Page 63 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 63

2. ÜNİTE


                  Ahmedoğlu Şükrullah

                  Şükrullah’ın doğum tarihi ve yeriyle ilgili kesin bir bilgi yoktur. İyi bir eğitim gören Şükrullah, II. Murat’ın ve
               Fatih Sultan Mehmet’in yakınında bulunmuş, müzik adına önemli görevler üstlenmiştir. Şükrullah, usûl-i şer’iyye,
               kelam, Arap ve Fars edebiyatı dersleri almıştır. Daha sonra Bursa’ya giderek Molla Şemseddin Mehmed Fenârî’nin
               eğitiminden geçmiş, ilim meclislerinde bulunmuştur. İlim eğitimini tamamladıktan sonra Bursa’da Sultâniye Med-
               resesinde göreve başlamış daha sonra da Edirne’de dârul-hadîs dersi öğretmeni olmuştur. Arapça ve Farsçayı çok
               iyi seviyede bilen, tıp ve musikiye ilgisi olan Şükrullah, üç farklı dilde eser yazmıştır.
                  Mehmet Tahir Efendi “Osmanlı Müellifleri” adlı eserinde, Şükrullah’ın hac dönüşünde Mısır’a uğrayıp oradaki
               âlimlerle görüştüğünü ve o âlimlerden faydalandığını belirtmiştir.
                   Eserleri
                  II. Murat’ın emriyle Türk musikisinin temel kitaplarından biri olan Safiyüddîn Urmevî’nin “Kitabu’l-Edvar” adlı
               eserini Arapçadan Türkçeye çevirmiştir.
                  2.2. Gelişim Dönemi
                  2.2.1. Türk Müziğinde Meydana Gelen Değişimler

                  Gelişim Dönemi, İstanbul’un Fethi’nden (1453) Lâle
               Devrinin bitimine (1730) kadar olan zaman dilimini
               kapsamaktadır. İstanbul’un Fethi’nden sonra Enderunun
               yönetim merkezi  Topkapı Sarayı olmuştur. Müzik
               çalışmaları da burada devam etmiştir. Osmanlıda Fatih
               Sultan  Mehmet  ile  başlayan  yenilik  ve  gelişim  süreci
               Enderunu da etkilemiş, okulun temel bölümlerinden biri
               olan “Musiki Meşkhanesi” bu dönemde kurulmuştur.
                  Enderunun Musiki Meşkhanesinde, müzik alanında
               kabiliyetli öğrencilere, sarayda görev yapan ya da saray
               dışından  gelen ünlü  müzik eğitimcileri tarafından  ders
               verilmiştir. Meşkhanede yaklaşık on dört yıl süren bir eği-
               timle öğrencilere sanatın bütün incelikleri öğretilmiştir.
               Doğrudan padişaha bağlı olan meşkhane, dönemin en
               canlı ve en büyük müzik merkezi hâline gelmiştir. Meşkha-
               nede yetişen müzik adamları saz, söz ve besteleriyle Türk
               müziğine önemli bir değer katmıştır. Musiki Meşkhanesi,
               zaman içinde Enderun Müzik Okulu niteliği kazanmıştır.
                  15. yüzyıldan itibaren Türk sanat müziğini konu alan
               kitapların yazıldığı Osmanlıda, geleneksel Türk sanat mü-
               ziğinin kâr, beste, peşrev, Mevlevi ayini gibi türlerindeki
               eserlerin bestelenmesi ve icra edilmesinde üst seviyelere
               ulaşılmıştır. Enderunda yetişen müzik adamlarından olu-
               şan Enderun icra heyeti, padişahlar için oluşturulmuş bir
               topluluk olup padişahın huzurunda yapılan fasıllarda ses
               ve saz icrası yapmıştır. Ayrıca bu dönemde kapalı mekân-
               larda yapılan ince saz müziği olan fasıl müziği türüne ol-  Görsel 2.25: Çeşitli müzik aletleri eşliğinde sema yapan 16. yüz-
               dukça fazla bir ilgi olmuş, birçok besteci bu türde bugüne   yıl Osmanlı minyatürü (The morgan library museum)
               de ulaşan besteler yapmıştır.
                  Enderundan sonra müzik eğitiminin sistematik olarak verildiği en önemli yer Mevlevihanelerdir (Görsel 2.25).
               Dinî müzik türünün en önemli icra ortamlarından biri olan Mevlevihaneler, Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişme
               dönemiyle birlikte Türk müziğinin beslendiği en önemli kaynaklardan biri olmuştur. İstanbul’un ilk Mevlevi der-
               gâhı, Galata Mevlevihanesi bu dönemde kurulmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nun gelişme dönemiyle birlikte
               tekke müziğinin alt türü olan Mevlevi müziği büyük bir önem kazanmış, Mevlevi tekkeleri (Mevlevihaneler) müzik
               kurumu hâline gelmiştir. İstanbul’daki Galata, Yenikapı, Eyüp ve Bahariye Mevlevihaneleri dönemin en tanınmış
               okulları olmuştur. Mevlevihanelerde, ciddi bir müzik eğitimi verilmiştir. Mevlevihanelerde eğitim gören derviş-


                                                                                        TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER  61
   58   59   60   61   62   63   64   65   66   67   68