Page 130 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 130

3. ÜNİTE



                Enderun eğitimi başladıktan sonra öğrencilere yetenekleri de dikkate alınarak iki tür eğitim verilmiştir. Bir
             yandan ilim adamları ve sanat ustaları tarafından günlük eğitime tabi tutulan öğrenciler, diğer yandan Enderunlu
             subayların idaresinde askerî eğitim görmüşlerdir.

                 BİLGİ NOTU

                 •  Enderun kelimesi Farsça kökenli olup “iç, dâhil” anlamına gelmektedir. Bu anlamından dolayı harem ve
                   hazine dairesi gibi bölümler için de enderun ismi kullanılmıştır. Büyük sarayların iç bölümleri enderun
                   ismiyle anılmıştır. Enderun, Topkapı Sarayı’nda Bâbüssaâde ile bugünkü Gülhane Parkı arasında kalan
                   üçüncü, dördüncü ve beşinci avlu arasındaki binaların tamamına verilen isimdir.


                Enderunda öğrencilerin yetenekleri doğrultusunda aldıkları eğitimler yedi odada gerçekleştirilmiştir. Bu oda-
             lar; Büyük Oda, Küçük Oda, Doğancılar Koğuşu, Seferli Koğuşu, Kiler Odası, Hazine Odası ve Has Oda’dır. Bu oda-
             ların her biri sarayda görevlendirildikleri işleri yürütmekle sorumlu olmuştur. Enderun öğrencileri, günün belirli
             saatlerinde bu odalardaki görevlerini yerine getirerek saray hayatını özümsemiş, geri kalan zamanlarını eğitim
             faaliyetleri ile geçirmişlerdir.
                17. yüzyıla kadar meşkhane olarak Büyük ve Küçük Oda kullanılmıştır. Sonrasında ise Seferli Koğuşu bir sanat
             okuluna dönüştürülerek Enderun meşkhanesi olarak kullanılmıştır. Meşkhanenin fiziki yapısı da müzik eğitiminin
             gerektirdiği şekilde düzenlenmiştir.  Bu mekânlarda titizlikle gerçekleştirilen müzik eğitimi için öncelikle müziğe
             kabiliyeti olan gençler belirlenmiş ve bir ustanın yanına çırak olarak verilmiştir.
                Enderunda  yetişmiş  müzisyenlere  enderuni  de-
             nilmiştir.  Enderun, Osmanlının en iyi müzisyenlerinin
             yetiştiği kurum olmakla kalmamış, bu müzisyenler ku-
             rumda ders de vermiştir (Görsel 3.11). Enderunda ders
             veren hocalara  Muallim-i Enderun-i Hümayun adı
             verilmiştir. Meşkhanede müzik eğitimi Hazine ve Has
             Odalı Enderunlular tarafından verildiği gibi saray dı-
             şından gelen hocalar tarafından da gerçekleştirilmiştir.
             Bu hocalar İstanbul’daki en usta hanende ve sazende-
             ler arasından seçilmiştir. Dışarıdan ders vermeye ge-
             len üstatlar, sürekli sarayda ikamet etmemiş, yalnızca
             derslerinin olduğu günlerde saraya gelmişlerdir. Ayrı-
             ca dönemin usta bestekârları da saraya davet edilmiş,
             bunlardan bazıları Enderun’da hocalık yapmıştır. En-
             derunda yetişmiş ya da görev yapmış olan ünlü Türk
             müziği bestekârlarından bazıları;  Ebubekir Ağa, Hacı
             Sadullah Ağa, Tamburi Zeki Mehmed Ağa, Şakir Ağa,
             Haşim Bey, Tamburi Büyük Osman Bey, Rıfat Bey, Ben-
             li Hasan Ağa, Tamburi Mustafa Çavuş, Tamburi Osman
             Bey, Enderuni Ali Bey, Hamamizâde İsmail Dede Efendi,
             Dellâlzâde İsmail Efendi ve Kantemiroğlu’dur.
                Enderunda müzik eğitiminin belirli bir saati olma-
             mıştır. Sabahtan akşama kadar açık olan meşkhanede
             günün her saatinde müzik icra edilmiştir. Çok sayıda
             ses ve saz sanatçısının bir arada bulunduğu bu odada
             müzik icrasını yöneten kişiye sazendebaşı denilmiştir.
                Meşkhanelerde belirli günlerde saat dokuzdan öğ-  Görsel 3.11: Enderun
             leye kadar Türk müziği dersi, öğleden akşam saatlerine kadar rakkaslar ve mukallitler (dansçılar ve soytarılar),
             akşamları ise mehter eğitimleri verilmiştir. Talim Odası niteliği gösteren meşkhanede din dışı müziğin yanı sıra
             dinî müzik eğitimi de verilmiş, sarayın imam, hafız ve müezzinleri Enderun meşkhanesinde yetişmiştir. Eğitimini
             tamamlayan Enderunlulardan dinî göreve geçenlere efendi, diğerlerine de ağa ünvanı verilmiştir.




         128   TÜRK MÜZİĞİ EĞİTİM KURUMLARI
   125   126   127   128   129   130   131   132   133   134   135