Page 246 - Osmanlı Türkçesi 3
P. 246

METİN ÇEVİRİLERİ, SÖZLÜK VE KAYNAKÇA                                     245


                 METİN ÇEVİRİLERİ


                 Okuyalım (s. 175)                          Okuyalım (s. 176)
                 Resul­i  Ekrem  ve  Fahr­i  Âlem  Muham-   Sen Hakk’a tevekkül kıl
                 med Mustafa (Sallallahu aleyhi ve sel- Tefviz et ve rahat bul
                 lem)  Efendimiz  hilkatçe  ve  ahlakça     Sabreyle ve razı ol
                 nev­i  beşerin  en  mükemmeli  idi.  Mü-   Mevla görelim neyler
                 barek vücudunun her azası çok müte-
                 nasip idi. Alnı ve göğsü, iki omuzlarının   Neylerse güzel eyler
                 arası  ve  avuçları  geniş,  bilekleri  uzun,
                 parmakları uzunca, elleri ve parmakla- Okuyalım (s. 178)
                 rı  kalınca  idi.  Uzuna  yakın  orta  boylu,   Naçar olacak yerde
                 iri kemikli, iri gövdeli, güçlü kuvvetli idi.   Nâgâh açar ol perde
                 Ne zayıf ne de şişman ikisi ortası, göğsü
                 ile karnı aynı seviyede idi. Kemal­i itidal   Derman eder ol derde
                 üzere  büyük  başlı,  hilal  kaşlı,  çekme  Mevla görelim neyler
                 burunlu, az değirmi çehreli idi. Gözle-    Neylerse güzel eyler
                 ri  kara,  güzel  ve  büyücek,  akında  ise
                 az kırmızılık var idi. Kirpikleri uzun idi. İki
                 kaşının arası açık idi. Mübarek teninin  Bir merhaleden güneşle derya görünür
                 rengi gül gibi kırmızıya mail beyaz idi.   Bir merhaleden her iki dünya görünür
                 Yüzünde  daima  nur  parlar  idi.  Dişleri   Son merhale bir fasl­ı hazandır ki sürer
                 inci gibi latif ve parlak idi. Pek uzaktan
                 işitir ve kimsenin göremeyeceği mesa-      Geçmiş gelecek cümlesi rüya görünür
                 feden görür idi. İki omuzu arasında nü-
                 büvvet mührü var idi.                      Az bela sanma efendi hasedi
                                                            Mahveder hâsidi kendi hasedi
                 Habib­i  Zişan  (Aleyhissalatü  vesselam)
                 Efendimiz insanların en temiz kalplisi, en   Sultan Süleyman­ı Evvel Muhibbi
                 doğru sözlüsü, en yumuşak huylusu ve
                 en cömerti idi. En mahir kumandan ve       Halk içinde muteber bir nesne yok dev-
                 en büyük inkılapçı idi. Onu gören ürpe-
                 rir  ve  onunla  beraber  olan  onu  sever   let gibi
                 idi. Kalplere mahbup, akıllara muallim,  Olmaya  devlet  cihanda  bir  nefes  sıh-
                 nefislere mürebbi ve ruhlara sultan idi.   hat gibi
                 Onu  vasfeden,  “Onun  (asm)  bir  ben-
                 zerini ne önce ne de sonra hiç görme-
                 dim.” der idi.
                 [Arapça ibarenin çevirisi] Yâ İlâhî! Risa-
                 let semâsının güneşi, nübüvvet feleğinin
                 ayı olan Efendimiz’e ve onun, hidayete
                 erenlere  hidayet  yıldızı  olan  ashabına
                 salât ve selâm eyle.
                 Okuyalım (s. 176)
                 Dünle beraber gitti düne ait ne varsa
                 Bugün yeni şeyler söylemek gerek
                 Kavuşup hasret giderelim
                 Habib’in yat(p)tığı gül kubbede
                 Gelin düğün bayram edelim
                 “El­mer’u me’a men ehabbe”de
   241   242   243   244   245   246   247   248   249   250   251