Page 27 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 27
1. ÜNİTE
18. yüzyıldan itibaren sinekeman, 19. yüzyılın sonlarından itibaren de keman, viyola,
viyolonsel, kontrbas gibi çalgılar bu tür içinde kullanılmaktadır (Görsel 1.36, 1.37).
Görsel 1.36: Sine keman
Viaol d’amour (Viyal demor) Görsel 1.37: Keman, viyola, viyolonsel, kontrbas
BİLGİ NOTU
• Ritim kalıplarının değişik şekillerde art arda sıralanmasıyla usuller oluşur. Usullerin oluşmasında aruz
ölçüsü kalıpları önemli bir yer tutar.
TSM’de ezgiler, usul (ritim) vuruşlarına ve makam özelliklerine sıkı sıkıya bağlıdır. Bu türde usuller yüz yirmi
zamanlıya kadar kullanılmıştır. TSM’de genel olarak divan edebiyatı eserlerinin sözleri kullanılmıştır. Sanat müziği
icra edilirken notalar taslak kabul edilerek icranın seyrine göre gelenekten gelen nağme belleğiyle var olan nota-
nın çevresinde süslemeler (glissando, tril ve çarpma) yapılır.
BİLGİ NOTU
• Eserlerin öğretmen-öğrenci çalışmasıyla defalarca tekrarlanıp hafızaya alınarak öğrenilmesi metoduna
meşk denir.
TSM, meşk geleneği üzerine kurulmuş ve bu ge-
lenek sayesinde günümüz nesillerine aktarılmış bir
müziktir. Geleneksel öğretim sisteminde usta-çırak,
öğretmen-öğrenci ilişkisi esastır. Öğrenci; eseri usul,
güfte ve vezin üzerinden hocasından defalarca ge-
çerek öğrenir. Bu nedenle müzik yazısı her zaman
ikinci planda kalmıştır. Müzik yazısı (Ali Ufkî’nin 17.
yüzyıldaki nota çalışmaları dışında) 19. yüzyılın so-
nundan itibaren kullanılmaya başlanmıştır.
Askerî Müzik (Mehter): Tarihi, Hunlara kadar
dayanan Türk askerî müzik geleneği olan mehter;
tuğ, tabılhane, nevbethane, mihter gibi adlar aldık-
tan sonra Osmanlıda mehtere dönüşmüştür. Mehter,
kahramanlığı ve gücü temsil eden Türk askerî müzi-
ğidir (Görsel 1.38). Genellikle açık havada seslendi-
rilir. Görsel 1.38: Sultanahmet Meydanı’nda mehter takımı
TÜRK MÜZİK TARİHİNE GİRİŞ 25

