Page 124 - Konu Özetleri TYT AYT Felsefe
P. 124
FELSEFE
KONU
ÖZETİ GÖRÜŞ ANALİZİ: F. NIETZSCHE, H. BERGSON, J. P. SARTRE VE T. KUHN
TYT-AYT TYT-AYT TYT-AYT TYT-AYT TYT-AYT TYT-AYT TYT-AYT
KENDİNİ AŞMAK ÜZERİNE
Sadece yaşamın olduğu yerde vardır istem de: ama yaşama istemi değil, aksine - böyle
öğretiyorum sana - güç istemi!
Yaşayanlar birçok şeye yaşamdan daha çok değer verirler; ama tam da değer biçmekte
dile gelir - güç istemi!
Sahiden, diyorum ki size: iyinin ve kötünün ölümsüzlüğü - yoktur böyle bir şey! Onlar da
kendiliklerinden tekrar tekrar aşmak zorundadır kendilerini.
Siz iyi ve kötüye ilişkin değerlerinizle ve sözcüklerinizle güç uyguluyorsunuz, siz değer
biçenler: ve budur sizin gizli sevdanız ve gönlünüzün parıldaması, titremesi ve sevinçle
taşması.
Oysa daha büyük bir güç istemi ve yeni bir kendini aşma doğar sizin değerlerinizden: ona
çarpıp kırılır yumurta ve yumurtanın kabuğu.
Nietzsche
Ve iyinin ve kötünün yaratıcısı olmak isteyen: sahiden, önce bir yok edici olmalıdır ve
değerleri paramparça etmelidir.
En büyük kötülük de en büyük iyilikle beraberdir böylece: ama bu yaratıcı iyiliktir.
Kötü de olsa söz edelim bundan, ey en bilgeler. Susmak daha kötüdür; suskunlukla geçirilmiş tüm hakikatler zehirlenir.
Parçalanabilecek ne varsa, bırakın parçalansın hakikatlerimize çarpıp da! İnşa edilecek pek çok ev var hâlâ!
Nietzsche, Böyle Buyurdu Zerdüşt
Analizi:
Nietzsche; iyi ve kötü, hakikat, güç istemi ve değerlerin yaratıcı yıkımı gibi kavramlarla insana dair varoluşsal bir değerlen-
dirme yaparak üst-insanın ortaya çıkışına dair bir felsefe inşa etmeye çalışıyor. Onun yaşadığı dönem savaşlar, işgaller,
soykırımlar, açlık, yıkım ve sömürü dolu bir dönemindir. Böyle bir çöküş döneminde insan ne yapar? Aslında bu dönem,
insanın kendini yeniden inşa etmesi için Nietzsche’nin istediği bir ortamdır. Nietzsche’nin üst insan dediği şey insanlığın
amacıdır. Üst insan; insanın gelişiminin bundan sonraki aşamasında ortaya çıkacak bir insan tipi olarak değerleri gözden
geçiren, yeni baştan yaratma ve güçlü olma isteğini hayata geçirme cesaretinde olan insandır. Bu yüzden insan aşılması
gereken bir varlıktır. İnsanın kendisini aşması ve üst insana ulaşması gerekmektedir. Bütün değerlerin yıkıldığı böylesi bir
dönemde üst insan yeni değerler, yeni hedefler ve yeni düşünceler getirecektir.
HAKİKAT VE SEZGİ
… mekâni olmayan duyumlar kendilerine bir şey katılmazsa oldukları gibi kalacaklardır.
Bunların bir araya gelmelerinden mekânın doğabilmesi için hepsini birden kavrayıp birbi-
rine katacak bir zihin faaliyeti ister. Nevi şahsına münhasır olan bu faaliyet Kant’ın hâssa-
siyetin apriori bir şekli dediği şeye oldukça benzer.
Şimdi bu zihnî faaliyetin karakteri aranırsa mütecanis boş bir çevre sezgi yahut telâkkisin-
de olduğu görülecektir. Çünkü mekânın başka türlü tarif edilmesine imkân yoktur.
Mekân, zaman ve hareketin mahiyeti hakkında doğrudan doğruya olan sezgi ise hareketi
sürede, süreyi de mekân dışında olarak gösteriyor, bunu gösterdikten sonra, ne kadar
ustaca olursa olsun, metafizik bir faraziyeye artık neye başvurmalı?
Ancak insanda görülen homojen bir çevre sezgisi sayesindedir ki kavramlarımızı birbirle-
rine nispetle ayırıyor, eşyayı seçik olarak görüyoruz, yine böylece yapılan çifte bir ameliye
ile bir yandan dile elverişli, bir yandan da idrakimde bütün zekâların birleştiği bizden apay- Henri Bergson
rı bir dış dünya oluyor.
Henri Bergson, Şuurun Doğrudan Doğruya Verileri
126 MEBİ KONU ÖZETLERİ FELSEFE - TYT/AYT