Page 49 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 49

2. ÜNİTE



                  Hun Devleti’nin Orta Asya topluluklarını bir bayrak altında toplaması kültür birliğinin sağlanmasına da katkıda
               bulunmuştur. Bu birlik, Türk müziğine kültürel anlamda ortak bir anlayış kazandırması bakımından önemlidir.
                  Hun müziği, farklı kültürlerle etkileşimi sayesinde çeşitlilik, tür ve kullanılan müzik aletleri açısından zenginleş-
               miştir. Ticari ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla oluşturulan İpek Yolu’nun sadece ticaret yolu değil, toplumlar arası
               kültür alışverişi yolu olma rolü de vardır (Görsel 2.5). Örneğin İpek Yolu’nda gezgin kimliğiyle kopuz çalan ozanlar,
               Çin, İran ve Türk müzik kültürlerinin birbirleriyle etkileşimine ve kaynaşmasına önemli katkılarda bulunmuşlardır.
                  Hun Türkleri ve Çinliler kültürel anlamda birbirleriyle sürekli iletişim ve etkileşim içinde olmuşlardır. MÖ 6.
               yüzyılda Hun Türklerinin bir boyu, Çin topraklarında “İl Dağca” adındaki Türk devletini kurmuştur. Bu Türk devleti,
               kendilerine ait şarkı ve danslardan oluşan kültür ögelerini Çin’e taşımıştır. Türklerin bu kültür unsurları Çin’de
               büyük yankı uyandırmıştır.
































               Görsel 2.5: Hun Dönemindeki İpek Yolu

                  Hunlar, sınırları içindeki farklı boylara, çevresindeki topluluk ve devletlere kendi müzik kültürlerini ulaştırarak
               Türk müziğini yaygın bir hâle getirmişlerdir. Hun müziği, Çin müziği ile yoğun bir etkileşimde bulunmuştur. Böy-
               lece Türklerle Çinliler arasında çalgı ve müzisyen etkileşimi yaşanmıştır. Tuğ takımları için icat edilen savaş boru-
               ları, başta Çin olmak üzere çevre ülkelere Hun Devleti’nden yayılmıştır. Örneğin MÖ 2. yüzyılda Türk kağanının
               sarayına elçi olarak yollanan Çinli bir general dönüşte tuğ çalgılarından oluşan bir takımı ülkesine götürmüştür.
               General, Çin sarayında aslına sadık kalınarak yeniden kurdurduğu bu takıma Türk melodileri çaldırmıştır. Çin sı-
               nırlarını koruma amaçlı görev yapan Çinli askerler, sınır boyunda yaşayan göçebe Hun kavimlerinin şarkılarını ve
               şarkı söyleme biçimlerini öğrenerek bu şarkıları Çin sarayındaki büyük askerî törenlerde söylemişlerdir.
                  Hunlarda olduğu gibi Köktürklerde de şaman müziği oldukça etkindir. Köktürklerde dinî törenlerde tuğ takımı
               da kullanılmaya başlanmıştır. Kutlu dağ olarak kabul edilen dağın tepesinde tuğ takımıyla birlikte gök ayini, dağın
               eteklerinde ve ağaç diplerinde ise yer ve su ayinleri yapılmıştır. Şamanlar ordunun kutsanması ve motivasyonu
               için savaş öncesi koşuklar da söylemiştir.
                  Müzisyenlik özellikle bu dönemde bir meslek hâline gelmiştir. Müzik, halk arasındaki törenlerden devlet tö-
               renlerine kadar geniş bir alanda kullanılmıştır. Köktürkler Döneminde pentatonik yapı iyice belirginleşmiştir.
               Kullanılan melodilerin perde sayıları on ikiye kadar çıkmış, böylece ezgi yapısı genişlemiştir. Geçmişten bugüne
               ulaşan Türk müziğine ait en eski melodilerden biri “Su Davulu Melodisi” olmuştur. Pentatonik yapıda, telli ve vur-
               malı çalgılar eşliğinde icra edilen bir eserdir. Köktürk melodik yapısının anlaşılması bakımından Türk müziği tarihi
               içinde önemli bir yeri vardır.








                                                                                        TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER  47
   44   45   46   47   48   49   50   51   52   53   54