik İnsanları

                Lâdikli Mehmed Çelebi
                Mehmed Çelebi, Ladik’te doğmuştur. Doğum ve ölüm tarihi kesin olarak bilinmemektedir. Musiki tarihinde
              “İsrafilzade” lakabı ile anılan Mehmed Çelebi, Ladikli Abdülhamid bin Nasuh bin İsrafil’in oğludur.
                Üst düzey bir eğitim alan Ladikli Mehmed Çelebi, bir eserinin ön sözünde musikiyi, matematiksel ilimlerin
              en üstünü ve en şereflisi saymıştır. Müzik ilminin açıklamasını yapmak için eski eserleri ve belgeleri toplamakla
              işe başladığını söylemiştir. Sadece eski eserleri tespit etmekle ve bunları bir araya getirmekle kalmayan Ladikli
              Mehmed Çelebi, yaşadığı dönemde musiki adına yapılan bütün yenilikleri de bir araya getirmiştir. Eserlerinde
              eski nazariyatçılardan söz ederek aktarımlar yapmıştır. 20. yüzyılın başına kadar Türk musikisinin bilimsel yönünü
              inceleyen ve geliştiren, özgün eserler veren başka bir müzikolog çıkmamıştır.
                Eserleri
                Er-risâletü’l- Feyhiyye: Bu eserinde kendinden önceki nazariyatçılardan farklı olarak yedi büyük aralıktan bah-
              setmiştir. Makam seyirlerini izah ederken çıkıcı ve inici ifadelerini kullanması dikkat çekicidir. Kaleme aldığı müzik
              nazariyatı eserleriyle dönemin müzik çalışmalarına önemli katkıda bulunan Mehmed Çelebi, yazdığı bu eserle de
              daha sonra yapılacak pek çok çalışmaya kaynak teşkil etmiştir.

                Kantemiroğlu (1673-1727)
                Boğdan voyvodası Constantin Cantemir’in oğludur (Görsel 2.31).
             Doğu ve Batı kültürlerini yakından tanıma fırsatı bulmuş, çağının bilim
             dallarında da geniş bir birikim elde etmiştir. Ebcet notasına değişik bir
             yön verip farklı bir nota sistemi kullanmıştır (Görsel 2.32). Kendi nota
             sistemiyle birçok saz eserini notaya alarak Türk müziğine çok önemli
             hizmetlerde bulunmuştur. Müzik dışında da birçok eseri vardır. Makam,
             usul ve perdeler hakkında bilgiler vermiştir. Kendisinden önce yazılmış
             edvarları incelemiştir.
                 Eserleri
               •  16 ve 17. yüzyılda bestelenmiş değişik bestekârlara ait 315 peşrev ile
                 40 saz semâisinin notasını yazmıştır.
               •  Musiki eserleri kitabında çeşitli makam ve usullerde bestelediği 21
                 peşrev, 9 saz semâisi ve 2 sözlü eserine yer vermiştir.  Görsel 2.31: Kantemiroğlu
























              Görsel 2.32: Kantemiroğlu notasyonu


           64  TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER
   61   62   63   64   65   66   67   68   69   70   71