Page 148 - TÜRK HALK MÜZİĞİ KORO 12
P. 148

TERİMLER SÖZLÜĞÜ


                                                             A
               aba            : Yünün dövülmesiyle yapılan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve
                                uzun üstlük. Dervişlerce giyilen hırka.
               ağız           : Bir bölgenin müzik kültüründe görülen söyleyiş özelliklerinin tümü.
               ahu gözlü      : Gözleri çok güzel olan (kadın); ceylan gözlü.
                                                             B
               bağban         : Bağ veya bahçe bekçisi. Bahçıvan.
               bahadır        : Savaşlarda gücü ve yılmazlığıyla üstünlük kazanan veya yiğitlik gösteren kimse; batur.
               beniz          : Yüz, yüz rengi.
               bet            : Yüz.
               biçim          : Şiirlerin kuruluş ve uyak düzenlerine göre olan dış görünüşü; şekil: Gazel, mesnevi,
                                rubai, sone birer şiir biçimidir.
                                                             C
               civan          : Yakışıklı genç erkek veya güzel genç kadın.
                                                             Ç
               çarkıfelek     : Talih, kader.
                                                             D
               derviş         : Bir tarikata girmiş, onun kurallarına ve törelerine bağlı kimse; torlak. Yoksulluğu,
                                çilekeşliği benimsemiş kimse. Alçak gönüllü ve her şeyi hoş gören kimse.
               deyiş          : Semahla birlikte yalnızca bağlama eşliğinde ağır tempoda söylenen bir beste türü.
               dilber         : Alımlı, güzel kadın.
               diyafram       : Göğüs ve karın boşluklarını birbirinden ayıran ince ve geniş kas.
               dizi           : Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü.
                                                             E
               elvan          : Türlü renklerde olan.
               entari         : Genellikle tek parçalı kadın giyeceği.
                                                             F
               felek          : Gök, gökyüzü, sema. Dünya, âlem. Talih, baht, şans.
               ferace         : Kadınların sokakta giydikleri, mantoya benzer, arkası bol, yakasız, çoğu kez
                                eteklere kadar uzayan üst giysisi. Dervişlerin giydiği bol bir tür hırka.
               fırka          : İnsan topluluğu. Tümen.
               fidan boylu    : İnce, uzun ve biçimli (kimse).
                                                             G
               gedik          : Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık; rahne.
               gerdan         : Vücudun omuzlarla baş arasında kalan ön bölümü.
                                                             H
               harman         : Biçildikten sonra tahıl demetlerinin üzerinden düven geçirilerek tanelerin
                                başaklarından ayrılması işi. Bu işin yapıldığı yer veya mevsim.
               hasbihâl       : Sohbet.
               hava           : Müzik parçalarında tür. Müzik aletlerinden çıkan ses perdesi.
               hızma          : Burun kanadına takılan süslü, altın veya gümüş halka; hırızma.
               hicran         : Bir yerden veya bir kimseden ayrılma, ayrılık. Ayrılığın neden olduğu onulmaz acı.
               hilaf          : Yalan.




               146
   143   144   145   146   147   148   149   150   151   152   153