Page 148 - ESTETİK 11
P. 148
6.5. Altın Oran
Bütün sanatçılar sanatın hangi alanın-
da olursa olsun ürettikleri eserlerin
beğenilmesi ister. Bu istek sanatçı-
lar için önemli olduğundan eser-
lerinde güzeli bulmaya ve güzeli
yansıtmaya çalışmışlardır. Altın
oranla ilişkilendirilen çalışma-
ların herkes tarafından “güzel”
olarak nitelendirilip beğenildiği
gözlemlenmiştir. Bu nedenle
kaynağını doğadan ve evren-
den alan altın oran, mimaride
ve sanatta estetiğin temel un-
surlarından biri hâline gelmiştir.
Günümüze kadar sanat eserle-
rinde sanatçılar tarafından kulla-
nılmıştır (Görsel 6.11).
Güzelliğin dışsal yani biçimsel
özellikleri incelenirken güzel ola-
rak değerlendirilen şey objenin Görsel 6.11: Meryem’in Evliliği, 1504, Raffaello Sanzio, 174x121
nitelikleri ve biçimidir. Güzellik cm, Ağaç üzerine yağlı boya, Brera Sanat Galerisi, Milano,
objeyle ilgili olduğundan objektif- İtalya
tir yani kişiden kişiye değişmeyen
özellikler toplamıdır. Zaman içerisinde objektif ve güzel olarak değerlendirilen objenin
dışsal özelliklerinin de sayılarla yani matematiksel olarak ifade edilmesinin gereklili-
ği ortaya çıkmıştır. Grek felsefesinde “güzel”in matematiksel olarak belirlenebileceği
görüşü çok eskilere dayanmaktadır. Platon bu düşünceyi savunanların öncülerinden
Bilgi
Notu
‘‘
Eski Yunan matematikçisi Öklid, milattan
önce 300′lü yıllarda yazdığı “elementler”
adlı eserinde altın oranı ifade etmiştir.
Altın oranı bir doğruyu ekstrem ve önemli
oranda bölmek olarak tanımlamıştır.
Mısırlıların Keops Piramidi’nin tasarı-
mında hem Pi hem de Fi oranını görmek
mümkündür. Yunanlar, Parthenon’un tüm
tasarımını altın orana dayandırmışlardır
(Görsel 6.12). Yunan heykeltıraş Phidias
da altın oranı kullanmıştır. ‘‘
Görsel 6.12: Parthenon, Atina
146

