Page 126 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 126

3. ÜNİTE



                Yaren sohbetine sabahi makamından giriş yapılır. Daha sonra gazel, uzun hava, divan, koşma, zincirli koşma,
             topal koşma, müstezat, semâi, kerem, kesik, kesik kerem ve hüseynî makamından eserler okunmaya başlanır.
             Misafirler ikinci kahvelerini içince “Kalk Git”, “Kalk Gidelim” ya da “Cezayir” denen hava çalınır. İki kişi tarafından
             “Arzu ile Kamber” adlı eser okunur. Eser okunduktan sonra sabahi makamı, gazel, kalender, koşma, müstezat ve
             gevherilere yeniden yer verilir.
                 Sohbete klasik sazlar çalan Hristiyanlar da katılmaktadır ancak sohbete on iki telli saz hâkimdir. Yaren sohbet-
             lerinde müzik icracıları para ile kiralanır, yarenler asla saz çalmazlar.
                Kürsü Başı
                Tarih boyunca kültür alanı olarak varlığını sürdüren Harput’ta var olan bu sistem, toplumsal dinamikler açısın-
             dan dikkate değer özelliktedir.
                İktisadi, siyasi ve sosyal hayattaki bu sistemleşme, maddi
             ve manevi her şeyin bütününe verilen ad olarak tanımlanan
             “kültür” kavramını anlaşılabilir hâle getirmiştir. Pek çok durum-
             da diri kalmayı ve sistemleşmeyi başarmış olan Harput’taki sa-
             nat faaliyetleri sistemli bir şekilde asırlar boyu sürerek “kürsü
             başı” geleneğini ortaya çıkarmıştır.
                Elâzığ-Harput yöresinde mevsime göre yapılan sohbet ve
             eğlence geleneklerinin yöre halkının yaşam biçimi üzerinde
             önemli etkisi olmuştur. Sosyal yaşamın vazgeçilmez unsurla-
             rından biri olan kültürel etkileşim, özellikle Harput gibi köklü
             kültüre sahip merkezlerde yaşayan topluluklarda çeşitli orga-
             nizasyonlarla kendini pekiştirme fırsatı bulmuştur. Aynı sokak-  Görsel 3.6: Kürsü Başı
             ta, aynı mahallede, aynı yörede oturan insanlar bir araya gelerek hayata dair değerlendirmeler yaptıktan sonra
             müzik faaliyetiyle adeta kendilerine bir motivasyon alanı yaratmışlardır.
                Harput müziğinin icrasında gelenek çok önemlidir. Yörede müziğe ilgisi ve yeteneği olan insanlar usta-çırak
             usulü ile “kürsü başı” sohbetlerinde veya geleneksel müzik icra ortamlarında yetiştirilmiş, eserler ağızdan ağıza,
             kulaktan kulağa  aktarılarak  günümüze kadar taşınmıştır. Köklü bir müzik geçmişi  olan Harput müzik kültürü,
             gerek yapısı gerek icra biçimi ve kuralları ile Türk müziği içinde önemli bir yere sahiptir. Kış aylarında kürsü başları,
             yaz aylarında düğünler, bağ, bahçe, kaya ve havuz başları Harput sanatçısının derdini, sevdasını ve hasretini dile
             getirdiği geleneksel sahnelerdir (Görsel 3.6).
                Sıra Gecesi
                Genellikle kış gecelerinde, gençlerin veya orta yaşlardaki
             arkadaş gruplarının, haftada bir akşam, belirli bir niteliğe ve
             düzene göre sıra ile yaptıkları toplantılara sıra gecesi denir.
                Sıra gecesinin Urfa kültür hayatındaki yeri çok önemlidir.
             Urfalı, genç yaştan itibaren katıldığı sıra gecesi ile gelenek ve
             göreneklerini, toplulukla oturup kalkmayı, toplulukta konuş-
             manın adabını, büyüğe saygıyı öğrenir. Bu yönüyle “sıra gece-
             si” bir halk mektebidir.
                Şanlıurfa’da müziğin gelişmesi, yaşatılması ve yaygınlaş-
             masında, yeni sanatçıların ortaya çıkışında en önemli faktör
             sıra geceleridir denilebilir. Sıra gecelerinde usta-çırak geleneği
             içerisinde icra edilen müzik, herhangi bir çalgı çalan veya tür-  Görsel 3.7: Sıra Gecesi
             kü okuyabilen kişilerce Urfa makam geleneği içerisinde icra edilir. Müzik, faslı rast veya divan makamından başla-
             yıp uşşak, hicaz ve gecenin durumuna göre diğer makamlarla devam ederek kürdî veya rast makamıyla son bulur.
             Bu makamlara göre şarkı ve türkülerin okunduğu sıra gecelerinde yer yer hoyrat ve gazel de okunur. Müziğe yeni
             başlayanlar, bu gecelerde ustaları dinleyerek müzik bilgisi ve makamları öğrenir. Bu yönüyle sıra gecelerine “halk
             konservatuvarı” da denilebilir. Urfa’nın yetiştirdiği Mukim Tahir, Kel Hamza, Damburacı Derviş, Tenekeci Mahmut,
             Kazancı Bedii, İbrahim Tatlıses, Mehmet Özbek, Mahmut Coşkunses gibi birçok ünlü, sıra gecelerinde yetişmiştir
             (Görsel 3.7).




         124   TÜRK MÜZİĞİ EĞİTİM KURUMLARI
   121   122   123   124   125   126   127   128   129   130   131