Page 127 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 127

3. ÜNİTE






                                               CESUR ÇAM İLE RÖPORTAJ
                      1981 yılında Malatya’nın Hekimhan ilçesine bağlı Bahçedamı köyünde dünyaya gelen Cesur Çam, ilkokulu
                   köyünde okumuştur. On üç yaşında köyünden ayrılan Çam, ortaokulu Mersin’de, lise eğitimini ise Malatya’da
                   tamamlamıştır. Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinden mezun olduktan sonra Mersin
                   Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsünde yüksek lisans yapmıştır. Hâlen Kocaeli’de bir devlet okulunda grafik
                   ve fotoğraf öğretmenliği yapan Çam’ın Türk kültür ögeleriyle ilgili çalışmaları bulunmaktadır.

                   H. Uğur Dağlı   : Geleneksel Türk kültür ögelerinden “kış yarısı” ile ilgili bildiklerinizi bizimle paylaşır
                                  mısınız?
                   Cesur Çam      : Rumi takvimle örtüşen “köylü hesabı”na göre kışın ilk 40 günü “zahmarı”, sonraki 40
                                  günü “zahmatı”dır. Zahmarı 21 Ocak gününe kadar sürer. 21 Ocak günü “kış yarısı”
                                  kabul edilir. Kış yarısından sonra kış şiddetlenir. 21 Ocak’ta kış yarılandığı için “kış
                                  yarısı” adı verilen bir tören düzenlenir (Görsel 3.8). Gençler üstlerine Arap, dilenci,
                                  cadı, gelin, damat giysileri gibi değişik giysiler giyerek evlerin kapılarını çalarlar. Ev
                                  sahipleri gençleri içeri alır. İçeri giren gençler

                                                              Hayadan huyadan
                                                              Yılan aktı kayadan
                                                            Verenin bir oğlu olmuş
                                                            Vermeyenin bir kel kızı
                                                          Allah da onu elinden almış


                                  manisi eşliğinde oyun oynamaya başlarlar.
                                     Ev sahipleri gençlerin torbasına yağ, un, ceviz gibi yiyecekler koyarlar. Gençler
                                  bütün evlerden bu şekilde yiyecek toplayıp bir eve toplanırlar. Yiyecekler bir araya
                                  getirilerek kömbe ve bulgur pilavı yapılır. Bu yiyecekler birlikte yenir.  Toplanan
                                  yiyecekler  fazlaysa  paraya  çevrilerek  köyün  ihtiyaçları  için  kullanılır.  Bu  sırada
                                  oyunlar devam eder. Birkaç kişi şalvar giyerek gelin olur, davul zurna ile oynayarak
                                  köyü dolanırlar. Köy halkı ise evlerine gelen kış yarıcılara, para veya erzak vererek bu
                                  eğlenceye ve geleneğe katkılarını sunarlar. Gelini birisi kaçırırsa o kişi kış yarıcılara
                                  bir şey vermeyebilir. Bir kişi yüzünü boyayıp keçi kılından sakal bıyık yaparak “Arap”,
                                  diğer bir kişi de koyun yününden sakal bıyık yaparak “kadı” olur. Kadı ve Arap gelinleri
                                  korumakla görevlidir. Ellerindeki kayış ve urganlarla hem oyun  oynarlar hem de
                                  bunları gelinleri korumak için kullanırlar. Oynanan oyunlar ve çekilen ziyafetten sonra
                                  kış yarısı sonlandırılır.





















                                       Görsel 3.8: Kış yarısı





                                                                                      TÜRK MÜZİĞİ EĞİTİM KURUMLARI  125
   122   123   124   125   126   127   128   129   130   131   132