Page 146 - ESTETİK 11
P. 146
6.4. Doğa Güzelliği ve Sanat Güzelliği
İnsanın sanatı doğada hazır olarak bulmadığını, Bilgi
kendisinin ürettiğini biliyoruz. Bu sebeple sanat, Notu
insanın doğaya kattığı eserlerden bazılarına veri-
len genel bir tanımlamadır. Bir tablo, heykel, ev, ‘‘
cami, vazo, maket gibi nesneler doğada olmayan Kant’a göre; doğadaki
fakat insanların ürettiği nesnelerdir. Bunlar genel güzellik, yüce olarak
anlamda sanat olmasına rağmen hepsi sanat ese- adlandırıldığında onunla
ri değildir. Zaman içerisinde üretilenlerden bazıla- temas edende saygı, hay-
rı sanat eseri olarak değer kazanır. ranlık, şaşkınlık ve ürperti
duyguları uyandırır. Ger-
İdealist estetiğe göre, sanat güzelliği doğa güzel- çek çiçeklerin güzelliğin-
liğinden üstündür. Doğa, ancak sanat onu konu den faydalanarak yapay
aldığında yücelir. Bu görüşe karşı olan natüralist çiçekler yapmayı öğre-
ve materyalist estetik anlayışında ise güzellik her nebiliriz, kuşların ağaç
şeyden önce organik hayatın içindedir yani doğa- dallarına yuva yapmasını
dadır. Sanat eseri ancak doğaya dayalı olmalıdır. izleyerek yapay dallar ve
yuvalar yaparak doğada-
Güzellik, üretim ilişkileri içinde oluşan toplumsal ki güzeli taklit edebiliriz.
değerdir. Doğanın güzelliği ve sanat eserinin gü- ‘‘
zelliği olarak iki tür güzellik söz konusudur. Esteti-
ğin ana konusu güzellik olduğundan estetik, sanat
eserindeki güzelle de ilgilenir, doğadaki güzelle de
ilgilenir. Estetiğin sanat felsefesinden farkı da budur. Estetik nesne, güzel niteliği taşıyan
şeylere denir.
Estetiğin “güzellik problemi” hem doğadaki hem de sanattaki güzelliği kapsar. Güzelliği
doğadaki pek çok varlık ve varlıksal düzenlilik yansıtmaktadır. Sanatta güzellik doğada-
kinden farklı özellikler taşır. Doğa güzelliği ile sanat güzelliği üzerinde düşünürlerin gö-
rüşleri farklılık göstermektedir. Kimi düşünürler doğada güzelliğin olamayacağını, kimi
düşünürler sanattaki güzelliğin doğadaki güzellikten üstün
olduğunu, kimi düşünürler ise doğada güzelliğin var oldu-
ğunu ancak bunun sanatın gelişmesi ile fark edilebildiğini
söylemişlerdir.
Doğada çirkin olan sanatta güzel olabildiği gibi, doğada gü-
zel olan sanatta çirkin olabilir çünkü her ikisinin güzelliği
birbirinden farklıdır. Doğa güzelliğinde nesnelerin hareke-
ti, canlılığı etkiliyken sanat güzelliği nesnelerin form özel-
liklerine göre algılanır. Bundan dolayı sanattaki güzellik,
doğadaki güzelliğin yansıması değildir.
İnsan sanat güzelliği ile eğitildikten sonra doğadaki güzel-
liği fark edebilir. Güzellik, güzelliği fark edende bir duyusal
etkilenme oluşturabildiğinde, doğada da sanatta da gü-
zellikten bahsedilebilinir. İnsanın hem doğadaki güzelliği
Görsel 6.9: Maurice Sandoz’un ‘La Limite’ Kapağı, hem de sanat güzelliğini fark edebilmesi için estetik bir
1950, Salvador Dalí, 30x19,7 cm, Kromolitografi, duyum, bir tavra sahip olması gerekir (Görsel 6.9).
Metropolitan Sanat Müzesi, New York, ABD
144

