Page 16 - Osmanlı Türkçesi 1
P. 16
B İ R İ N C İ Ü N İ TE
aşkın devletin topraklarında hüküm sürmüş ve tarihin en büyük devletlerinden
biri olan Osmanlı Türk Devleti'nin kullandığı Türkçedir.
Osmanlı Türkçesinin “Osmanlıca” diye adlandırılması, Arapça ve Farsçanın dil
ögelerinden oluşmuş bir yabancı dil gibi algılanmasına sebep olmuştur. Her
dil gibi Türkçe de tarihî gelişimi içinde farklı özellikler göstermiştir. Dildeki asır-
dan asıra ortaya çıkan bu değişiklikler ayrı bir dilden söz etmeyi gerektirmez.
Kısacası Osmanlıca; İngilizce, Fransızca veya Rusça gibi bir yabancı dil değildir;
Türkçenin Arap kökenli bir alfabeyle yazıldığı döneminin adıdır.
Osmanlı Türkçesi pek çok Arapça ve Farsça unsur barındırmaktadır. Bu nedenle
Osmanlı Türkçesinin “zor, anlaşılmaz” bir dil olduğu görüşünü savunanlar da
vardır. Kimi dönem eserlerinin yabancı dillerin etkisinde ve konuşma dilinden
uzak olduğu, kimi belgelerde ağır ve ağdalı bir dil kullanıldığı herkesçe ka-
bul edilen bir gerçektir. Osmanlı Türkçesinin böyle bir yönü olsa da Osmanlılar
sade bir dille yazışmayı tercih etmiş, nihayet bugün bile rahatça anlaşılabilecek
bir Türkçe ile konuşmuştur.
Türkler, Müslüman olduktan sonra İslam kültür ve medeniyetinin etkisinde kal-
mış; bu etkinin sonucunda temeli Kur’an harflerine dayanan bir alfabeyi kul-
lanagelmişlerdir. Bu alfabeye Türkçenin seslerini karşılamak için yeni harfler
ilave etmişler ve böylece Osmanlı Türkçesi alfabesini kullanarak yüzyıllarca her
sahada aslı ve özü Türkçe olan birçok eser vermişlerdir.
Kur’an harflerini temel alan Osmanlı Türkçesine yüzyıllar içerisinde yalnızca
Arapça ve Farsçadan değil; Yunanca, Rumca, Ermenice ve Fransızca gibi birçok
dilden kelimeler geçmiştir. Ancak Türk dili, yabancı dillerden aldığı bu ögeleri
zaman içerisinde millîleştirmiş, kendine mal etmiş, Türkçeleştirmiştir. Böylece
Osmanlı Türkçesi adı verilen zengin bir Türkçe söz varlığı ortaya çıkmıştır.
15

