Page 48 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 48

2. ÜNİTE



                 BİLGİ NOTU

                 •  Davul, şamanın en önemli aracı ve
                   ayrılmaz bir parçası kabul edilmek-
                   tedir. Şaman davulu, o dönemde
                   kutsal kabul edilen sedir ve kayın
                   ağacından yapılmıştır. Davulun ön
                   yüzünde simgesel anlamı olan re-
                   simler vardır. Birçok şaman davu-
                   lunun arka kısmında ise davulun
                   ruhunu  temsil  eden  insan  figürü
                   bulunmaktadır (Görsel 2.3).
                                                   Görsel 2.3: Şaman davulunun ön ve arka yüzü


                Altaylar göçebe yaşam tarzları sebebiyle karşılaştıkları çeşitli topluluklar sayesinde farklı müziklerle etkileşim
             hâlinde olmuşlardır. Altaylarda birbirinden ayrı yaşayan budunların müzikleri de farklılıklar göstermiştir. Bu fark-
             lılıklar, Türk müziğinin çeşitliliğinin ilk örnekleri sayılabilir.
                Toplum yapısıyla müzik yapısı arasında sıkı bir ilişki vardır. Altayların küçük çaplı da olsa tarım faaliyetleriyle
             ilgilenmesi, kültürel yapılarını ve müzik anlayışlarını etkilemiştir. Tarım yapılan toplumlarda görülen birlikte çalış-
             ma gereksiniminin bir sonucu olarak müzik icrası yeni bir şekle ve düzene bürünmüştür. Bu düzen müzikte hep
             bir ağızdan söyleme alışkanlığını desteklemiş ve zamanla bu alışkanlığın oturmasını sağlamıştır.
                2.1.2. Asya Hun Devleti’nin Kurulmasından İslamiyet’in Kabulüne Kadar Olan
                Dönemdeki Müzik Üretim ve İcra Ortamları

                Altaylar Döneminde şamanlar vasıtasıyla dinsel ve büyüsel olan müzik, Hunlarda da aynı şekilde bu işlevini
             devam ettirmiştir. Hunlarda yuğ adı verilen cenaze törenleri şaman (kam) yönetiminde yapılmıştır. Bu törenlerde
             şaman tarafından söylenen ağıtlara sagu denilmiştir. Dinî törenlerde kullanılan davul, tef ve daireler şamanın en
             önemli araçlarıdır.
                Zaman içinde toplumun gelişmesi ve ihtiyaçların çeşitlenmesi sebebiyle toplumdaki iş bölümü artmıştır. Bu
             durum müziğin artık sadece dinsel ortamlarda değil, askerî ve sivil ortamlarda da icra edilmesi sonucunu do-
             ğurmuştur. Altaylarda dinsel ve büyüsel müzik ortamlarını yöneten şamanlar, Asya Hunlarında zamanla dünyevi
             müzik türleri de icra etmeye başlamışlardır. Böylece dinî ve dünyevi müzik ayrımının temelleri atılmıştır. Dinî ve
             dünyevi ortamlardaki törenleri icra eden şamanlar ayrı meslek grupları
             oluşturmuşlardır. Bu dönemde yapılan törenlerdeki müziğin ana çalgıla-
             rından biri olan kopuz esas şeklini almış ve müziğin yapısı beş tam ses
             aralıklı (pentatonik) yapıya ulaşmıştır.
                Savaş ve kahramanlık konulu şiirler, şamanlar tarafından kopuz eş-
             liğinde okunmuştur. Daha sonra kopuz çalan şamanların yerini kopuz
             çalan ozanlar almıştır. Hunlarda av, eğlence, savaş, doğum ve ad verme
             törenleri kopuz çalan ozanların müzikleriyle yapılmıştır. Hunlar yılın belli
             aylarında toplantı ve festivaller düzenlemiştir. Bu festivallerde dans, mü-
             zik ve toplu eğlenceler yapılmıştır.
                Müzik kavramı Hun Döneminde kurumsallaşmış, bunun sonucunda
             ilk askerî müzik topluluğu olan tuğ takımı oluşturulmuştur. Tuğ takımı
             bayrağın yanında yer alan davul, boru, zil gibi çalgılardan oluşmuştur.
             Tuğ, atkuyruğu bağlanarak ucuna altın yaldızlı top geçirilen mızrak gibi
             bir sembolün adıdır (Görsel 2.4).
                Türk müzik kültürünün evrimi; Türk devletlerinin, yabancı bir güç   Görsel 2.4: Tuğ
             veya devlet tarafından değil de yerini almaya çalışan başka bir Türk gücü
             veya Türk devleti tarafından yıkılmasına dayanır. Yıkılan devletin yerini alan yeni Türk devleti, o devletin, tüm kültür
             mirasını dolayısıyla müzik kültürü mirasını da devralmıştır. Böylelikle Türk müzik kültürü geçmişten günümüze kop-
             maksızın işleyegelen bir süreç içinde varlığını ve etkinliğini kesintisiz sürdüregelmiştir (Uçan, 2015, s.17).


           46  TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER
   43   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53