Page 37 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 37
1. ÜNİTE
Türk Sanat Müziği (TSM) Türk Sanat Müziği
TSM çalgısal ve sözel olmak üzere ikiye ayrılır: (Klasik Müzik)
a) Çalgısal Türk Sanat Müziği a) Çalgısal Türk b) Sözel Türk
Çalgısal Türk sanat müziği, sözsüz olan bir türdür. Alt türleri Sanat Müziği Sanat Müziği
şunlardır:
Peşrev: Farsçada ‘’önde giden’’ anlamına gelir. Peşrevler, çalgısal Peşrev Kâr
Türk sanat müziği türünün en büyüğü ve sanatlısıdır. Tek bir makam- Ara nağme Beste
da bestelenir ve o makamın adıyla anılır. İçinde çeşitli makamların Taksim Ağır semâi
bulunduğu ve makam geçkilerinin yapıldığı peşrevlere fihrist denir. Saz semâi Kâr-ı natık
Genellikle büyük usullerle bestelenmiş çalgısal bir alt türdür. Sirto Yürük semâi
Ara Nağme: Art arda sıralanan fasıl şarkılarını usul ve makam ola- Longa Şarkı
rak birbirine bağlamak amacıyla kullanılan alt türdür. Ayrıca eserler Mandıra Fasıl
için özel bestelenmiş ara nağmeler de vardır. Etüd Takım
Taksim: Eseri icra edecek kişi ya da kişileri, eserin makamına hazır- Gazel
lamak amacıyla üretilmiş çalgısal bir alt türdür. Temel özelliği, doğaç-
lama ve usulsüz oluşudur. Solo ve toplu icralarda programın başında yer alan taksimlere ‘’giriş taksimi’’, makam
geçkisi yapılması gereken yerlerde yapılan taksimlere de ‘’ara taksimi’’ ya da ‘’geçiş taksimi’’ denir.
BİLGİ NOTU
• Fasılların başında çalınan hane ve teslim zorunluluğu olmayan 2, 4 ve 8 zamanlı usullerle bestelenmiş
saz eserine medhâl denir. Medhâl bir alt tür özelliği göstermez. İlk defa Ali Rıfat Çağatay tarafından ele
alınmıştır.
Saz Semâi: Saz semâileri çalgısal Türk sanat müziğinin ikinci önemli alt türüdür. Bu tür eserler de peşrevler
gibi bir makam için bestelenir. Saz semâiler fasılların en sonunda çalınan eserlerdir. Klasik yapıları gereği 4 hane 1
teslimden oluşur. Hane ve teslimler 10 zamanlı aksak semâi usulündedir. 4’üncü hane çoğu zaman yürük semâi,
semâi ya da curcuna usulünde bestelenir. 4’üncü hanede devri hindi, devri turan, yürük aksak ve benzerlerinin
kullanıldığı da görülmektedir.
Sirto: Türk müziğine 19. yüzyılda girmiştir. Yunan kökenlidir. 2 ve 4 zamanlı usulde olabilir. Fasıllarda saz
semâisinin yerine kullanılabilir. Ritmik olarak orta hızda bir icra yapısı vardır.
Longa: Türk müziğine 19. yüzyılda girmiştir. Romanya kökenlidir. 2 zamanlı usuldedir. Hane ve teslim bölüm-
leri vardır. Hanelerin arasında taksim yapılabilir. Ritmik olarak hızlı bir icra yapısı vardır.
Mandıra: 7/16’lık usulün kullanıldığı çalgısal bir alt türdür. Usulün yapısı 2+2+3 düzümündedir. Ritmik olarak
hızlı bir icra yapısı vardır.
Etüd: 2, 3, 4, 6, 9 ve diğer küçük usullerle ritim geçkisi yapılarak bestelenen estetik saz eseridir.
b) Sözel Türk Sanat Müziği
Sözel Türk sanat müziği sözle icra edilen bir türdür. Alt türleri şunlardır:
Kâr: Terennümle başlayıp terennümle biten, büyük usullerle yazılmış, uzun süreli, sözel bir alt türdür. Kârların
küçük yapıda olanlarına kârçe denir.
Beste: Peşrevden sonra en başta yer alır. Sözleri dört mısradan oluşan divan edebiyatının gazel tarzında ya-
zılmış şiirlerinden seçilir. Çoğu zaman anlamlı ve anlamsız terennümler kullanılır. Büyük usullerle (15 zamanlıdan
büyük olanlar) bestelenmiştir. Murabba ve nakış olmak üzere iki çeşittir.
Ağır Semâi: Sözlerine göre murabba ve nakış olarak bestelenebilir. Terennüm bölümlerini içeren 10/8’lik
usulle üretilmiş alt türlere denir. 6/2’lik örnekleri de mevcuttur.
Kâr-ı Natık: Sözlerde bir makam, bazen de bir usul adının geçmesi ve bestecinin de o makam ve usule geçki
yaparak sözleri ezgilendirmesi mantığıyla bestelenmiş bir alt türdür. Bestecilerin ustalıklarını göstermek için kul-
landığı bir türdür.
Yürük Semâi: Terennüm bölümlerini içeren 6 zamanlı usulle üretilmiş alt türlere denir. Sözlerine göre murab-
ba ve nakış olarak bestelenebilir.
TÜRK MÜZİK TARİHİNE GİRİŞ 35

