Page 33 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 33
1. ÜNİTE
FERİDUN OBUL İLE RÖPORTAJ
Aslen Çerkez asıllı olan Feridun Obul, 1961 yılında Eskişehir’de doğdu.
Yıllar sonra Doğu-Batı demeden, yüzyılların hesabını yapmadan, dünyanın
müzik enstrümanını yapan bir “luthier” (lutiyır) oldu. Dünyada bu kadar
farklı çeşitte tarihî çalgı aleti yapabilen ender insanlardan biridir. Uzmanlık
alanı Orta Asya çalgılarıdır. 35 yıldan beri çalgı yapımı ile uğraşmaktadır.
Murat Kiremitçi : Çalgı yapımına ne zaman ve nasıl başladınız?
Feridun Obul : 1986 yılında Kazakistan’dan gelen Sazgen Sazy
(Sazgen Sizi) müzik topluluğunun konserine gittim.
Konserden sonra orada bırakılan Orta Asya çalgılarını
inceledim. O çalgılara bakarak Orta Asya çalgılarının
yapımına başladım (Görsel 1.55). Görsel 1.55: Feridun Obul
Murat Kiremitçi : İlk çalgı yapım atölyeniz neredeydi?
Feridun Obul : İlk olarak İstanbul Üniversitesi Etnomüzikoloji bülümü çalgı yapım atölyesinde
üretime başladım. 1994 yılında da Sultanahmet’te ailece kendi atölyemizi kurduk.
Murat Kiremitçi : Bugüne kadar kaç farklı enstrüman yaptınız?
Feridun Obul : Bugüne kadar farklı tarzda ve türde ortalama 800’den fazla enstrüman yaptım. Şimdi
ise buna ek olarak Anadolu’da yaşayan medeniyetlerin (Hititler, Sümerler, Urartular)
enstrümanlarını yapmaya başladım.
Murat Kiremitçi : Bir enstrümanı yapmaya karar verdiğinizde hazırlık için neler yapıyorsunuz?
Feridun Obul : İlk önce o enstrüman hakkında iyi bir araştırma yapıyorum. Daha sonra üniversitedeki
akademisyenlerle bilgi alışverişinde bulunuyorum.
Murat Kiremitçi : Çalgı yapımı ortalama ne kadar sürüyor?
Feridun Obul : 5-6 enstrümanın yapımına aynı anda başlıyorum. Her birinin kuruma süresi farklı
oluyor. Haftada 7-8 enstrüman üretebiliyorum. Çalgı yapım üretimindeki pratikliğimi
kazanmak ve belli bir birikime ulaşmak yıllarımı aldı. Bu konuyla alakalı çok fazla kitap
ve araştırma yazısı okudum. Hâlâ araştırmalarıma devam etmekteyim.
Murat Kiremitçi : Yaptığınız enstrümanlara en çok talep nerelerden geliyor?
Feridun Obul : Dünyanın her yerinden özellikle müze yönetimlerinden bu konuda istek oluyor.
Almanya, Avusturya, İtalya, İspanya ve Amerika’daki müzelerde yaptığım enstrümanlar
sergileniyor.
Murat Kiremitçi : Enstrüman çalıyor musunuz?
Feridun Obul : Yaptığım enstrümanların sesini duyurabilecek kadar hepsini çalabiliyorum. Çünkü
yaptığım çalgıların akort yapısıyla birlikte tınılarının da nasıl olduğunu duymam ve
hepsinin ses sistemini bilmem gerekiyor.
Murat Kiremitçi : Enstrüman yapımında kullanacağınız ağaç türünü nasıl belirliyorsunuz?
Feridun Obul : Yapacağım çalgı hangi bölgeye aitse malzemesini o bölgede yetişen ağaçlardan
seçiyorum. Yapacağım çalgı hangi halka aitse o halkın ne yiyip içtiğinden, ne giydiğine
kadar bütün kültürel unsurlarını ve yaşam şeklini araştırıyorum.
Murat Kiremitçi : Yaptığınız çalgıların sergilenmesinde dikkat ettiğiniz önemli hususlar nelerdir?
Feridun Obul : Sergilerime gelen kişilerin özellikle yaptığım enstrümanlara dokunmalarını
istiyorum. Çünkü insanların enstrümanları hissedebilmeleri için dokunmaları
gerektiğini düşünüyorum.
Murat Kiremitçi : Yaptığınız çalgılara kendinize ait bir simge koyuyor musunuz?
Feridun Obul : Kesinlikle hayır. Bunu yapmak hiç içimden gelmedi. Çünkü bu çalgılar bizlerin öz
kültürünü yansıtıyor. Ben sadece tarihî çalgıları günümüze kazandırıyorum. Bu
çalgılar benim tasarladığım çalgılar değil. Ben sadece bir aracıyım. Tarihimize sahip
çıkmak hepimizin vatan borcudur. Bu yüzden yaptığım çalgılara ismimi yazmayı
uygun bulmadım.
Murat Kiremitçi, kişisel görüşme, 17 Eylül 2017
TÜRK MÜZİK TARİHİNE GİRİŞ 31

