Page 221 - ÇALGI EĞİTİMİ BAĞLAMA | 9
P. 221

gürgen           : Karadeniz kıyılarındaki ormanlarda çok yetişen, kerestesi değerli bir ağaç,
                                       karagürgen.



               hece bağı         : Müzikte bir heceyi iki ya da daha fazla sesle söylememiz gerektiğinde bu sesleri bir-
                                       birine bağlayan çizgi.
               herg (herk)     : Süpürülüp dinlenmeye, nadasa bırakılan tarla.




               ıslah etmek    : Düzeltmek.
               intizar             : 1. Birinin gelmesini, bir şeyin olmasını beklemek, gözlemek. 2. Beddua, inleme.



               kanun             : Dikdörtgen biçiminde, bir köşesi kesik, yassı bir sandık üzerine gerilmiş tellerden
                                        oluşan, ince saz çalgısı.
               karar sesi       : Çalgının yapısına göre sesin en verimli çıktığı yer veya ses bölgesi.
               kelebek          : Akçaağaç/süs ağacı olarak da dikilen, tahtası hafif ve sağlam bir ağaç, isfendan.
               koçaklama     : Cesur, yiğit ve kahramanca bir eda taşıyan ve çoğu kez savaş, cengâverlik
                                        konularını işleyen türkü.
               korno             : Bir ağızlık, kendi üzerine dolanmış koni biçiminde uzun bir boru ve ağzı genişçe
                                        açılan bir kulaklıktan oluşan üflemeli bakır çalgı.
               köknar            : Çamgillerden, yüksek bölgelerde yetişen, iğne yaprakları kısa, yassı olan, reçineli
                                        ve kozalaklı bir orman ağacı.
               kudüm            : Metal (bakır) tahta veya topraktan yapılmış huni biçimindeki yan yana getirilmiş
                                       iki kâsenin geniş kısımlarına deri gerilerek oluşturulan vurmalı çalgı.
               kurulmak        : Kibirlenmek, burnu havada olmak.



               ladin               : Çamgillerden, 50-60 metre yüksekliğinde, düz gövdeli, kozalağı aşağıya doğru
                                        sarkık, kerestesi ve reçinesi değerli, çam türüne çok yakın bir orman ağacı.
               libas               : Giysi.



               mahluk           : Yaratık.
               mail (mayil)    : İstekli, hevesli, hayran, eğilmiş, gönlü düşmüş.
               maun              : Hindistan ve Honduras'ta yetişen büyük bir orman ağacı.
               mayil olmak    : Eğilmek, düşmek.
               mengi             : Güney Anadolu’daki tahtacılar arasında yaygın bir oyun ve bu oyuna eşlik eden
                                        ezgi türü.
               meyil vermek  : Sevmek, eğilimini belli etmek.
               murat almak   : Dileğine kavuşmak.



               nakarat           : Bir şarkıda her kıtadan sonra tekrarlanan ve bestesi değişmeyen parça. Sözlü
                                        ezgilerin ana bentleri dışında kalan, kısa veya uzun söz kalıplarından oluşan
                                        güfte bölümü.
               neva               : Ses, seda, makam, ahenk, ezgi.



               obua               : Orkestrada yer alan çift kamışlı, tahtadan yapılmış üflemeli çalgı.



                  220
   216   217   218   219   220   221   222   223   224   225   226