Page 15 - Felsefe Zenginleştirilmiş Öğretim Etkinlikleri 10
P. 15
ORTAÖĞRETİM KADEMESİNDE FARKLILAŞTIRILMIŞ ÖĞRETİM UYGULAMALARI ~ ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ
FELSEFE
2. DAVRANIŞ KONTROLÜ VE SINIF YÖNETIMI
2.1. ÜSTÜN ZEKÂLI ÖĞRENCILERDE DAVRANIŞ SORUNLARI
Eğitim ortamlarında üstün zekâlı öğrencilerin sergilediği davranış sorunlarının kökeninde akademik beklentilerin öğrencinin
potansiyeliyle örtüşmemesi, düşük motivasyon ve sosyal uyum güçlükleri yatmaktadır. Alan yazınında bu durumun sınıf
içi yansımaları; odaklanma problemleri, yapılandırılmış kurallara karşı gelme, aşırı eleştirel bir dil kullanımı ve otorite ile
yaşanan çatışmalar olarak tanımlanmaktadır (Kaya vd., 2017).
Eğitim ortamlarındaki davranış sorunları, üstün zekâlı/yetenekli öğrenciler için çoğu zaman karşılanmamış bir öğrenme
ihtiyacının uyarıcısıdır. Standart öğretim programlarının bilişsel derinlikten yoksun olması; öğrencide bir “zihinsel tembellik”
yaratarak derse katılımın düşmesi, otoriteyi sorgulayan ifadeler veya sınıf içinde alternatif uğraşlar üretme ve mizah yoluyla
dikkat çekme gibi davranışlar şeklinde ortaya çıkabilir. Öğretmenler tarafından genellikle “disiplinsizlik” olarak algılanan bu
tutumlar, özünde öğrencinin kendi öğrenme deneyimini zenginleştirme ve potansiyeline uygun bir akademik zorluk düzeyi
talep etme girişimi olarak değerlendirilmelidir. Üstün zekâlı öğrencilerin “disiplinsizlik” gibi görünen davranışları, genellikle
karşılanmamış bir ihtiyacın sinyalidir. Onlar için can sıkıntısı, fiziksel bir acı kadar rahatsız edicidir.
Görünen Davranış Olası "Gizli" Neden Öğretmen Için Çözüm Anahtarı
Zorluk Düzeyini Artır (Müfredat
Akademik Can Sıkıntısı: Konuyu zaten
Derste başka şeyle ilgilenme / Sıkıştırma): "Konuyu biliyorsan bu
biliyordur, tekrarlar ona işkence gibi
Uyuma / Kitap okuma konuya yönelik 5 tane zor soruyu çöz,
gelir.
sonra kendi projenle ilgilen." deyin.
Şeffaflık ve Özel Görüşme: Sınıf içinde
güç savaşına girmeyin. Teneffüste
Adalet Arayışı ve Mantık Ihtiyacı:
Otoriteyi sorgulama / Çok Kuralları mantıksız buluyordur veya "Hatamı fark etmen harika ama bunu
herkesin içinde söylemen beni zor
bilmişlik / Öğretmeni düzeltme öğretmenin hatasını düzeltmeyi "bilgiye durumda bıraktı, bir dahakine kâğıda
saygı" olarak görüyordur.
yazıp masama bırakır mısın?" diye
anlaşın.
Ait Olma Isteği: Zekâsını sosyal kabul Liderlik Ver: Mizah yeteneğini sunumlarda
Sınıfın palyaçosu olma / Yersiz için maskelemek istiyordur. "Zeki veya yaratıcı projelerde kullanmasını
espriler çocuk" yerine "komik çocuk" olmayı sağlayın. Ona sınıf içinde "resmî" bir
tercih ediyordur. eğlence veya etkinlik sorumluluğu verin.
Seçenek Sun: "Bunu yapmak
zorundasın." yerine "Bunu şimdi mi
Inatlaşma / “Yapmıyorum.” Özerklik Ihtiyacı: Kendisine dayatılan yoksa 10 dakika sonra mı yapmak
şeklinde karşılık verme görevi anlamsız buluyordur.
istersin?" veya "Yazarak mı anlatmak
istersin çizerek mi?" diye sorun.
Davranış yönetiminde karşılaşılan en büyük risklerden biri, üstün zekâlı çocuklardaki karakteristik özelliklerin diğer
gelişimsel bozukluklarla karıştırılmasıdır. Öğrencinin sergilediği uyumsuz davranışlar, bazen sadece akademik bir “can
sıkıntısı” bazen de altta yatan iki kere farklılık durumuyla ilişkili olabilir. Bu belirsizliği gidermek adına davranışın sıklığı,
süresi ve ortaya çıkış koşulları titizlikle gözlenmelidir. Davranışın işlevsel analizine (dikkat çekme, güç arayışı vb.) dayanan
bir değerlendirme, eğitimcileri ceza yöntemlerinden uzaklaştırarak sınıf iklimini ve öğretim materyallerini öğrencinin
ihtiyacına göre yeniden yapılandırmaya teşvik eder.
Üstün zekâlı ergenlerin özerkliğe verdikleri önem ve keskin adalet arayışları, sınıf içindeki güç dengelerini etkileyebilmektedir.
Kuralların mantıksal dayanaklarını irdeleyen ve çelişkili tavırları hızla fark eden bu öğrencilerle sağlıklı bir iletişim kurmak
için sınıf kurallarının birlikte inşa edilmesi ve yönetim süreçlerinde şeffaf olunması gerekmektedir. Öğretmenlerin açıklayıcı
bir dil kullanması ve öğrencilere seçim hakkı tanıyan bir rehberlik sergilemesi, davranış yönetimini cezacı bir yapıdan
çıkarıp karşılıklı sorumluluğa dayalı bir sürece dönüştürür.
2.2. GLASSER’IN SEÇIM TEORISI VE OKULDA KALITELI EĞITIM YAKLAŞIMI
Glasser (1999) tarafından geliştirilen Seçim Teorisi; insan davranışlarını aidiyet, güç, özgürlük ve eğlence şeklinde kategorize
edilen temel gereksinimleri karşılamaya yönelik bilinçli tercihler olarak tanımlanır. Bu teorik temele dayanan “Okulda Kaliteli
Eğitim” (Quality School) yaklaşımı, eğitim ekosisteminin bu içsel ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde yapılandırılmasını ve dışsal
denetim odaklı yaklaşımlar yerine bireyin içsel motivasyon mekanizmalarının aktive edilmesini amaçlamaktadır (Kaya vd., 2017).
ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ 17

