Page 16 - Felsefe Zenginleştirilmiş Öğretim Etkinlikleri 10
P. 16

ORTAÖĞRETİM KADEMESİNDE FARKLILAŞTIRILMIŞ ÖĞRETİM UYGULAMALARI ~ ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ
        FELSEFE



        Glasser’ın Seçim Teorisi’ne göre davranış sorunları, karşılanmayan ihtiyaçlardan doğar. Üstün zekâlı öğrencilerde bu 4
        temel ihtiyaç aşağıdaki gibi görünür ve bu ihtiyaçlar şu şekilde karşılanmalıdır:
          Güç (Yeterlilik/Başarı): Kendini yetkin hissetme ihtiyacıdır. Sadece notla değil bilgiye katkı sağlayarak tatmin olurlar.
          •  Uygulama: Onlara “sınıf uzmanı” rolü verin. Bildikleri bir konuda 5 dakikalık sunum yapsınlar.
          Özgürlük: Kendi kararlarını verme ve otonomi ihtiyacıdır.
          •  Uygulama:  Ödevlerde  format  seçme  hakkı  tanıyın  (video,  makale,  poster).  Sıralarını  veya  çalışma  arkadaşlarını
           seçmelerine izin verin.
          Eğlence: Keşfetme, merak ve keyif alma ihtiyacıdır.  Onlar için “öğrenmek” en büyük eğlencedir, sıkıcı tekrar ise eziyettir.
          •  Uygulama: Oyunlaştırmayı (Gamification), zekâ soruları ve mizah ile derslere entegre edin.
          Aidiyet: Sevme ve sevilme, kabul görme ihtiyacıdır.
          •  Uygulama: Onları “garip” özellikleriyle birlikte kabul eden bir sınıf iklimi yaratın. Ilgi alanlarını sınıfta paylaşmaları için
           onlara alan açın.
        Kaya ve arkadaşları (2017) tarafından tasarlanan program kapsamında öğretmenlere üstün zekâlı öğrencilerin özgürlük, güç,
        eğlence ve ait olma ihtiyaçlarını okul bağlamında nasıl karşılayacaklarına dair kapsamlı bir eğitim sunulmuştur. Bu süreçte
        odak noktası; öğrencilerin başarı kimliklerini desteklemek ve içsel motivasyonlarını güçlendirmek olmuştur. Programın sonuçları
        incelendiğinde eğitim alan öğretmenlerin “kaliteli okul ortamı yaratma” ve “önleyici davranış yönetimi” puanlarında artış olduğu,
        bu durumun ise sınıf içindeki olumsuz davranışların azalmasına doğrudan katkı sağladığı gözlemlenmiştir (Kaya vd., 2017).
        Sınıf yönetiminde Seçim Teorisi’ni benimsemek, disiplini bir “kontrol” unsuru olmaktan çıkarıp öğrencinin temel ihtiyaçlarını
        besleyen bir etkileşim modeline dönüştürür. Özellikle üstün zekâlı ergenlerin özgürlük ve güç ihtiyacı, entelektüel bağımsızlık
        talebiyle iç içe geçmiştir. Eğitim sürecinde öğrenciye öğrenme rotası ve ürün tasarımı konusunda seçme hakkı tanınması;
        disiplin  kurallarının  dayatmacı  yapısını  kırar  ve  bu  kuralların  ortak  öğrenme  düzenini  koruyan  yapıcı  birer  rehber  olarak
        algılanmasını sağlar.
                                  SEÇİM TEORİSİ: EĞİTİMDE İÇSEL GÜÇ

                                 Eğitimin Odak Noktası: Dışsal Kontrolden İçsel Motivasyona
                           İnsan davranışları, dört temel ihtiyacı karşılamak için yapılan bilinçli tercihlerdir.

                              DIŞSAL DENETİM                              DIŞSAL DENETİM
                              Baskıcı Yöntemler                           Bireyin İçsel Mekanizmalarını
                              Kontrol Odaklı                              Aktive Edin


                                                 4 TEMEL İHTİYAÇ




                      AİDİYET              GÜÇ                ÖZGÜRLÜK             EĞLENCE
                                      Tüm davranışlar bu dört içsel gereksinimi karşılama çabasıdır.

                       ÖĞRENCİYE SEÇME VE TASARIM HAKKI          DİSİPLİN: KONTROL DEĞİL YAPICI REHBERLİK
                       Öğrenme rotasını belirleme hakkı, kuralların   Disiplin, dayatma yerine ortak düzeni koruyan bir
                       benimsenmesini sağlar.                    rehber olmalıdır.

        “Okulda Kaliteli Eğitim” yaklaşımı açısından “nitelikli görev”; üstün zekâlı öğrenciler için yüksek bilişsel talep, özgün ürün, geri
        bildirim döngüsü ve revizyon fırsatı içeren görevlerdir. Öğrencinin yaptığı işin amaç ve değerini anlayabilmesi, davranışsal uyumu
        güçlendirir. Bu nedenle öğretmenin görev tasarımında gerçek dünya problemleri, disiplinler arası bağlantılar ve öğrencinin ilgi
        alanlarıyla ilişkilendirme stratejileri kullanması; Seçim Teorisi’nin motivasyonel varsayımlarıyla tutarlı bir uygulama üretir.
        Seçim Teorisi’nin pratik yansıması, öğretmen ve öğrenci arasındaki bağın gücüyle ölçülür. Adalet ve güven zemininde
        yaşanan kırılmalar, üstün zekâlı gençlerin savunma mekanizmalarını harekete geçirerek çatışmacı bir iletişim diline yol
        açabilir. Bu riski en aza indirmek adına öğretmenlerin katı bir otorite figürü yerine rehberlik odaklı bir duruş sergilemesi
        önerilmektedir. Hedef sözleşmeleri ve öz yansıtma araçları gibi katılımcı yöntemlerle öğrenciyi eğitimsel sürecin öznesi
        hâline getirmek, davranış yönetimini cezacı bir yapıdan çıkarıp karşılıklı sorumluluk esasına dayandırır.

     18   ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM ETKİNLİKLERİ
   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20   21