Page 170 - Osmanlı Türkçesi 3
P. 170

BEŞİNCİ ÜNİTE                                                            169


























                                                                                                    Tahsin Kurt




                                              Besmeleyle edelim feth­i kelam
                                            Fethola ta bu muamma­yı benam
                                             Olmasa besmele resmi memdut
                                             Cins­i eşyada olur muydu vücut
                     Talik: Her harfi yuvarlağımsıdır. Düz hattı yoktur. Yalnız düz çizgilerden oluşan
                   ma’kilî yazının tam tersidir. Bu yazıya İran’da Nestalik adı verilir. Bir de şikeste
                   (kırma) türü vardır. Talik hattı, sülüsle aynı kalınlıkta kalemle yazılır. Bu hattın en
                   büyük üstatları Azerbaycan ve İran’dan çıkmıştır. Bizde de aynı yolda XVIII. yüz-
                   yıl sonlarına kadar başarı ile kullanılan bu yazı, Yesari Esat Efendi’den itibaren
                   Türk tavrı kazanmıştır. Eski dönemlerde ilmî ve dinî eserler, mahkeme evrakı talik
                   hatla yazılırdı.


                     Kûfi:  Harflerin  köşeli  olarak  yazıldığı
                   geometrik bir yazı türüdür. Kûfe şehrin-
                   de ortaya çıktığı için kûfi adı verilmiştir.
                   Bu yazı miladi IX. yüzyıldan XV. yüzyılın
                   sonuna kadar türlü değişikliklere uğra-
                   yarak kullanılmıştır. Mushafların yazıldığı
                   Arap  yazısıdır.  Kûfinin  kalemle  yazılan
                   Mushaf  yazısından  başka  dinî,  askerî
                   ve sivil binaların kitabeleriyle mezar ve
                   menzil kitabelerinde oymak ve kabart-                                            Erdem Köymen
                   mak  suretiyle  sert  maddeler  üzerine
                   hakkedilen  celi  şekli  gelişmiş;  böylece
                   kûfi yazı hem binanın süsü hem de me-                Nimete şükretmek,
                   deniyetin tesciline vasıta olmuştur.                nimetten daha hoş
   165   166   167   168   169   170   171   172   173   174   175