Page 13 - Osmanlı Türkçesi 3
P. 13
12 BİRİNCİ ÜNİTE
1.1. Kültür ve Medeniyetimizde Osmanlı
Türkçesinin Yeri
Hazırlanalım
1. Dilin, kültür ve medeniyetin gelişmesindeki rolü ile ilgili neler söyleyebilir-
siniz? Belirtiniz.
2. “Ne harabi ne harabatiyim / Kökü mazide olan atiyim.” (Yahya Kemal) mıs-
ralarıyla anlatılmak istenen nedir? Düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız.
Okuyalım
BİR MEDENİYET DİLİ: OSMANLI TÜRKÇESİ
Dil, insanın hem muasırlarıyla hem de geçmiş ve gelecekteki kuşak-
larla iletişime geçmesinin en kolay ve benzersiz yoludur. Milletler din,
ahlak, tarih, coğrafya, sanat vs. her türlü ilmî ve kültür değerini dil ile
tespit edip bir medeniyet varlığı hâline dönüştürürler. Bu bakımdan dil;
bir milletin, bir medeniyetin maddi manevi varlığının teşekkülünü,
muhafazasını ve gelecek kuşaklara intikalini sağlayan bir hazine
kıymetindedir.
Grekçe (Yunanca) ve Latince, Hristiyan Batı medeniyetinin
ana dilleri olmuş; İbranice ve Aramice de tarihte Yahudi mede-
niyetini kuran diller olarak yer almıştır. İslam medeniyetinin ana
dilleri ise Arapça ve Farsça ile birlikte bu medeniyetin tarih içinde
kavram ve kurumlarını şekillendirmeyi başardığı için Türkçedir. Bu
Türkçe kullanıldığı dönem de hesaba katılarak söylenecek olursa
Osmanlı Türkçesidir.
İslam medeniyetinin temel kaynakları Kur’anı Kerim ve hadisişerif-
lerin dili olması hasebiyle Arapça, İslam medeniyetinin inşasında ve
gelişmesinde önemli bir yere sahiptir. Gerek Peygamber Efendimiz’in
yaşadığı asırda gerekse ondan sonraki dönemlerde Arapçanın İslam
medeniyetine büyük katkısı olmuştur. Diğer taraftan Farsça, Asya’da
geniş bir coğrafyada kullanılmış; bilhassa sanat ve edebiyatta tercih edil-
mesi yönüyle köklü ve edebî bir dil olarak karşımıza çıkmıştır.
Osmanlı Türkçesi özellikle Osmanlılar Dönemi’nde üç kıtaya hâkim, üç kı-
tanın kültür birikimine sahip muhteşem bir dil olma özelliği taşır. Osmanlıca,
Arapça ve Farsça başta olmak üzere dünyanın pek çok dilinden ve kültürün-
den beslenmiş fakat onlardan aldıklarını kendine mal ederek İslam medeni-
yetinin en ihtişamlı, en güçlü dili hâline gelmiştir.
Ecdadımız, İslam medeniyetinin bütün havzalarından beslenen Osmanlı-
ca ile millî ruhumuzun temelini oluşturan sayısız güzide eser kaleme almış; kül-
tür ve medeniyetimizin hafızasını meydana getirmiştir. Bugün Balkanlardan

