Page 462 - Türk Dili ve Edebiyatı - 10 | Beceri Temelli
P. 462
224 TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI 10 Ortaöğretim Genel Müdürlüğü
GÖZLEMEVİ MÜDÜRÜ — Başka eller görmediniz mi?
YOLCU — Gördüm. Bakkalın, kasabın, esnafın ellerini gördüm. Gözlerimi satıcıların ellerinden
ayırmadım.
GÖZLEMEVİ MÜDÜRÜ — Niçin?
YOLCU — Yanlış tartmasınlar, eksik vermesinler diye.
GÖZLEMEVİ MÜDÜRÜ — Güzel, ya hanım elleri?
YOLCU — Bahçem yok benim. (Sessizlik)
(…)
GÖZLEMEVİ MÜDÜRÜ — Ateş böceklerini görebiliyor musunuz?
YOLCU — Adını duydum, ama görmedim, çok küçükmüş.
GÖZLEMEVİ MÜDÜRÜ — Çok mu küçükmüş? Emin misiniz?
YOLCU — Küçükmüş. Oğlum söyledi. Ama çok güzelmiş.
GÖZLEMEVİ MÜDÜRÜ — Oğlunuz kaç yaşında?
YOLCU — Beş yaşında. Daha geçen gece bir tane yakalamış. Avucunda gösterdi, pek hoşlanmıştı,
gülüyordu, ama ben göremedim, çok küçüktü.
GÖZLEMEVİ MÜDÜRÜ — Ateş böceği çook, çok büyüktür; ancak çocuk ellerine sığar. Ateş böcek-
lerini göremeyen yıldızları hiç göremez.
YOLCU — Teleskopla da mı?
GÖZLEMEVİ MÜDÜRÜ — Onunla da! (Kesin) Hayır! Geçmiş artık! Göremezsiniz.
(…)
Behçet Necatigil, Yıldızlara Bakmak
1. a) Okuduğunuz metinde yıldızlara bakmak isteyen yolcu, yıldızları niçin görememektedir?
b) Gözlemevi müdürü Doktor işi değil bu diyerek neyi kastetmiş olabilir?
2. Gözlemevi müdürünün İnsan yıldızları ne zaman görmez, biliyor musunuz? Ya hiç bakmamışsa ya
da çok bakmışsa! Ya açlığındandır görmeyişi ya da artık doymuş, kanıksamış olmasından! sözlerinden
ne anlıyorsunuz? Yazınız.
3. Parçada hâkim olan duygu ne olabilir? Bu duygunun sizin hayatınızdaki yeri hakkında kısa bir yazı
yazınız.
4. Ateş böceği çook, çok büyüktür; ancak çocuk ellerine sığar sözleriyle anlatılmak istenen nedir? Yazınız.
460
Hazırlayan: Murat AKTÜRK