Page 32 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 32

1. ÜNİTE



                 OKUMA PARÇASI
                                            YUNUS EMRE ORATORYOSU
                    “Bir ömür boyu Yunus’u düşündüm.” diyen Ahmet Adnan
                 Saygun, dört buçuk ayda bestelediği Yunus Emre Oratoryo-
                 su’nu en büyük sanat tecrübesi olarak nitelendirmiştir.
                    Saygun, Yunus Emre’yle ilgili düşüncelerini “Sevgi, belki
                 bir ütopya ama huzuru ancak sevgi verir (Görsel 1.54). Ben
                 de kendimi gerçek sevgiye adadım. Yunus Emre de bunu sa-
                 vunan ve söyleyen bir insan olduğu için ona kendimi yakın
                 hissettim ve ona bağlandım.” şeklinde ifade etmiştir.
                    Ahmet Adnan Saygun’un bestelediği, ünlü Türk ozanı ve
                 düşünürü Yunus Emre’nin yazmış olduğu şiirlerin yer aldığı
                 oratoryonun ilk seslendirilişi Mayıs 1946’da Ankara’da yapıl-
                 mıştır. Oratoryonun Saygun yönetimindeki yurt dışındaki ilk
                 seslendirilişi ise 01 Nisan 1947’de Paris’in Pleyel (Piliyel) Salo-
                 nu’nda, Lomoreux (Lomoryu) Orkestrası ve st. Eustache (Us-
                 taşi) korosu eşliğinde yapılmıştır.
                    Yunus Emre Oratoryosu’nun İngilizce ilk icrası, zamanın
                 ünlü orkestra şeflerinden Leopold Stokowsky (Leopol Sitako-
                 vski) yönetiminde üniversite korosu ve senfoni orkestrasıyla   Görsel 1.54: Yunus Emre
                 New York’taki Birleşmiş Milletler salonunda 14 Kasım1958’de
                 yapılmıştır. Bir ay sonra Ahmet Adnan Saygun yönetiminde 14 Aralık 1958’de Potsdam’da tekrar seslendi-
                 rilmiştir. Daha sonraları yurt içinde ve yurt dışında Bremen, Viyana, Berlin ve son olarak da Macaristan’da
                 seslendirilmiştir.
                    Ahmet Adnan Saygun, Yunus Emre Oratoryosu’yla ilgili bir anısını şöyle dile getirmiştir: “Konserlerden beş,
                 on gün sonra evimin kapısı çaldı. Baktım, birkaç köylü gelmiş. İçeri aldım. Büyük bir saygıyla bana bakıyorlar-
                 dı. Hoş geldiniz dedim. İçlerinden yaşlıca olanı söze başladı: ‘Yunus Emre’yi siz radyoya iki defa verdiniz. Köy-
                 de, halk odasında bizim bir radyomuz var. Orada köy halkı, kadın erkek hepimiz dinledik. Ciğerimize işledi.
                 Allah senden razı olsun deyip elini öpmek için buraya geldik.’ diyerek elinde gazete kâğıdına sarılı paketi bana
                 uzattı. ‘Bunu da bacın sana armağan gönderdi. ‘dedi. Paketten bacımın benim için ördüğü bir çift yün çorap
                 çıktı. Bugüne kadar aldığım hediyelerin en değerlisidir.”
                    Yunus Emre Oratoryosu üç temel bölüm ile ikinci ve üçüncü bölümler arasındaki bir ara bölümden oluş-
                 muştur. Konusu Yunus Emre’nin yaşam, ölüm, Tanrı, alın yazısı ve sorunları karşısında çeşitli bocalama ve
                 çabalarını ve sonuçta Dost’a ulaşmasını içermektedir. Eserdeki şiirlerin tümü Yunus Emre’ye ait olup konuyu
                 canlandırabilmek için bestecisi tarafından seçilmiş ve sıraya konulmuştur.



                                                                                   Yrd. Doç. Dr. Ali Cemalcılar
                                                                           Kurgu Dergisi, sayı: 11, sayfa: 179-189,
                                                                                          (Düzenlenmiştir.)






















           30  TÜRK MÜZİK TARİHİNE GİRİŞ
   27   28   29   30   31   32   33   34   35   36   37