Page 149 - ESTETİK 11
P. 149

olmuştur. Güzelliğin sayılarla ifade edilen dışsal nitelikleri; oran, orantı, altın oran,
            simetri, harmoni, düzen, çoklukta birlik gibi matematiksel ilkelerdir.


            Oran; büyüklük, nicelik, derece bakımından iki şey arasında veya parça ile bütün
            arasında bulunan bağıntı demektir.  Orantı; bir şeyi oluşturan parçaların kendi
            aralarında ve parçalarla bütün arasındaki uygunluk, oran, orantı olarak tanımlanır.

            Simetri; iki veya daha çok şey arasında konum, biçim ve belirli bir eksene göre
            ölçü uygunluğu demektir. Bir nesne eşit parçalara bölündüğünde; aynı taraftaki
            uç noktaları aynı zıtlıkta tekrarlanırsa, simetrik olarak değerlendirilebilir. Asimetri,
            simetrinin tam tersidir. Sanatta, dinamizmi ifade etmek, doğallığı göstermek ve
            kompozisyonu çeşitlendirmek için kullanılır. Mükemmeliyete önem veren sanat-
            çılar eserlerinde simetriyi daha çok kullanmışlardır.

            6.5.1. Doğada ve Sanatta Altın Oran

            Altın oran; iki parçadan büyük olanın küçük olana oranlanma-    Bilgi
                                                                            Notu
            sı sonucunda elde edilen değerle parçaların toplamının, büyük
            parçaya oranlanması sonucunda elde edilen değerin aynı olması    ‘‘
            durumunda kullanılan matematiksel ifadedir.                      Antik çağdan bu yana mi-
                                                                             maride ve sanatta en iyi
            Altın oran doğada ve matematikte her zaman var olmasına rağ-     oranlar ve uyumu veren
            men insanlar tarafından ne zaman keşfedildiği bilinmemektedir.   düzen bağıntısı altın oran
            Ancak eski Yunanlılar ve eski Mısırlıların altın oran üzerine çalış-  olarak kabul edilmektedir.
            malar yaptığı bilinmektedir. Altın oran Yunan, İtalyan mimari ve   Leonardo da Vinci’nin
            sanat eserlerinde kullanılmıştır.                                “İlahi Oran” adlı çalışma-
                                                                             da sunduğu resimlerde
            Altın  oran,  “Fibonacci  Sayıları”  olarak  da  bilinmektedir.  Orta   kullanıldığı bilinmektedir.
            Çağ’ın en ünlü matematikçisi olan İtalyan Leonardo Fibonacci,                           ‘‘
            kendi  adıyla  anılan  altın  oranın  olağanüstü  özelliklerini  keşfet-
            miştir. Birbiri arasında ardışık ilişki ve olağanüstü bir oran bulun-
            duğunu iddia ettiği sayıları keşfetmiş ya da diğer bir görüşe göre
            de Hint-Arap medeniyetinden öğrenmiş ve Avrupa’ya taşımıştır.
            Evrendeki muhteşem düzenle birebir örtüşen bu sayıları keşfet-
            mesinden dolayı altın orana Fibonacci’nin adının ilk iki harfi olan
            “Fi” (Φ) sayısı denilmiştir.
            Bir sanat eserinin ya da yapının estetik olarak güzelliğinin bir öl-
            çüsü onun altın orana yakınlığı olarak kabul görülmüştür. Altın
            oran,  doğadaki  tüm  varlıkların  kendi  içlerinde  ve  birbirleriyle
            olan ilişkilerinde var olan özel bir orandır. Altın oranı doğadaki
            birçok bitkinin yaprak diziliminde, gelişiminde, hayvanların ve in-
            sanların anatomik yapısında görebiliriz. Ayçiçek, papatya, midye
            kabuğu, salyangoz, korno, keman, piyano, yine müzikte notalar,
            el ve parmaklar, koçboynuzu altın oranı gördüğümüz örneklerdir
            (Görsel 6.13).


            Asırlardır insanlar altın oranı, mimaride, sanatta, mühendislikte,
            kitaplarda müzikte ve hemen hemen her türlü tasarım ürünlerin-
            de kullandılar. Michelangelo’nun Mukaddes Aile, Rafael’in Atina         Görsel 6.13: Ayçiçeği tarlası

                                                                                                 147
   144   145   146   147   148   149   150   151   152   153   154