Page 51 - TÜRK MÜZİĞİ TARİHİ
P. 51
2. ÜNİTE
Köktürklerden sonraki Türk topluluğu
olan Uygurlarda, Şamanizm inanışının yanı
sıra Mani ve Buda dinlerinin de etkisiyle ina-
nış tarzları kendi içinde çeşitlilik göstermiş,
Budist ve Maniheist tapınaklarda ilahiler
söylenmiştir. Uygurlarda büyücülere şaman
denilmiş, dinî törenleri ise bahşi denilen din
adamları yönetmiştir. Buradan da anlaşıla-
cağı üzere Uygurlar eski Türk inancıyla bağ-
larını kopartmamıştır.
Uygurlar, kendilerinden önce kurulan
Köktürklerin müzik mirasını devralarak mü- Görsel 2.6: Iklığ
zik kültürlerini her bakımdan zenginleştir-
miş ve geliştirmişlerdir. Bu dönemde müzik; devlet, toplum ve birey yaşamının, din ve devlet törenlerinin, bay-
ram, şölen ve eğlencelerin, günlük yaşantının vazgeçilmez bir parçası olmuştur. Uygurlar, yerleşik hayat tarzını
benimsedikleri için kendilerinden önceki göçebe Türk topluluklarına göre her alanda olduğu gibi müzik alanında
da ilerlemişlerdir. Bu dönemde 12 perdeli ses sistemi kökleşerek 17 perdeli Türk müziği ses sistemi için önemli bir
temel oluşturmuştur. Uygur müziği, yerleşik hayatın etkisiyle köy, kasaba ve kent yapısındaki yerleşim yerlerine
göre farklı şekillerde varlığını sürdürmüştür. Bu nedenle saray müziği, halk müziği ve köy müziği olarak değişik
türler oluşmuştur.
Uygurlar, kendileri için son derece önemli bir mevsim olan ilkbaharla alakalı türküler söylemişlerdir.
UYGUR TÜRKÇESİ TÜRKİYE TÜRKÇESİ
Yazkı bulıt yaşlap kökürep İlkbahar bulutu hayat bahşedip kükreyerek
Yağmurlar mu ol yağıdur? Yağmurlarını mı yağdırır?
Yaşı kiçig alganlarım Küçük yaştaki yiğitlerim
Yaşların mu akıdur? Gözyaşlarını mı akıtır?
Doğaçlama yöntemi bu dönemde etkin olmasına rağmen belirli kurallar çerçevesinde müzik yapma anlayışıy-
la birlikte besteleme türü ortaya çıkmış, yaygınlaşmaya ve gelişmeye başlamıştır. Birçok Uygur müzisyen, tören
müzikleri ve müzik eğitimi için Çin’e davet edilmiştir. Müzik yazısı ve nota sistemi kavramı da bu dönemde kulla-
nılmaya başlanmıştır. Uygurlar Döneminde Türk müziği çok yönlü ve kapsamlı bir gelişme göstermiştir. Uygur-
larda büyük yerleşim yerlerinde müzik yapan, konser veren bireysel veya kalabalık çalgı grupları bulunmaktadır.
Uygur Devleti dağılınca bu müzik mirası Moğollarla Batı’ya ve İslam dünyasına yayılmıştır.
Türklerin İslamiyet’in kabulüne kadar olan döneminde askerî müzik alanına ayrıca değinmek gerekir. Çünkü
Türkler, askerlik anlamında güçlü ve köklü bir birikime sahip olduklarından bu alanda dünya tarihinin öne çıkan
milletlerindendir. Bu dönemde askerlik en önemli müzik üretim ve icra ortamlarından biridir. Askerî müzik, ordu-
nun düzen ve disiplini bakımından çok önemlidir. İslamiyet’in kabulünden önceki Türk devletlerinde ordunun
hareketi, düzeni ve askerî taktiklerin hepsi davulla yapılmıştır. Davulların ve köslerin gök gürlemesine benzeyen
korkutucu tınıları, düşman askerînin sinir sistemini tahrip etmiş, Türk askerînin ise azmini ve maneviyatını güçlen-
direrek millî duygularını yüceltmiştir. Türkler, askerî müzik anlamında güçlü ve köklü bir birikime sahip oldukla-
rından bu alanda dünya tarihinin öne çıkan milletlerindendir.
Hunlarda olduğu gibi Köktürklerde ve Uygurlarda da hâkimiyet sembolü olarak tuğ takımı kullanılmıştır. Tuğ
takımları devletin bir parçası ve sembolü olduğundan törenlerin ve özellikle savaşların vazgeçilmez bir parça-
sı olmuştur. Önemli siyasal anlamlar içeren tuğ takımı; kös (küvrük), davul (tomruk/kübürge), zil (çeng), boru
(borgy) gibi sazlardan oluşmuştur. Uygurların tuğ takımında ise tüm bu çalgılara ek olarak zurna (surnay) çalgısı
kullanılmıştır.
Hunlar Döneminde kurulan tuğ topluluğu, resmî ve askerî törenlere eşlik etmiştir. Bağımsızlık simgesi olan
sancak, tuğ takımı ve askerî müzik ayrılmaz bir bütündür. Tuğlar savaşta askerî birliklerin yerlerini göstermiştir.
Tuğ takımının çaldığı davullarla ordunun hareketine yön ve düzen verilmiştir. Türklerde askerî müzikte en çok
kullanılan çalgı aleti olan davul, gücü ve otoriteyi temsil etmiştir.
TÜRK MÜZİĞİNDE DÖNEMLER 49

