Page 128 - Osmanlı Türkçesi 1
P. 128
B E Ş İ N C İ Ü N İ TE
o K um a m ETN İ-21
Aşağıdaki “Tefvizname” adlı şiiri önce sessiz, sonra sesli olarak okuyunuz.
همان ضیوفت
رلیأ یرﺧ ىرلرش قح
رلیأ یرغ هك همتیا نظ
رلیأ یرس نيآ فراع
رلین لم هروﮔ لاوم
رلیأ لزوﮔ هسرلین
)...(
همتیا دارم یشیا رب
همتیا دانع هسیدلوا
همتیا در وا ردندقح
رلین لم هروﮔ لاوم
رلیأ لزوﮔ هسرلین
یدآ ڭنآ هدلد رﻫ امقاب روﺧ هی هسمیك ﭻیﻫ
یدای ڭنآ هدناﺟ رﻫ امقیی ﻞﯕوﮔ ،همتیجنیا )...(
یدادما رد هلوق رﻫ امقیچ نای هنسفن نس هلیوش نوچین وش هیمد
رلین لم هروﮔ لاوم رلین لم هروﮔ لاوم هلیوأ لوا رد هنجری
رلیأ لزوﮔ هسرلین رلیأ لزوﮔ هسرلین هلیأ برص هنﯕوص قاب
)...( )...( رلین لم هروﮔ لاوم
ّ
ناوید ،یقح ﻢیﻫاربا ىلمورضرا رلیأ لزوﮔ هسرلین
LÜGATÇE
نيآ (anı): [Eski Türkçede] Onu. یرﺧ (hayır): İyilik, yardım.
ضیوفت (tefviz): Her işini Allah’a bırakmak ve onun یرغ (gayr): Başka bir kimse, başka türlü; olmayan.
yaptığı her şeyi gönül hoşluğu ile karşılamak. فراع (arif): Allah’ın sırları kendisine açılmış olan
ّ
ﻞكوت (tevekkül): Herhangi bir işte elinden geleni seçkin kul, herkesin göremediği manevi gerçekleri
yapıp daha sonrasını Allah’a bırakma, Allah’a gören, anlayan kimse.
güvenme. لاوم (Mevla): Efendi, malik; Allah. 127

