Page 64 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 64
2. ÜNİTE
ler yeteneklerine göre hanende ve sazende olarak gruplara ayrılmış,
eğitimini başarıyla tamamlayanlar ise icra heyetine alınmıştır. Mevlevi
ayinlerinde ilk olarak kudüm (Görsel 2.26), rebap ve ney çalgıları kulla-
nılmıştır. 17. yüzyıldan itibaren kullanılan çalgılara tambur, ut, kanun, ke-
man, santur ve klasik kemençe eklenmiştir. Dönemin birçok ünlü besteci
ve icracısı Mevlevihanelerde yetişmiştir. Müzik tarihi açısından kaynak
oluşturan Mevlevi dedelerinin yazdığı müzik nazariyatı kitapları önemli
eserler arasındadır.
Osmanlı Döneminin en önemli müzik türlerinden biri de cami mü-
ziğidir. Bu dönemde yetişen din adamlarının birçoğu daha sonra birer
besteci ve icracı olmuşlardır. Görsel 2.26: Kudüm
15 ve 16. yüzyıl Osmanlı Döneminde halk arasındaki kopuzcu ozan
geleneği, yerini sazcı âşıklık geleneğine bırakmış, âşık müziği kökleşip
yaygınlaşmıştır. Önceleri inançsal konuların işlendiği âşıklık geleneği
zamanla dünyasal konuları da işlemeye başlamıştır. Genellikle gezgin
olan âşıklar, kent ve kasaba çevresindeki özel kahvehanelerde, bey ve
paşa konaklarında atışma denilen geleneksel yarışmalar yapmıştır. 16.
yüzyılda Köroğlu ve Pir Sultan Abdal (Görsel 2.27), 17. yüzyılda Karaca-
oğlan ve Âşık Ömer, 18. yüzyılda Ravzi ve Hocaoğlu, 19. yüzyılda Emrah
ve Dadaloğlu yaşadıkları dönemin ünlü âşıklardan bazılarıdır. Osmanlı
padişahlarından, IV. Murat, IV. Mehmet ve II. Mahmut âşık müziğine özel
bir ilgi ve önem göstermişlerdir.
Mehterhane, Osmanlıda askerî müzik yapmak amacıyla kurulmuş-
tur. Devletin hem merkez teşkilatında hem de bütün beylerbeyi (eya-
let) ve sancak (vilayet) merkezlerinde mehter takımı bulundurulmuştur.
Önceki Türk devletlerinde tabılhane ve nevbet isimleri ile anılan askerî
müzik toplulukları, Fatih Sultan Mehmet Döneminde ciddi bir gelişim Görsel 2.27: Pir Sultan Abdal
göstermiştir. Mehterhane, Yavuz Sultan Selim Döneminde “Tabl-ü Âlem
Mehteran”; Kanunî Sultan Süleyman Döneminde ise “Âlem Mehteri” ve “Cemaat-i Mehteran-ı Âlem” olarak adlan-
dırılmıştır.
Mehterhane-i Hümayun
Saraya bağlı olan ve yalnızca askerî müzik icra eden mehter topluluğudur. Mehterhane-i Hümayun savaş za-
manında ordu ile birlikte görev almış, barış dönemlerinde ise saray tarafından gerçekleştirilen çeşitli törenlerde
askerî müzik icra etmiştir.
Esnaf Mehteri
Saraya bağlı olan mehter takımı dışında şehir merkezinde esnaflık
yapanların oluşturduğu “esnaf mehteri” adı verilen bir topluluk oluştu-
rulmuştur. Bu toplulukta görev alan kişiler geçimlerini esas meslekleri
olan esnaflıktan sağlamıştır. Dernek çatısı altında birleşen esnaf mehte-
ri takımını yöneten mehterbaşı, mehterhaneye bağlıdır. Esnaf mehteri,
nevbethanelerde günde üç kez “nevbet” töreni yapmıştır. Ayrıca mehter
takımıyla birleşerek padişahın gittiği seferlere de katılan esnaf mehteri,
askerî müziğin dışında eğlence müziği de yapmıştır (Görsel 2.28).
Mehterhane, I. Murat zamanında yeniçeri birliklerinin kurulmasıyla
birlikte daha fazla gelişerek yeniçerilere yardım eden bir kurum hâline
gelmiştir. Mehter takımında görev yapanlar da yeniçeriler gibi kapıku-
lu ocağına bağlanmıştır. Yeniçerilerin bir parçası olan mehter takımının
işlevleri arttıkça bağımsız bir kurum hâlini almıştır. Mehter eski Türk
devletlerindeki askerî müzik topluluklarında olduğu gibi Osmanlı Dev-
leti’nde de saltanatın simgesi, egemenliğin ve gücün sembolü olarak
görülmüştür. Görsel 2.28: Esnaf mehteri, Levni
62 TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER

